Koşullar büyük bir hızla farklılaşıyor!..

Abone Ol

Küresel ekonomi ve finans cephesindeki gelişmeler bir

devrin kapanmakta olduğuna, belirsizlik ve kırılganlığı çok daha yüksek yeni

bir dönemin kapıyı çalmaya başladığına işaret ediyor. Gücü yettiğince ve yerli

işbirlikçilerin katkısı ile gelişmekte olan ekonomilerin kanını emip posasını

çıkaran finansal sermaye benzeri talanı yapacak yeni yerler kalmadığı için

evine geri dönmeye başladı. Durum böyle olduğu için gelişmiş ekonomilerin

paraları gelişmekte olanlarınkine karşı değerlenmeye başladı hem de yüksek

oranlı parasal genişlemeye rağmen... Bu hareketlilik her iki cephede de çok

ciddi sarsıntılara yol açabilecek potansiyeli bünyesinde taşıyor. Türkiye

Cumhuriyeti nin Merkez Bankası Başkanı, Maliye Bakanı çok tehlikeli olabileceği

anlaşılan bu durumun kısmen farkında imiş görüntüsü veriyor; fakat her konuda

son sözü söyleyen Başbakan için aynı şeyi söylemek pek mümkün görünmüyor.

Finansal piyasalar-da yaşanan olumsuzlukları kendisine karşı yapılmış hareket

olarak algılaması ve sebep olanları faiz lobisi şeklinde suçlaması gerçekçi

olabilmesini ve isabetli kararlar almasını engelliyor. Belli ki halkın korku

duvarını aşması ciddi sıkıntı yaratmış!..

Finansal sermayenin durgunlaşmakta olan gelişmekte olan

ekonomilerden çıkıp evine dönmesi her iki cephede de ciddi tedirginlik

yaratmaya başladı. Hem gelişmekte olanlar hem de gelişmişler safında siyasi

iradeler ve Merkez Bankaları ne yapacağını bilmiyor. Her şey kontrol altında

imiş gibi hava basıp söylem tutturmaya çalışmalarının tek bir sebebi var.

Paniğin ve güven bunalımının geri dönüşünü olabildiğince geciktirmek... Eğer

durum böyle olmasa riskten kaçınma eğilimi güçlenmez ve faizler küresel ölçekte

enflasyon baskısı olmamasına rağmen yükselemez idi. Bu gelişmeler doğal olarak

Türkiye Ekonomisi ni de etkiliyor. Döviz kuru yükseliyor, faizler yukarı doğru

hareketleniyor, sermaye piyasaları satış baskısı altında bunalıyor, iyice

dengesizleşmiş gayrimenkul piyasası ise kurbanlık koyun gibi kaderini bekliyor.

Bu duruma direnmeye çalışmak ise akıntıya karşı yüzmeye çalışarak mevcut

enerjiyi hesapsızca tüketmek, israf etmek anlamına geliyor.

Bu yılın ilk çeyrek döneminde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla

büyümesinin yüzde 3 olarak açıklanmasına ve bu verinin hayali söylemlerle

süslenerek iyimser beklenti pompalamasına aldanmayın. Eğer sermaye çıkmasa bile

yeni girişler olmaz ise hiç bir şey eskisi gibi olamaz. Durum böyle iken

Başbakan ın, faiz lobisi söylemi ile yangına körükle gitmesi durumu iyice

olumsuzlaştırıyor; riskten kaçınma eğilimi daha etkili olur iken güven bunalımı

seri bir şekilde büyüyor. Bu ortamda Merkez Bankası nın önce ek parasal

sıkılaşmaya giderek gecelik faizleri yükseltmesi, bu yolla döviz talebini

kısmen azaltmaya çalışarak ihale yöntemi ile satışa geçerek Türk Lirası ndaki

değer kaybını azaltmaya çalışması normaldir. Fakat hemen ertesi gün mucizevi

bir şekilde her şeyin normalleştiği yönündeki bir görüntünün yapay bir şekilde

oluşturulması anormaldir, çaresizliğin ilanıdır. Ne olup bittiğinin farkında

olmayanları bir süre için aldatabilirsiniz fakat bu yaklaşımla sıcak parayı

Türkiye de kalmaya ikna edemezsiniz.

Gecelik faizleri yükseltmesine rağmen düşündüğünün

üzerinde satış yapan bir Merkez Bankası nın hemen sonraki gün faizleri

geriletmesi, buna rağmen Türk Lirası nın kısmen güçlenmesi bugünün küresel

koşullarında kesinlikle normal bir durum değildir. Belli ki gaza basalım

diyenler konuya müdahil olmuş ve bazı kurumlar Merkez in yerine döviz satışına

ve sermaye piyasasını desteğe memur edilmiş!.. Profesyonel finansçıların bu

durumu anlamaması ve devamında yaşanacak olumsuzlukların farkında olmaması ne

yazık ki pek mümkün olamaz. Bu tür yaklaşımların biraz gecikme ile geri tepmesi

olasılığı oldukça yüksektir. Bu tür bir yanlış, Gezi protestolarının hedefleyip

de başaramadığı sonuçların gerçekleşmesine sebep olabilir.

Faiz lobisinin başka bir deyişle sermaye hareketlerinin

desteği ile iktidara gelen ve güçlenen bir siyasetçinin söz konusu kesime savaş

açması anormal bir durumdur. Aşırı güçlenmekten ya da çaresizlikten

kaynaklanmış olabilir. Ne yazık ki bazıları aşırı güç ile çaresizlik arasındaki

farkın hızla eridiğini göremiyor, sistemik risk artışının böyle bir şey

olduğunu bir türlü kavrayamıyor!..