Biliyoruz, iktidar krizle ilgili tartışmalardan hiç hoşlanmıyor! Hatta kriz kelimesinin telafuz edilmesinden bile rahatsız oldukları besbelli! Hani ellerinden gelse belli bir süre kriz kelimesinin kullanılmasını bile yasaklayacaklar!
Biran için kriz meselesine onların yaklaştığı gibi yaklaşmak istiyoruz.
Tamam diyoruz "Ülkemiz krizden öteki ülkeler gibi etkilenmeyecek!"
"Krizi en az zararla atlatacağımızdan eminiz" diyoruz!
Ama kulağımız kapımızdaki tıkırtıda!
Merkez Bankası raporları açıklanıyor!
Bir bakıyoruz kredi kartı borçlarını ödeyemeyenlerin sayısı artık milyona dayanmış!
Bu krizin kapımızı tıkırdatması değilse nedir Bugün için kriz yoksa da yarın için kaçınılmaz olduğunu bu açıklama göstermiyor mu
Ya doların alıp başını gitmesi, hâlâ kapıdaki tıkırtıyı duymuyorlar mı
Oto fuarındaki satışlara bakıp, "ne krizi" diye efelenenler Merkez Bankası tarafından açıklanan bu rakamlardan sonra da aynı şekilde efelenebiliyorlar mı
Oto fuarında kaç oto satılmış diye baktık!
1400-1500 civarında oto satıldığını gördük!
Demek ki krizden etkilenmeyip araç alacak kadar gücü olan kişi sayısı bu kadarmış!
1400-1500 tuzu kuru kişi varmış!
Ya kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısı kaça ulaşmış
Bu sayı 999 binli rakamlarla ifade ediliyor!
Yuvarlak hesap bir milyon kişi!
Yani her tuzu kuru bir kişiye karşı borç batağında yüzen bin kişi söz konusu!
Dönelim kriz meselesine!
Her bin kişiden sadece birinin tuzu kuru, diğerlerinin ise boğazlarına kadar borç batağında olduğu bir ülkede kriz riski var mıdır yok mudur
Böyle bir ortamda kriz kapıyı tıklatıyor mudur yoksa tıklatmıyor mudur
Ya da kriz riski yoksa borsa niye iki de bir çökmektedir
Dolar niye alıp başını gitmiştir
Piyasalar niye karışıp durmaktadır
Kabus niye bir türlü kapımızın eşiğinden uzaklaşmamaktadır
Evet, kriz meselesinde iktidardakiler gibi düşünmek istiyoruz ama bunu bir türlü beceremiyoruz.
Zira kulağımız hep kapımızdan gelen tıkırtıda!
Kapımız kriz tarafından sürekli tıkırdatılıp dururken iktidardakiler gibi düşünmeyi beceremiyoruz.
Bize kalırsa iktidardakiler de içinde bulundukları rehaveti terk edip kapılarına kulak verseler iyi ederler.
Kuşkusuz onlar da bizim gibi kapıdan gelen tıkırtıları duyacaklardır.
En azından krizi önlemek için aldıkları önlemleri ki böyle bir önlemin alındığını hiç sanmıyoruz halk ile paylaşmalıdırlar.
Paylaşılmalıdır ki endişeler bir ölçüde giderilebilsin!