Koronavirüs olarak da ifade edilen (Covid-19) insanlığı etkilemeye devam ediyor.
Bizim ülkemizde ve dünyada insanlar, korona ile yatıp, korona ile kalkıyorlar. Bu virüs insanları iyice esir almış durumda. Hemen herkeste hasta olmak veya ölmek endişesi var.
Eğer, camiler -ki açılınca- dolarsa, bu ibret alındığına işaret sayılabilir. Ana konu bu yani. Bu virüsten gerekli olan ders çıkarılıp çıkarılmadığı...
Yazar Halis Özdemir’in makalesinde belirttiği şu misal ne kadar da manidardır. Hülagü, malum Moğol soyundan gelmektedir. Zulümleriyle tanınan Hülagü Bağdat’ı alır ve 1258’de katliam yapar. 200.000 ila 400.000 arasında insan öldürdüğü söylenmektedir. Ayrıca kütüphanelerde bulunan kitapları Dicle Nehri’ne atar. Dicle Nehri’nin Hülagü’nün yaptığı katliamdan dolayı günlerce kızıl aktığı söylenir.
Yukarıda belirtilenler Hülagü’nün kimliğiyle alakalı. Esas mesaj şimdi geliyor. Hülagü ülkenin en bilgini olan zatı ziyaret etmek istediğini söyler. Tabi, Hülagü’nün katliam yapma huyunu bilen kişiler geri dururlar. Ufak tefek biri olan Kadıhan Hülagü’yle görüşebileceğini söyler ve yanına bir deve bir keçi ve bir de horoz alarak Hülagü’ye gider. Hülagü de ona bu ülkede bula bula seni mi buldular der. O da şu cevabı verir:
Eğer boylu poslu birini arıyorsan yanımda bir deve, sakallı birini istiyorsan bir keçi, gür sesli birini arıyorsan bir horoz getirdim. Hepsi de dışarıdalar istersen çağırayım der. Karşısındakinin boş biri olmadığını anlayan Hülagü sıradaki soruya geçer:
Söyle bakalım: Allah niye beni gönderdi der. Cevap verir Kadıhan: Senin gelmene sebep olan bizim amellerimizdir der. Peki, ne zaman gideceğim sorusuna da bunu da belirleyecek olan bizim amellerimizdir, cevabını verir.
Burada yoruma hacet yok. Sonuç olarak deriz ki, gerekli olan dersi aldığımızda, bu virüs sona erer.