Toplumumuzda geniş evde oturma salgını var.
En azından üç oda bir salon istiyor herkes.
Bir karı koca ve bir çocuklu aileler bile böyle yerlerde
oturuyor.
Halbuki ne gereği var böyle bir yerde oturmanın.
Bunun yerine bir oda bir salonlu daireler tercih edilse
ve devlet de bu tür yapıları teşvik etse büyük bir ekonomik kazanç sağlanır.
Çünkü insanlar hiç kullanmadıkları odaların kirasını
veriyorlar.
Yakıtını, elektriğini ödüyorlar.
Ayrıca o odanın içini milyarlık eşya ile donatıyorlar.
Halbuki bunların hiç biri de ihtiyaç değil.
Sırf çevre, mahalle, el alem baskısıyla bu yapılıyor.
Ardından bir ömür taksit ödeniyor.
Ayrıca büyük evin temizliği de zor olduğundan
özellikle kadınlar buraları temizlemede zorlanıyorlar.
Zamanların çoğu temizlikle geçiyor, ardından yıpranma ve hastalıklar başlıyor.
NEDEN KULLANMADIĞIMIZ ODALARA KİRA ÖDÜYORUZ
İhtiyacımız kadar olan bir yeri tercih etsek kalan para
bizim için bir yatırım olur.
İnsanların çoğu salonu kullanmıyor, eşyalarını
kullanmıyor.
Çünkü burası bir misafir geldiğinde kullanılacak yer
olarak düşünülüyor.
Halbuki artık eskisi gibi bir misafir olayı da yok.
Gelen misafirler de zaten aileden kişiler.
Birçok insan, artık arkadaşlarıyla dışarda buluşuyor ve
dışarda yemek yiyor. Kimse evine kolay kolay kimseyi çağırmıyor/çağıramıyor.
Çünkü genelde karı/koca çalıştığından buna imkan olmuyor.
ÖZELLİKLE YENİ EVLENEN KİŞİLERE BU TARZ EVLER
OLUŞTURULMALI
Hem az eşya ve hem de az masraf oluşur.
Çünkü günümüzde evliliğin önündeki en büyük engel, ev
eşyaları ve masraflar
Ama böyle bir daireyi donatmak ucuza mal olacağından
evliliklerin de yaygınlaşmasını sağlar.
LÜTFEN KULLANMADIĞIMIZ ODALARA VE EŞYALARA PARA
VERMEYELİM
Hayatı eşyalar için değil, kendimiz için yaşayalım.
Birçok genç eşya alır evlenirken ve bir ömür boyu
bunların taksitini öder. Taksiti bittiğinde eşyalar ya eskimiş veya modası
geçtiğinden yeniler ve böylece hayatını tüketir. Bu süreçte eşler
yıprandığından sürekli kavga ve sürtüşme yaşarlar. Bu da evliği bitirtir ya da
artık aynı evi paylaşan bireyler haline gelirler.
Eve ve eşyaya kul olmayalım.
İsraftan kaçınalım.
Devletimizin de bu tarz konutlara öncelik vermesini bu
tarz konutların fiyatlarını ucuzlatarak teşvik etmesini tavsiye ederim
GENİŞ AİLE MODELİ DESTEKLENMELİ/TEŞVİK EDİLMELİ
Günümüzde devlet çok çocuk yapmak için teşvik vermeye
çalışıyor.
Benim teklifim de devletin yeniden geniş aile yapısını
ihya etmeye çalışması olmalıdır.
Yani anne, baba, dede, nenenin bir arada olduğu aile
yapısı teşvik edilmelidir.
Türkiye de her evlenen çift ailesini terk ediyor. Böylece
giderek yalnızlaşan bir yaşlı kuşak oluşuyor. Bu yaşlı kuşak (karı/koca) koca
bir evde yalnız yaşıyor ve bu toplumdaki bağı koparıyor.
Halbuki genç kuşak ailesiyle birlikte kaldığında ekstra
bir ev ihtiyacı olmayacak. Ekstra yakıt masrafı olmayacak. Elektrik, su ve
mutfak maliyeti yarı yarıya inecek. Çocukları olduğunda ekstra anaokulu veya
bakıcı masrafı olmayacak.
Yani aile bireyleri birlikte kaldığında toplum kazanacak.
İsraf ortadan kalkacak. Konut sıkıntısı yok olacak. Üçüncü kuşak, sokakta veya
ana okullarda değil, ailesinin yanında yetişmiş olacak.
Devletin özellikle ailesinin yanında kalmayı teşvik
etmesi ve bu şekilde kalanlara ekstra avantajlar sağlamasını tavsiye ediyorum.
Bu sayede yaşlı kuşağın huzurevlerine gitmesi azalacak.
Devlete huzur evi maliyeti de binmeyecek. Yeni neslin ana okul maliyeti de
ortadan kalkacak.
Yani devletin çalışan kadınların çocuklarını ana okula
gönderme pirimi vereceğine bu parayla ailelerin birlikte kalmasını teşvik
etmesi, gelecek için daha büyük kazanım olur...
Bu sayede hem çocuklar dede ve nenelerinin dizi dibinde
sağlıklı bir eğitim alır.
Hem de yaşlı bireyler, çocukları ve torunlarıyla birlikte
kalarak huzurevinin huzursuz ortamına düşmemiş olur ve gençler de yeni ev
kurma, kira ve masraflarla boğuşarak sonunda huzursuz olup birbirlerine düşmesi
engellenmiş olur.
Böylece sağlıklı ve mutlu bir aile yapısı kurulmuş olur.