‘‘Ekonomik Görünüm 2009 Haziran‘‘ Raporuna göre, Türkiye ekonomisi, bu yıl yüzde 5,5-6 oranında küçülmeyle karşı karşıya.
Gelecek sene yüzde 2-3 civarında büyümesi beklenen Türk ekonomisinin büyüme kulvarına girmesi ancak birkaç yıl içinde gerçekleşebilecek.
Deloitte‘un, üç aylık dönemi kapsayan ‘‘Ekonomik Görünüm 2009 Haziran‘‘ Raporuna göre, Türkiye ekonomisi bu yıl yüzde 5,5-6 oranında küçülmeyle yüzleşmek zorunda kalabilecek.
Deloitte‘tan yapılan yazılı açıklamada yer verilen ve 2009 yılının ilk yarısının değerlendirildiği ‘‘Yapısal Reformlara Odaklanmak‘‘ başlıklı raporda, Türkiye‘nin güçlü ve istihdam yaratan büyüme ortamına dönebilmesi için mali disiplinden ödün vermeden yapısal reformlara odaklanması ve küresel boyuttaki gelişmeleri dikkate alarak kendi kaynaklarıyla finanse edeceği büyüme modelini benimsemesi gerektiği belirtildi.
Rapora göre, Türkiye ekonomisi, bu yıl yüzde 5,5-6 oranında küçülme ile yüzleşmek zorunda kalabilecek. Gelecek sene yüzde 2-3 civarında büyümesi beklenen Türk ekonomisinin gerçek anlamda büyüme kulvarına girmesi ancak sonraki birkaç yıl içinde gerçekleşebilecek.
Raporda enflasyonun bu yıl yüzde 7,5 ile hedefin ‘‘bariz şekilde‘‘ altında kalacağı tahmin edilirken, önümüzdeki yıl ise yüzde 6,5 olan hedefin çok az üstünde gerçekleşeceği öngörülüyor.
Sanayi üretimi nisan ayında yıllık bazda yüzde 18,5 daralma gösterirken, çalışılan gün sayısının azlığı nedeniyle sanayi üretiminde ay bazında da buna yakın oranda daralma görüleceği tahmin ediliyor. Rapora göre, yaz aylarına girilmesi nedeniyle tarım ve turizmin GSYİH içerisindeki ağırlığının artmasıyla birlikte ekonomi ikinci çeyrekte tek haneli daralmasını sürdürecek.
175-180 milyar liralık iç borç yükü
Raporda, kaba bir hesapla faiz dışı dengenin, GSYİH‘ye oran olarak ‘‘eksi yüzde 1,5‘den artı yüzde 2,5‘‘e geçmesinin 1 trilyonluk GSYİH rakamı üzerinden program süresince 40 milyar liralık tutarın tasarruf edilmesi anlamına geldiği ifade edildi. Deloitte uzmanlarının yaptıkları hesaba göre Hazine, önümüzdeki sene 175-180 milyar lira civarı iç borç yükünü çevirmek zorunda kalacak. Bugünün mali politikaları devam ettiği sürece, bu borç yükü, ‘‘ancak‘‘ faiz dışı açık vererek çevirebilecek. Yılın geri kalanında özel sektörün (bankalar ve bankacılık dışı kesim) borç çevirme rasyosu yüzde 70 seviyelerinde kalmaya devam edecek. Buna karşılık yerel bankaların ve Merkez Bankası‘nın döviz rezervi kullanımlarının bir miktar daha sürmesi bekleniyor.