Köyler adım adım işgal ediliyor-IV

Abone Ol

23 Mart 2023 tarihinde 7442 sayılı Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kabul edildi. 5 Nisan 2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren kanunun içinde Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu da bulunuyor.

TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIM KANUNU DEĞİŞTİRİLDİ

Bir taraftan 17 Ağustos 2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname ile İmar Kanununun 27. maddesi değiştirilerek “Köy yerleşik alan sınırı içerisinde 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri uygulanmaz” hükmü getirilmiş; bu değişiklikle köy sınırları içerisindeki alanlara konut ve turistik tesislerin kurulmasına izin verilmiştir. Diğer yandan da iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazilerinin rayiç bedel üzerinden Tarım ve Orman Bakanlığınca kiraya verileceği hükmü getirilmiştir.

Bunun özeti şudur: Bir taraftan Köy Kanunu, Tapu Kadastro Kanunu ve İmar Kanunu’nda değişiklik yapılarak köyün tarım arazileri imara açılarak buraların yerli zenginler ile dünyanın 183 ülkesinden vatandaşların buraları işgal etmesinin önü açılmakta, diğer yandan da tarımı çok önemsiyormuş gibi iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazilerinin kiraya verilmesi hükme bağlanmaktadır.

KÖYLÜNÜN TOPRAĞINA EL KONULACAK

23 Mart 2023 tarihli 7442 sayılı Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile “Üst üste iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazileri tespit edilecek ve bunların üretime kazandırılması için geliri arazi maliklerine ait olmak üzere bu araziler kiraya verilecek” hükmü getirilmiştir.

Buna göre, maliyetlerden dolayı tarlasını ekemez hale getirilen köylünün tarlasına devlet “madem ekemedin, ben burayı kiraya veriyorum” diye el koyacaktır. Bu arazilerin kimlere kiralanacağı da ayrı bir soru işaretidir. Düşük rayiç bedelle köylünün toprağını önce kiralanması, ardından da yok parasına el değiştirilmesi muhtemeldir.

TARIM VE HAYVANCILIĞA KISITLAMA

14 Eylül 2023 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan “Tarımsal Üretimin Planlaması Hakkındaki Yönetmelik” ile bitkisel üretim (tarım), hayvansal üretim (hayvancılık) ve su ürünlerinin türü ve miktarı izne bağlandı. Artık kimse “ben istediğim kadar ekerim, istediğim tür hayvandan istediğim sayıda yetiştiririm” diyemeyecek. Bunu yapanlar idari yaptırımlarla karşılaşacaklar.

Bu tam anlamıyla tarım ve hayvancılığı ipotek altına almak demektir. Sınırlandırılmış ve izne bağlanmış tarımsal ve hayvansal faaliyet, maliyetlerden dolayı iyice zor günler geçiren köylünün bu işi terk etmesini beraberinde getirecek.

Bitkisel (tarım) üretim, hayvansal üretim (hayvancılık) ve su ürünlerinin üretiminin sınırlandırılmasının Paris İklim Anlaşması ve küresel ayak oyunlarıyla bağlantısı nedir? Bu araştırılmalıdır.

MERA KANUNU DEĞİŞTİRİLDİ

25 Şubat 1998’de çıkartılan ve 28 Şubat 1998’de Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğü giren 4342 sayılı Mera Kanunu, son yıllarda birçok kez değiştirilmiştir. Özellikle Mera Kanunu’nun “Tahsis Amacının Değiştirilmesi”ni düzenleyen 14’üncü maddesi 2004-2018 yılları arasında 6 kez değiştirilmiştir.

Mera, yaylak, kışlak, harman yeri, panayır, sıvat ve eyrek yerleri gibi kamu orta mallarının tahsis amacı değişikliği imkânı her değişiklikte daha da artırılmış, bu yerlerin asıl amacının dışında kullanılmasının önü sonuna kadar açılmıştır.

MADEN KANUNU DEĞİŞTİRİLDİ

23 Mart 2023’te Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, kabul edildi ve 05.04.2023 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu kanun uyarınca değiştirilen kanunların içinde Orman Kanunu da bulunuyor. Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, verimli orman alanları, orman parkları, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Tarım ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlandı.

YABANCI ŞİRKETLERE MADEN ARAMA YETKİSİ

4 Haziran 1985 tarihli 3213 sayılı Maden Kanunu, 2004 ve sonrasında birçok kez değiştirilmiştir. Özellikle 2004 sonrası Türkiye’de maden aramak için ruhsat isteyen yabancı şirketlerin sayısında büyük artış meydana gelmiştir. Sadece 2006-2008 yılları arasında verilen ruhsat miktarı 40 bin 193’tür.

2004’te yürürlüğe giren Maden Kanununa göre maden şirketlerine kolaylıklar tanındı. 2005’ten itibaren Türkiye’de maden aramak için ruhsat isteyen yabancı şirketlerin sayısında büyük artış oldu. Sadece 2006-2008 yıllarında verilen ruhsat miktarı 40 bin 193’tür. Yasa ile yer altı zenginlikleri sadece yüzde 2 vergi karşılığında yabancı sermayeli şirketlere açılırken, zenginleştirme işleminin ülkede yapılması halinde devlet payı yüzde 1’e çekildi. 2009’daki bir incelemeye göre yabancıların ülkemizde sahip olduğu maden alanı 150 bin kilometrekareye ulaşmıştı. Türkiye’nin yüzölçümünün 783.562 km² olduğunu hesaba katarsak ülkenin yüzde 19’u yabancı kontrolünde idi. Aradan geçen 14 yılda bunun hangi boyutlara ulaştığı tahmin bile edilemez.