Kudüs için, Gazze için hiçbir şey yapmayın!

Abone Ol

Evet, yanlış okumadınız!

Bir de böyle deneyelim.

Kime sorsan Gazze sevdalısı,

Kudüs âşığı,

rüyalarında Mescid-i Aksa’yı görüyor.

Dernek kuruluyor,

vakıf kuruluyor,

söyleşiler düzenleniyor

hatta şiir geceleri de görür olduk...

Şiir okurken duygulanıyoruz

Gazze için duygulanmadığımız kadar!

SONUÇ?..

Sonuç, bu kadar insan, bu kadar çok çalışıyor da bu İslam beldeleri niçin harabe?

Bir de hiçbir şey yapmamayı denesek mi?

Herkes bir yolunu bulmuş, vicdanını rahatlatıyor…

Bir de vicdan azabından uyuyamamayı mı denesek?!

Hiçbir şey yapmamanın verdiği ezikliği mi yaşasak?!

Utansak!

Gazze’de çocuklar bir damla su bulamazken

bizler de açlıktan bitap düşsek.

Artık bir şeyler yapıyormuş,

kendimizi paralıyormuş edalarından vaz mı geçsek?

Belki bizi görüp “bunlar bir şeyler yapıyor” diye ferahlayan insanlar sorumluluk alır.

Bir de böyle denesek!

Bizler her şeyi yaptığımızı sanıyorsak

Yemen’deki mücahitler ne yapıyor sizce?

Ne yaptık bugüne kadar?

Kaç susamış sabiye bir damla su ulaştırdık…

Kurudular, susuzluktan Kerbela’ya döndü Gazze...

Şu çağda, şu imkânlar içinde açlıktan,

evet açlıktan ölen bebeklere bir lokma ekmek mi ulaştırdık?

Karadan yolumuzu tıkadılar ama denizden de gidemiyoruz…

Aslında biz yolumuzu kaybetmişiz.

Ancak evimizin yolunu bulabiliyoruz,

o da yatıp uyumak için, gerisi palavra…

Ne yaptık, ne yaptığımızı sanıyoruz?

Boş bir tenekeden ne farkımız var?

Orta yerde duran, yolu tıkayan kurumuş ağaçtan ne farkımız var?

Ez cümle hepimiz bir şey yapıyoruz ama

anlaşılan yanlış yapıyoruz.

Zira bir işe yaramıyor.

Gelin bir kez hiçbir şey yapmamayı deneyelim…

Vebalin altında ezilip yok olalım.

Bir kez de biz yok olalım!

Belki bizim yok oluşumuz bir işe yarar,

var oluşumuz yaramıyor ama!

Hatta keşke bu satırları da yazmasaydık…

Zira, bir derde derman olacağını hiç sanmıyoruz…

Biz de kendi vicdanımızı rahatlattığımızı düşünüyoruz.

Bencillik ediyoruz.

Birden omuzlarımızdaki yükü atıp,

üzerimizdeki ölü toprağını dağıtıp ayağa mı kalksak?

Ama gerçekten ayağa mı kalksak?

Kurumuş ağaç gibi ortalıkta kalabalık yapmasak.