“Hocam, filan adama “Kâfir” diyebilir miyim?”
Cevap- diyemezsin
- Hocam ben diyorum.
- Bundan sonra söyleme.
- Ne olur izin ver
- Benden bu fetva çıkmaz.
- Yalvarıyorum
- Şehrin müftüsüne git.
- Ben, senden istiyorum
- Rabbimiz, “Size selam verene, sen Mü’min değilsin” demeyin, buyurmuş. (Nisa süresi ayet 94)
“Ben Müslümanım” diyenin kalbini yarıp bakmak hakkımız da değil, haddimiz de değildir. Benden bu kadar, otuz beş dakika oldu, telefonu sen açtığın için sen kapat.
Bir kere Sevgili Peygamberimizi örnek alanlar, hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir kimseye veya şeye küfretmemelidir.
Müslümanı kâfirlikle itham etmediği gibi, kâfiri de Müslüman diye gösterme tarafına gitmemelidir.
Ama elinden bir şey gelmeyen, geldiği halde yapacağı iş, ileride kendisine risk yükleyeceğini bildiği için risksiz olan ve insana rahatlama sağladığına inanılan küfretme tarafına gidiveriyor.
Eliyle bir şeyler yapmaktan kaçınanların, korkaklıklarının veya iş bilmezliklerinin üzerini küfürle kapatmaya çalışmalarıdır
Küfürbazlık para etmeye başladı.
Telefonda dinlenirim endişesi taşıyan bazı korkakların, evime kadar gelerek ağız dolusu hakaretler yağdırdığı, ben engellemeye çalışmama rağmen devam ettiği halde şimdi aynı adamın kemik artıklarını yaladığını çok gördüm.
Benim bildiğimi kemik atanlar bilmez mi?
Bilmez olur mu, bilir.
O da şöyle düşünür, “Bu küfürbaz iyi sövüyor, karşı tarafın kemiğinden büyük kemik atın önüne, eski adamına sövsün” derken eski adam yeniden dirilir, ayağa kalkarsa aynı adamın geriye kendisine söveceğini bilir ama zamanı kurtarmakla meşguller.
Mafyada adam alıp satmalar da buna benzer bir şey.
Ahirete inanmayanlar için en geçerli ve en kestirmeden gidilecek yol bunlardır.
İşte bu yanlış mantık veya metottur ki ülkede küfürbaz sayısını artırmaktadır.
Yeni yetişenlere de “Küfürbaz olursam iyi ücret veriyorlar” mantığı yerleştirerek kötü örnek olmaktadırlar.
Benim Sevgili Peygamberim, Ebu Cehle bile sövmemiştir.
Ebu Cehil, Bedir harbinde geberip gidinceye kadar ona iman telkinine devam etmiştir. Hatta onun Müslüman olması için özel dua bile etmiştir.
Değil yalnız insanlara “Dehre sövmeyin, yani zaman sövmeyin, rüzgâra sövmeyin, aya, güneşe, geceye, gündüze, ölülere, horoza, hayvanlara sövmeyin” hadislerini topladığımızda Allah’ın yarattıklarına sövmeyi yasaklamış olduğunu anlıyoruz.
Sevgili Peygamberimiz:
“Önderlerinize sövmeyiniz. Onların ıslahı için Allah’a dua ediniz. Çünkü onların ıslahı, sizin ıslahınız demektir” buyurmuş. (Taberani, Mucemi Kebir hadis no:7489)