Kriz; tesbit, teşhis ve tedavi

Abone Ol

Ekonomik kriz bütün dünyayı sarıp sarmalamış durumda. Dünyadaki her ülke gibi Türkiye de krizden nasibini alıyor. Yapılan nedir Herkes krizi konuşuyor, yazıyor, değerlendiriyor

Kriz ile ilgili yapılan tesbit ve tanımlamalar, her gün üzerinde bu kadar durulmasına rağmen hep eksik kalıyor. Krize değişik isimler veriliyor, sonra değerlendiriliyor. Bakış açınıza göre bunlar hep doğru, ama bunlar şu anki durumun sadece bir bölümünü açıklıyor.

Krizin merkez üssü ABD ve bu krizin Amerikan halkına maliyeti trilyonlarca dolar olacak. Bunlar zararın sadece parasal boyutu. Kriz; düzen, dünya düzeni, ekonomik düzen boyutu ve sistem sonuçları açısından henüz gerektiği gibi ele alınmıyor. Sonra sıra siyasi ve toplumsal sonuçlarına da gelecek. Bu alanlarla ilgili ciddi bir tartışma henüz yok. Bugüne kadar yapılanlar, sadece çöken bir sistemi ayağa kaldırmak ve devam ettirmek için devletlerin ve halkın kaynaklarını seferber etmek, daha doğrusu sömürmek oluyor.

Kriz etrafında yapılan tesbitlerin hemen hemen tümüne katılıyorum. Ancak tesbitlerin sebepleri yani krizin gerekçeleri izah edilip teşhisler konmuyor.

En önemlisi "tedavi"den hiç söz edilmiyor

***

Tesbit konusunda buraya saygı duyduğum ekonomistlerden birinin, Mikrokredi modeliyle 2006 yılında Nobel Barış Ödülü kazanan Bangladeşli Muhammed Yunus un, Der Spiegel dergisinde çıkan kriz değerlendirmesini alıyorum:

"Dünyanın yaşadığı mali ve ekonomik krizin temel nedeni zenginlerin her türlü sosyal ve ahlâki değerlerle piyasa koşullarını görmezden gelerek daha fazla kâr elde etme şeklindeki ihtirasları, doyumsuzlukları ve artık bir hastalık hâlini almış aşırı kazanç istekleridir. Aldığı birkaç yüz dolarlık krediyle gidip bir inek alan yatırımcı örneğindeki ilişkinin aksine, para ile reel ekonomi arasındaki köprüleri yıkıp adeta kâğıttan şatolar inşa eden bir mâli sistemi benimseyen Amerikan finans sistemine sarılmak dünya piyasalarının çöküşüne davetiye çıkardı." 

Tesbit ile ilgili durumu şöyle özetlemek mümkün:

Dünya 1929 dan bu yana en derin ve sarsıcı krize tanık oluyor. Bu durum, bütün ülkeleri daha şimdiden en derin şekilde vurmuş durumda. Bitmedi, daha da vuracak. Merkez ekonomiler, sistemi korumak için trilyon dolar desteklerle direnirken, bu süreç içinde güvenilir bir liman yani çare ve çözüm henüz görünmüyor...

***

Krizi en çok yaşayan devletler ve hükümetler ne yapıyor

Krizin, daha doğrusu yolsuzluğun, küresel sömürü çarkının yani bu devasa büyüklükteki finansal operasyonun sorumlularına, Siyonist sermayeye "kurtarma paketleri" adı altında trilyon dolarlar aktarmaktan başka bir şey yapamıyor...

Siyonist sömürü sermayesinin banker denen soyguncularına şimdilik dünya teslim olmuş gibi görünüyor. Sömürü savaşını şu aşamaya kadar sömürü sermayedarları kazandı; bütün dünya, bütün insanlık ve bütün devletler ise kaybetti.

Bu sürecin sonrasında neler olur

Sonrasında olacakları biliyoruz, ama şimdilik sadece izliyor ve bekliyoruz...

Kriz sonunda dünyayı "yeni bir düzene, yeni bir dünya düzeni, adil bir dünya düzenine" götürecektir. Elbette bunun bir bedeli de olacaktır. Nitekim olmaya başlamıştır.

Dünyaya bu acıyı çektiren sömürü çarkı tasfiye olacak, olmak zorunda.

Dünya bu sömürü çarkına "çare, çözüm, tedavi" buluncaya kadar bu sömürü çarkı bir şekilde dönmeye devam edecektir

Siz yegâne tedavinin ne olduğunu iyi biliyorsunuz: Adil Ekonomik Düzen.