Gündem

Köydeki çoban hayat kurtardı!

Köydeki çoban hayat kurtardı!

Abone Ol

Konya‘nın Akşehir ilçesine bağlı Tepe köyünde birlikte çobanlık yaptığı ve trafik kazasında kaybettiği oğlunun organlarını bağışlayan çoban Veysel Harmankaya, 4 ailenin geleceğini kurtardı.

Bekir Harmankaya‘nın (21) kalbi ve böbreklerinden biri 4 ayda 3 kez kalbi duran Mehmet Ali Güler‘e (34), karaciğeri beklenen yaşam süresi 2-3 ay olan Sedat Yılmaz‘a (37), pankreası günde 4 kez insülin yaparak yaşayan Okan Çalışkan‘a (37), diğer böbreği de 6 yıldır diyalize giren İbrahim Özdemir‘e (31) nakledildi. Akdeniz Üniversitesi ile Medicalpark Hastanelerinde yapılan  ameliyatlarla hastalar, uzun süredir bekledikleri sağlıklı yaşam için ilk adımlarını attı. Antalya‘da 4 kişiye hayat veren kararı alan ve günde 12,5 TL yevmiyeyle inek çobanlığı yapan Veysel Harmankaya, oğlunun başka bedenlerde yaşadığını söyledi. Veysel Harmankaya, organ bağışı kararını tereddütsüz verdiğini belirterek, ‘‘Organların nakledildiği kişilere Allah şifa versin. Hiç tereddüt etmeden oğlumun organlarını bağışladım, şu an sevinçliyim. Hiç olmazsa onlar yaşıyor. Bir yandan da çok gururluyum‘‘ dedi. Kendi organlarını da bağışlayacağını ifade eden Harmankaya, organ nakli yapılan kişilerin ailelerinden hiçbir beklentileri olmadığını ifade ederek, ‘‘Bekir‘in ardından dua etsinler yeter‘‘ diye konuştu. ‘‘Biz ağladık, başka analar ağlamasın‘‘ diyen anne Hatice Harmankaya da ‘‘Allah razı olsun eşim iyi düşünmüş, doğru karar vermiş. Böylece Bekir‘im ölmedi, yaşıyor‘‘ dedi.

Okan Çalışkan: Allah razı olsun

Pankreas nakli ile 25 yıldır çektiği diyabet hastalığından kurtulan Okan Çalışkan da hastalık nedeniyle böbreklerinin bozulduğunu ve 6 ay önce annesinin bağışladığı böbreğin kendisine nakledildiğini söyledi. Çalışkan, ‘‘Diyaliz anlatılacak bir şey değil, ancak yaşayan bilir. Biz ancak ailelerin organ bağışıyla sağlığımıza kavuşabiliyoruz. Evladının organlarını bağışlayan bir çoban. Biz kendimize kültürlü deriz ama şehirde yaşayanların çoğu organ bağışlamayabiliyor. Allah razı olsun, çoban 4 kişiye can verdi‘‘ diye konuştu.

"Çoban amcaya çok teşekkür ederim"

İstanbul‘dan nakil için Antalya‘ya gelen İbrahim Özdemir de 6 yıldır diyalize girdiğini, böbrek nakliyle adeta ikinci kez doğduğunu söyledi.  Diyalize girdiği günlerde ‘‘kendisini yaşamıyor gibi hissettiğini‘‘ belirten Özdemir, ‘‘Her organ bağışı birilerinin hayatını kurtarıyor. ‘Dağdaki çobanın oyuyla benimki bir değil‘ dedikleri gibi değilmiş demek ki. Oğlunun organlarına bağışlayan çoban amcaya çok teşekkür ederim‘‘ dedi.

"O amcanın ayağını da öpeyim"

Hastalardan Sedat Yılmaz, 17 yıldır hepatit B, 7 yıldır siroz hastası olduğunu söyledi. Bu süre içinde kullanmadığı ilaç, gitmediği doktor kalmadığını belirten Yılmaz, hastaneden organ nakli için telefon edildiğinde ellerinin ve ayaklarının tutmadığını kaydetti. Veysel Harmankaya‘nın yanında bulunmak ve oğlunun kaybı nedeniyle yaşadığı üzüntüye ortak olmak istediğini belirten Yılmaz, hastaneden çıkınca Konya‘ya giderek aileyi ziyaret edeceğini söyledi. Yaşama yeniden tutunan hastanın 13 yıllık eşi Songül Yılmaz da 3 gündür yaşadığı duyguları şöyle anlattı: ‘‘Hala rüyadayım sanki. O amcanın elini değil ayağını da öpeyim. Çünkü bizim başımıza geldiği halde evlatlarımız için öyle bir karar vermek çok zor."

Acılı eş: Düğün fotoğrafımız bile yok

Trafik kazasında ölen Bekir Harmankaya, eşi ve kızıyla Ortaköy beldesi Tipi Mahallesi‘nde babasının evinin avlusundaki tek katlı, 2 odalı kerpiç evde yaşıyor, 12,5 TL yevmiyeyle çalışıyordu. Bekir‘le 3 yıl önce birbirlerini severek evlendiklerini ifade eden  Ayşe Harmankaya, düğün masrafı olmaması için sevdiği adama kaçtığını söyledi. Ayşe Harmankaya, şöyle konuştu, ‘‘Düğün fotoğrafımız bile yoktu. Bekir‘le evlenirken bir gün bu şekilde ölebileceği hiç aklıma gelmemişti. Eşimin kazandığı parayla evimize çamaşır makinesi almayı hayal ediyorduk ama olmadı. Organların nakledildiği kişilerin çocukları varsa, annelerin yüzünü güldürebildiysek yeter. Onlar da benim çocuğum gibi öksüz kalmasınlar, yanmasınlar istedim. Eşimi çok seviyordum ama buraya kadarmış.‘‘