Gündem

Köylüler bizi uyardı biz dinlemedik

Köylüler bizi uyardı biz dinlemedik

Abone Ol

Uludere‘de meydana gelen hava operasyonunda 36 vatandaştan sadece tek sağ olarak kurtulan vatandaş Servet Encü, kaçakçılıktan dönerken, köylülerin, askerlerin yolu kapattığını, gelmemelerini istediğini belirterek, köylüleri dinlemediklerini ifade etti.

Uludere‘de meydana gelen hava operasyonunda 36 vatandaştan sadece tek sağ olarak kurtulan vatandaş Servet Encü, yıllardan beri bu işi yaptıklarını söyledi. Buradaki köylüler arasında hiç bir farkın olmadığını söyleyen Servet Encü, "Bugün ben gitmesem yarın giderim. Yani bir köy gitmese diğer köy gider. Bu iş bizim işimizdir. Bu işi babamız yapmış, dedemiz yapmış hatta atalarımız yapmışlar. Bu gelenek yüz yıldan beridir devam ediyor. Biz fakirlikten dolayı gidiyoruz. Milletimizin buradaki geliri yok, onun için sırf 50 TL kazanmak için bu işi yapıyoruz. Biz sınır ötesinden mazot ve çaydan başka bir şey getirmiyoruz. Bu geçiş yolundan bizden başka kimse gitmiyor. Hepsi bizim buradaki milletimiz gidiyor. Yıllardan beri aynı patika yolunu kullanıyoruz. Irak tarafındaki tüccarlar kendi arabalarıyla eşyaları sınıra getiriyorlar. Biz de bu taraftan gidip onlardan alıyoruz, bazen iki üç kilometre sınırı geçiyoruz, eşyaları aldığımız yer ve köyün arasındaki mesafe yaklaşık 2 saat 30 dakikadır. Bizim hakkımızda diyorlar; Sina veya Haftanin bölgesine gidiyorlar. Ama öyle bir şey yok. Irak tüccarları bizim için eşyaları sınıra getiriyor. Biz de bu taraftan gidip alıyoruz. Biz her zaman gidiyoruz. 15 yıldan beridir gidiyoruz. Sınır kesimi her zaman açıktır.

Bazen askerler gelip yakalıyordu bezen de gelmiyordu. Şimdi de o geçiş güzergâhı açıktır. O geçişte yaklaşık 4-5 tane geçiş yolu var. Askerler bir geçiş yolunu kapatırken diğerinden geliyorduk." diye konuştu.

"Köylüler bizi uyardı biz dinlemedik"

Kaçakçılıktan dönerken, köylülerin, askerlerin yolu kapattığını, gelmemelerini istediğini belirten Encü, köylüleri dinlemediklerini ifade etti. Tanık Servet Encü, "Biz o akşam kendi akrabamızla ve köylümüzle yola çıktık. Oraya vardığımızda eşyalarımızı aldık, dönmeye başladık. Sınırın sıfır noktasına vardığımızda köylüler bizi telefonla aradılar, yolların askerler tarafından tutulduğunu belirttiler. Askerler araçlarla üst bölgeye gelmişler, gelmeyin dediler. Biz de dedik, bizde silah falan yok iki bidon mazot var. Köylülerin sözünü dinlemedik ve yolumuza devam etik. Askerler yolumuzu kestiler. Geri dönmeye başladık. Bu esnada F16 jetleri geldi bizi bombaladı. Arkadaşlarım hepsi öldü. Ölen kişilerin arasında 12 yaşında çocuk vardı, 14 yaşında çocuk vardı, öğrenciler vardı, 17 yaşında gencecik yaşta insanlar vardı. Onların içinde en büyüğü bendim ben de 31 yaşındayım. Diğerleri hepsi benden küçüktü. Hepsi de örgenciydi, okul masraflarını çıkartmak için o yola başvurdular. Kimisi Bitlis‘te okuyor, kimisi Diyarbakır‘da okuyordu." şeklinde konuştu.

"Önceki akşamlar 100 katırla gidiyorduk"

Servet Encü, en az giden grubun o akşam olduğunu ifade ederek, şunları söyledi. Servet Encü, "O geçiş yolu 100 yıldan beridir kullanılıyor. O yol PKK yolu değildi. Sadece ticaret yoluydu. Bize demesin yanlış anlaşılma sonucu bombaladık. Bu yanlışı niye daha önce yapmıyorlardı asker. Bu köylülerin sınırı geçip sigara ve mazot getirdiğini herkes biliyordu. Asker de biliyordu. Kimse mazeret üretmesin. Kaymakam da biliyor, komutan da biliyor, herkes biliyor. Genelkurmay heronları gelip tespit ediyor. O çekilen görüntüler katırın yükünde ne olduğunu biliyor. Onlar da biliyor. PKK hiç bir zaman 100 katırla gelmez. PKK, ancak 6-7 katırla gelir. Devlet yetkililerinden şu ana kadar hiç kimse ne beni aramış ne de beni yanına çağırmış. Bizimle ilgilenenler, bize yardım edenler sadece milletimizdir. Bazı devlet yetkileri köyde sadece bir aileyi ziyaret ettiler, geri kalan 34 aileye başsağlığında bulunmadılar." ifadelerini kullandı.