Köyümüze gelmeyin!

Abone Ol

Bazen milim bile ilerlemeyen trafikte küplere binip, "Yaşanmaz bu şehirde azizim" diye isyan edebiliyoruz. Büyükşehir insanı stres topuna döndürebiliyor Peki, yaşanmaz da nerelere gidilir Doğup büyüdüğümüz köyümüze mi Bir zamanlar neredeyse tüm hanelerin ocaklarının tüttüğü köyümüzde şimdi, in ve cin çift kale top oynuyor. Köyümüzde numunelik genç kalmamış Emekliler, ömrü ahirlerini dolduruyorlar. Köy denilince benim aklıma, 10 kilometrelik beldemize uzanan yolu, saatlerce yürüdüğümüz günler gelir. Elektriğimizin bile olmadığı, idare ışığında, lüks lambasında geçirdiğimiz geceler gelir. İşte, bunlardır köyleri mutena hale getiren. Tarladır, tezektir, koyundur, sığırdır, çobandır Köy hayatı ıssızlıktır Islıkla haberleşmedir Kaybolan hayvanını bağıra çağıra aramaktır Yüksek sesle haykırmaktır Hiç kimsenin kimseye karışmamasıdır

Birkaç gündür televizyon ekranlarında bir GSM Firmasının reklamlarını izliyoruz. Kafalarında devasa iki anten bulunan Selocan olarak nitelendirilen kız çocukları, ellerindeki cep telefonlarını kuş uçmaz kervan geçmez bir köyde evlerin kapılarına bırakıyorlar. Bu arada kapılara güm güm vurarak, içerden çıkanların ne tepki vereceklerini merak ediyorlar.

Yaşlıca bir kadın kapıya bakıyor: "Bey, buraya bir telefon bırakmışlar " "İyi ama burada telefon çekmez ki", "Aaaa çekiyor" şeklinde sürüyor bu muhabbet. Başlıyorlar konuşmaya Öylesine abartıyorlar ki, "Bey, ben yatıyorum", "İyi ben de bir saat sonra geliyorum", "Yatmadan önce çaldır" geyiğine kadar gidiyor iş.

Vahşi kapitalizm işte böyle bir şey. Bu konuda bizim sayfalarca dolu yazı yazmamıza gerek yok. Kapitalizm, üretmek ve tüketmek zincirine bağlıdır. Tükettireceksiniz Moda diyeceksiniz Evindeki eşyaları yenileteceksiniz. Çamaşır makinesinin bir üst modelini, buzdolabının derin donduruculu olanını, bulaşık makinesinin gıy gıy modelini almalarını sağlayacaksınız. Evinde bir şeyin bir tanesi varken, ihtiyacı olmadığı halde ikincisini aldıracaksınız. İnsanların para harcayacakları kanallar inşa edeceksiniz. Eliniz sürekli milletin cebinde olacak Kanaat değil kar katlama. Vicdan değil cüzdan.

Bu köydeki vatandaşların cep telefonu kullanmalarına ne gerek var "Köyün çeşmesinin başından değil de, evindeki sabit telefonun ahizesinden" konuşsalar kıyamet mi kopar

Kazanmak, sürekli kazanmak

Dertleri bu. Şehirleri, Büyükşehirleri, metropolleri, beldeleri, ilçeleri bitirdiler, şimdi gözlerini cep telefonu çekmeyen köylülerin cüzdanlarına diktiler. Bu reklamın bana vazettiği şey bu. Çekmesin kardeşim Sizin abidik gubidik GSM hattınız, memleketin bir ücra köşesinde de çekmesin Çekmek zorunda mı Millet sizin hattınızla konuşunca, memleket sanayileşmiş mi olacak Her taraf fabrikalarla mı dolacak Sizin hattınızdan insanlar mesajlaşınca güllik gülistanlık diye bize yutturulan bu ekonominin durağanlık tablosu tersine mi dönecek

Gelmeyin kardeşim bizim köyümüze. Kapımıza uğramayın Sömürge hatlarınızla işgal etmeyin köyümüzü!