Kudüs’ü bilmek, miracı anlamak

Abone Ol

Bismillâhirrahmanirrahîm!

BİR sene öncesinin Miraç Gecesi’ne; hatta daha öncesine gidelim: Filistin bölgesi 31 yıl İngiliz işgalini yaşadı; 77 yıldır da İsrail işgalini yaşıyor. Buna bağlı olarak Miraç şehri Kudüs ve ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın işgal altında tutulması en büyük acımız! 15 aydır mukaddes beldelerde zulüm ve soykırımın en acımasızcasını gördük. Geçen senenin Miraç Gecesi’nde Kudüs ve Mescid-i Aksa acısının en şiddetlisini yaşıyorduk.

İsrail yönetimi gerek kendi halkından, gerekse dünya ülkelerinden gelen baskılar sonucu “ateşkes”i kabul etmek zorunda kaldı. Kassam Tugayları’nın yalnız Allah’a güvenip dayanarak verdiği destanlık mücadele, işgalci İsrail’i dize getirdi. İsrail de yenilgiyi kabullendi. 19 Ocak’taki Ateşkes Antlaşması ile birlikte Filistinliler efsanevî bir zafer kazandılar. Diplomatik görüşmelerin, Filistin’in tamamen özgürleşmesiyle sonuçlanması en içten arzumuzdur.

Yarın ihya edeceğimiz Miraç gecemiz tüm Müslümanlar olarak “Kudüs ve Mescid-i Aksa şuuru” kazanmamıza vesile olmalıdır. Sahip olduğumuz mukaddes değerlerin bir hazine olduğunu bilmeliyiz. Miraç olayı, içinde sayısız sır ve hikmetleri barındırır. Miraç mucizesi, Allah’ın “kâmil kudret” olduğunun delilidir. İnsanları tefekküre davet eden muhteşem bir olaydır.

İki kademede gerçekleşti. Dünyadaki bölümüne “İsrâ”; melekût âlemine yükselişe ise “Miraç” denir. Allah’ın kullarının bu müstesna olaydan alacağı sayısız dersler mevcuttur. Her şeyden önce kul dünyada; Allah’a kavuşmak, O’nu razı etmek ve emirlerini tutmak için yaşamalıdır.

İSRÂ SURESİ

İSRÂ Suresi’nde, Allah Resulünün (S.A.V.) yüce makamı ve şerefi ve İsrailoğullarının bozguncu özelliği anlatılır. Sure, “Sübhanellezî” diye başlar. “Allah’ın bütün eksik ve noksan sıfatlardan uzak, kâmil kudret olduğu” anlamındadır. “Allah’ın her şeye gücü yettiğini” bilmeden Miraç mucizesini kavrayamayız. Miraç akılla değil; Allah’ın kuvvet ve kudret sahibi olduğuna inanarak anlaşılır. Miracın amacı, Allah Resulüne (S.A.V.) Allah’ın; aklı aşan, şaşırtıcı ve muhteşem sanatını göstermektir.

Ayette Mescid-i Aksa’nın ismi anıldıktan sonra, “Bâreknâ havlehü /etrafını mübarek kıldık” buyrulur. Mescid-i Aksa’nın havalisi Filistin bölgesidir. Rabbimiz İsrâ Suresi’nde İsrailoğullarının bazı özelliklerini ve yaşayacakları süreci şöyle anlatır:

Ayet 4: “Biz, kitapta İsrailoğullarına: Sizler, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve azgınlık derecesinde bir kibre kapılacaksınız, diye bildirdik.”

Ayet 5: “Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü, kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar evlerin arasında dolaşarak sizi aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaat idi.”

Ayet 6: “Sonra onlara karşı size tekrar galibiyet ve zafer verdik; servet ve oğullarla gücünüzü artırdık; sayınızı daha da çoğalttık.”

Ayet 7: “Eğer iyilik ederseniz kendinize etmiş; kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. Artık, diğer cezalandırma zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid’e (Süleyman Mabedi’ne) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler, diye başınıza yine düşmanlarınızı musallat kıldık.”

MİRAÇ ÖNCESİ ZAFER

KASSAM Tugayları’nın efsanevî direnişi sonrasında gelen zaferi tüm İslâm âlemini sevince boğdu. Gazzeli mücahitler zaferlerini meydanlarda kutladılar. “Ey Yahudi, Hayber’i hatırla! Muhammed’in ordusu geri döndü. Muhammed Deif’in askerleriyiz” sloganları attılar. Kassam Tugayları’nın sözcüsü Ebu Ubeyde zafer sonrası özetle şu açıklamayı yaptı:

“Ey mücahitler, sabredenler! Çabanız kutlu olsun! Ailelerinizi, sevdiklerinizi, mallarınızı, evlerinizi, emeğinizi, zahmetinizi imkânsız görünen şartlarda feda ettiniz! Savaşçılarımız benzersiz kahramanlıklar ve örnekler sergiledi. Askerî hesaplara göre bu savaş, imkânsız görünen şartlar altında, devasa güç dengesizliğiyle yürütüldü.

Düşmanın esirlerini korumak için her türlü çabayı gösterip tüm yöntemleri geliştirdik. Ama düşman saat başı esirlerimizi öldürmeye çalıştı. Bu savaşın büyüklüğü gelecek nesiller ve özgür insanlar için ilham kaynağı olacak. Aksa Tufanı liderlerinden İsmail Heniyye, Yahya Sinvar, Salih Arurî’nin şehadetleri küresel sembol ve eşsiz bir model haline geldi.

Aksa Tufanı’nda mücadeleye katılan herkese en içten selâm ve teşekkürlerimi sunuyorum. Lübnan’daki İslâmî direniş mücahitlerini selâmlıyoruz. İran İslâm Cumhuriyeti’ndeki kardeşlerimizin sürekli desteklerinden dolayı müteşekkiriz. Iraklı, Ürdünlü, Yemenli kardeşlerimize selâmlarımızı gönderiyoruz. Dünyanın dört tarafındaki tüm özgür insanlara teşekkür ediyoruz.

Ey Gazze halkımız! Gün, dayanışma, yardımlaşma, merhamet günüdür. Şimdi de direnişin ve hakkın elde edilmesi için zaferin yeni bir örneğini sunacağız.”

Yeni zaferler niyazıyla! Hepinizin yarın akşamki Miraç gecenizi tebrik ediyorum!