Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ne bağlı 10 Oda Başkanı Ankara da toplanarak ekonomideki tehlikeli gidişata dikkat çekti.
Acil müdahale gerekiyor
Odalar adına ortak bildiriyi okuyan ATO Başkanı Sinan Aygün, ekonomide bozulma sürecinin başladığını belirterek, "Müdahale edilmezse önümüzdeki aylarda daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalınır" dedi.
Cari işlemler açığı
Cari açığın, kritik sınır olan ?GSYİH nin yüzde 4 ünün üzerinde seyrettiği, milli gelir büyüme hızının yavaşlamasına rağmen, cari işlemler açığının büyümeye devam etmesinin sürdürülebilir bir durum olmadığı ifade edildi.
İşsizlik sorunu
Yüzde 20 yi aşan işsizlik sorunuyla karşı karşıya bulunulduğuna da işaret edilen bildiride, "Olumsuz gidişin en önemli göstergesi olarak kabul ettiğimiz işsizliğin çözümü için, atılacak adımları destekleme kararlılığındayız" denildi.
Ankara da bulanan odaların başkan ve yöneticileri; yayınladıkları ?ortak bildiride ekonomideki gelişmelere dikkati çekerken, böyle bir dönemde ülkeyi siyasi ve toplumsal kutuplara bölecek söylem ve uygulanmalardan kaçınılması istendi. Bildiride, Türkiye; ekonomik, siyasi ve toplumsal olarak zor bir dönemden geçiyor. Böyle bir dönemde ülkeyi siyasi ve toplumsal kutuplara bölecek söylem ve uygulamalardan kaçınmanın, başta politikacılarımız olmak üzere herkesin görevi olduğunu hatırlatmak isterizdenildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine (TOBB) bağlı, Ankara da hizmet veren "Odalar Olağan Müşterek Toplantısı, Ankara Ticaret Odasının (ATO) ev sahipliğinde yapıldı. Toplantıya Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası, Ankara Ticaret Borsası, Beypazarı Ticaret Odası, Çubuk Ticaret Borsası, Haymana Ticaret Odası, Haymana Ticaret Borsası, Polatlı Ticaret Odası, Polatlı Ticaret Borsası ve Şereflikoçhisar Ticaret Odasının başkan ve yöneticileri katıldı. Toplantının sonunda Odalar Müşterek Toplantısı Ortak Bildirisi yayımlandı.
ATO Başkanı Sinan Aygü ün okuduğu bildiride, ekonomide ?kriz sonrası yaşanan toparlanma sürecinin sonuna gelindiği ve yeniden bir bozulma sürecinin başladığının izlendiği kaydedildi. Bildiride, tüccar, esnaf, sanayici, çiftçi ve toplumun diğer kesimlerinin giderek büyüyen sorunlarla kuşatılmaya başlandığı ve eğer bu zorluklara şimdiden müdahale edilmez ise önümüzdeki aylar ve yıllarda çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalınabileceğinin işaretlerinin alınmaya başlandığı vurgulandı.
Zor bir dönemden geçiliyor
Türkiye nin ekonomik, siyasi ve toplumsal olarak zor bir dönemden geçtiği, böyle bir dönemde ülkeyi siyasi ve toplumsal kutuplara bölecek söylem ve uygulamalardan kaçınmanın, başta politikacılar olmak üzere herkesin görevi olduğu hatırlatılan bildiride, bu anlayışın hayata geçirilmesinin toplumsal barışı korumanın yanı sıra ekonomideki kırılganlıkların azaltılması açısından elzem olduğu kaydedildi. Bildiride, şöyle denildi: "Bu yıl 50 milyar doları bulması beklenen cari işlemler açığı yeni bir depreme yol açarsa, enkazın altında yüksek dış borçlanma nedeniyle önemli bir kur riski bulunan reel sektör firmaları kalabilir. Şirketler kesiminin dış borç ödemelerinde bir sorunla karşılaşmasının hem bankacılık sektörünü hem de kamuyu olumsuz etkilemesinin kaçınılmaz olduğu dikkatlerden uzak tutulmamalı. Düşük döviz kuru ithal tüketim mallarına yönelik olarak yapay bir talep oluştururken, geliri reel olarak artmayan Türk halkı, bu tüketim harcamalarını giderek bankalara daha çok borçlanarak gerçekleştirmekte. Bankaların da tüketime özendirdiği Türk halkı, bugün gelirinin yüzde 30 una yaklaşan bir borç yüküyle karşı karşıya bulunmakta. Borç yükünün en önemli nedenlerinden biri de, bankaların kredi kartlarına uyguladıkları fahiş denilebilecek yükseklikteki faiz oranları."
İşsizlik sorunu
Yüzde11,3 olarak açıklanmasına karşın, ülkenin, "umudu kırıklarla" birlikte yüzde 20 yi aşan işsizlik sorunuyla karşı karşıya bulunduğuna da işaret edilen bildiride, "Ekonomideki olumsuz gidişin en önemli göstergesi olarak kabul ettiğimiz işsizlik sorunun çözümü için, atılacak tüm adımları destekleme kararlılığındayız. Bu nedenle, TBMM de bulunan İstihdam Paketi kapsamında, istihdam üzerindeki ağır kamusal yükleri azaltmaya ve istihdamı teşvik etmeye yönelik düzenlemelerin bir an önce uygulamaya konulmasını bekliyoruz denildi.
FAY HATTI ?CARİ İŞLEMLER AÇIĞI
Türkiye ekonomisinin ?fay hattı olarak değerlendirilen cari işlemler açığının, son üç yıldır kritik sınır olan ?GSYİH nin yüzde ünün üzerinde seyrettiği, milli gelir büyüme hızının yavaşlamasına rağmen, cari işlemler açığının hızla büyümeye devam etmesinin sürdürülebilir bir durum olmadığı ifade edilen bildiride, cari işlemler açığındaki büyümede, enerji fiyatlarının önemli bir etkisi bulunsa da tarım üretimindeki azalma, ara malı ithalatına olan bağımlılığın giderek artması, ihracatın katma değerinin giderek azalması ve tüketim malı ithalatındaki artışların gözardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekildi. * AA



