Köy Yanar, Kahpe Taranır!

Abone Ol

Geçenlerde trafikte seyrederken, kırmızı ışıkta yanımıza bir araba yanaştı. İçerisinde beş tane Suriyeli genç, arabanın teybini son sesine kadar açmışlar. Oyun havası çalıyor, beşi de oynuyor. Canım sıkıldı, onlara; “Bizim dilde bir tâbir var; ‘Köy yanar, kahpe taranır!’ diye. Ülkenizde masumların tepesine bomba yağıyor, siz burada oynuyorsunuz. Utanmıyor musunuz ” diyecektim, yeşil yandı, gazlayıp gittiler. Sonra düşündüm, ülkemizde durum sanki farklı mı TV kanallarına bakıyorsunuz, vur patlasın, çal oynasın havasındalar. Sözde haberler vermesi gereken internet sitelerinin birçoğu hâkeza aynı havada. Yazılı medyadaki fotoğraflar, havadisler hâkeza. Adam, ya da kadın meşhurmuş. Turnelerde şarkı, türkü söyleyip paracıkları desteliyor. Öbürü deniz kenarında aşna fişnasıyla poz veriyor, âlem yapıyor. Öbürü falan eğlencede feneri söndürüyor. Öbür taraftan, subaylar, askerler, polisler şehit düşüyor, masum insanlar can veriyor. Beylerin, bayanların umurunda mı Köy yanar, kahpe taranır, misali, keyiflerinden, eğlencelerinden tâviz vermiyorlar.

Ülkemizde olup biten hâdiseler karşısında, inanın gülmeyi unuttuk. Hangi birini sayalım; Canlarımıza kastedilmesini mi, yılana sarılmayı mı, koynumuzda yılan beslemeyi mi, eşeğe gücü yetmeyince semerini dövmeyi mi “Yahu ülke idaresini üstlenmeye ortak olsana” denilince, “bana ne! Ben karışmam! Bana dokunmayın!” denilmesini mi Yerli maşaların ülkenin ve devletin altını oymalarını mı

Bir zamanlar Çekiç Güç vardı. Teröristlere silah atıyor, “Onlar mercimek çuvalıydı” , ya da “yanlışlık oldu” diyorlardı. Derken terör gemi azıya alıp gitti. Ta ki merhum Erbakan’ın başbakanlığındaki iktidarın onları geldikleri yere göndermesine kadar… Şimdi tekrar geldiler. “Bizim teröristlere dokunmayacaksınız! Onlar bizim adamlarımız!” diyorlar. Tabii resmen, “Biz o teröristçiklere devlet kurduracağız” demiyorlar.  Masum insanların başına bomba yağdırıyorlar, “yanlışlık oldu!” diyorlar. (Onlar yanlışlıkla bir savaş gemimizi batırmışlardı. Zannedersiniz, bomba yüklü İHA’ları, ya da savaş uçaklarını yöneten adamlar hep zilzurna sarhoş.)

İşin gerçeği şu; Asrın başında ülkemiz üzerine oyun oynayanlar, hesap-kitap yapanlar, Sevr planını hazırlayanlar, tam kadro devrede. Ellerinde de BOP planı var. İki ucu BOP’lu değnek gibi bir oraya, bir buraya sallayıp duruyorlar. Ülkemizi kana bulayanlar da o kıçı BOP’luların profesyonel elemanları. Ortada gözüken taşeron örgüt de gerçekte onların maşaları. Asıl icraatçı, yine onlar. Ama üzerlerindeki üniformalar farklı. Bizimkiler de eşeğe, ya da eşekoğlueşeklere  haddini bildirmek yerine semeriyle uğraşıyorlar.

Kur’an-ı Azimüşşan’ı açıp okuyun. Cenab-ı Hak Müslümanlara kısas hakkı vermiş. Bizim canımızı acıtanların canını acıtmadan, “El harbu hud’atun” emr-i Nebeviyesi (asm) gereği, ümüklerini sıkmadan bu ıstırap verici tablo sona ermez. Adamların politikacıları yüzümüze gülüyor, el altından yılanları, çıyanları üzerimize salıyorlar.

Mehmetçik tezkeresini almış gelirken kahpece şehit ediliyor. Yiğit subay, ailesiyle evine giderken pusu kurulup şehit ediliyor. Vazifesinden başka bir şeyi düşünmeden polisler evlerinde vurulup şehit ediliyor. Biz üzüntüden kendi kendimizi yerken, birileri vur patlasın çal oynasın havasında gününü gün ediyor.

En kötü idare, idaresizlikten iyidir. Birileri kaos istiyor. Onlara fırsat vermemek lazım. Her siyâsî parti ülke idaresine tâlip olmak için kurulur. Saadet Partisi Mecliste olsa, onlara bir şeyler derdik. Ama Mecliste olanların ne yaptığı ortada. Kimileri atıp tutan avcı havalarında. Avcının biri, “Ben şöyle avcıyım, böyle avcıyım. Bana aslanın izini gösterin, gerisine karışmayın!” diyormuş. Bir gün arkadaşlarıyla ava gitmiş. Arkadaşları uzakta yatan aslanı göstermişler. Bizim avcı, “Ben size, ‘aslanın izini gösterin!’ dedim, kendisini mi ” demiş. Bu sıkıntılı zamanda, eli böğründe seyredenlere de bir çift laf edelim dedik…