Kovid’in yeni varyantları endişe veriyor

Abone Ol

Kovid ile mücadelede aşılamada düşüşle birlikte yeni varyantlarının dünyada yayılmaya başlamasının, özellikle aşı olmayanlar için ciddi bir tehdit olduğu belirtiliyor. Bu arada yerli Kovid aşısının kısa zamanda uygulanmaya başlanacağı haberleri insanları biraz olsun rahatlatırken, yeni varyantların hızla yayılması ister istemez yeni tedbirler alınmasını gündeme getiriyor. Söz gelimi virüsün son varyantının birkaç gün içinde dünyanın dört bir köşesine yayılmış olduğu haberleri ister istemez toplumda belirlemeye başlayan, “Bize bir şey olmaz” yaklaşımının yanlışlığını da gösteriyor. Yapılan, “Aşı olmayanlar çok savunmasız”, “Varyantın artışı patlayıcı tarzda” ya da “Aşılama hızını artırmalıyız” açıklamaları ister istemez salgının kolay kolay sonlanmayacağını, özellikle de ortaya çıkan yeni varyantların tehlikenin boyutunu daha artırdığını gösteriyor.

   Kısacası, yerli aşının kısa zamanda uygulamaya konulacağı şeklindeki açıklamalar insanlara güven verirken, aynı günlerde yerli aşı hakkında insanları tereddüde sevk edecek açıklamaların medyaya yansıması ister istemez özellikle yerli aşıya karşı toplumda ortaya çıkan güven duygusunun sarsılmasına yol açabilecektir. Bu bakımdan salgın konusunda uzmanların her gün birbirini tutmayan açıklamaları insanlarda aşıya karşı belli kesimlerin oluşturduğu tereddüdü daha da yaygınlaştırmaktadır. Bu bakımdan iki seneye yaklaşan bir süreden beri yürüttüğümüz mücadeleden sonuç alabilmek için bir yandan, “Salgınla mücadeleyi aşılananlar kazanacak” açıklamaları toplumda yerli aşıya bağlanan ümidi artırırken, yerli aşı daha piyasaya çıkmadan güven sarsıcı açıklamaların gelmesi ister istemez kafa karışıklığını artırıyor. Bu bakımdan hatır için açıklama yapanların değil, ömrünü bilime adamış insanların bilgilerine ve tecrübelerine dayanarak açıklama yapmaları gerekiyor. Yoksa her kafadan farklı bir sesin çıkması salgınla mücadeleyi menfi yönde etkiliyor.

    Görünen o ki; daha uzunca bir süre salgınla mücadele edeceğiz. Bu mücadele süresinin kısalması da aşılanmanın hızlanmasına bağlı. Geldiğimiz noktada aşılamanın yaygınlaşması toplumda oluşturulan yerli aşıya güvensizliğin giderilmesine bağlı. Özellikle salgının son varyantının oluşturduğu tehlike sebebiyle Türkiye önlem olarak Botsvana, Güney Afrika, Mozambik, Namibya ve Zimbabve’den yapılan tüm seyahatleri durdurması da gösteriyor ki, ortaya çıkan yeni varyant ile mücadelede başarılı olmanın yolu toplum olarak alınan tedbirlere tam olarak uymaktan geçiyor. Özellikle de yeni varyantın Güney Afrika’dan dünyaya yayıldığı anlaşılan bu ülkeye ABD, İran, İsrail, Avusturalya ve son olarak da yukarıda belirttiğim gibi Türkiye’nin kapılarını kapatmış olması tehlikenin boyutlarını ortaya koyuyor.

   Bu arada virüsün yeni varyantının yayılma hızının çok yüksek olduğu açıklamaları karşısında ister istemez pek çok ülke de yeni kapanmaları gündeme getiriyor. İki yıldır yaşamakta olduğumuz salgın ile mücadelemiz belirsiz bir süre daha devam edecek demektir. Böyle olunca da salgınla mücadele aşılama başta olmak üzere başından beri uygulamakta olduğumuz tedbirleri çok daha titizlikle sürdürmek durumunda olduğumuz ortaya çıkıyor. Böyle bir noktada ülkemizde özellikle yerli aşıya karşı oluşmuş psikolojik güvenin yıkılmaması gerekiyor. Bazılarının yaptığı yerli aşının yeteri kadar ön deneme yapılamadığı yolundaki açıklamalar bir gerçeği yansıtmıyorsa toplumu hastalık ile mücadelede yalnız bırakmak anlamına geleceği ortadadır.

   Özetle salgın ile mücadelede toplum olarak birlik halinde olmamız gerekiyor. Kendi kişisel tereddütlerini genele yansıtmamak gerekiyor. Çünkü yapılan resmi açıklamalarda genellikle aşılanmış olanların yoğun bakıma düşmeden hastalığı atlattıkları ifade ediyorlar. O zaman yönetici durumunda olanların salgından korunma tedbirlerinin uygulanması konusunda gerekenleri yapmaları gerekiyor. Yoksa salgını daha uzun süre yaşayacağız demektir.