Koronadan sonra spor

Abone Ol

Koronavirüs tüm dünyayı tehdit etmeye, etkisini günden güne artırarak göstermeye başladıktan sonra, ülkeler, ülke yönetimleri, bakanlıklar, kurullar, birimler, aileler ve kişiler bir bir önlemlerini almaya başladılar. Tabii bu önlemleri ve A-B-C planlarını kim daha önce yaptıysa hazırlıksız yakalanan, Çin’de görülmüş bize etkisi gelmez ve bize bulaşmaz diyen ülkeler ve yönetimlerinden az hasarla atlatacakları aşikârdır.

Hatta virüs sonrasında ekonomi, siyaset, bilim, kültür, sağlık, turizm, inanç, kamu yönetimi gibi alanlarda bir takım insan konforu ve standardı açısından yeni düzenlemelere gidilecektir. Bu yeni düzene geçişte spor da nasibini alacaktır.

Bu nedenle Türkiye’de spor adına en yetkili ve etkili makam olan Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Kasapoğlu’nun açıklamalarını dikkatli bir şekilde takip ediyorum. Zaman zaman da bu sütunlardan kendi fikir ve görüşlerimi aktarıyorum. Detaylı bir çalışma yapılarak federasyonlar ve kulüplerden, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na dolayısıyla da bakanın önüne gelen net ve önemli bir rapor olmadığını düşünüyorum.

Oysa bakanlığın ve bakanın açıklamaları çok netti ve özetle şöyle idi;

• Tasarrufa gidilecek, israf edilmeyecek.

• Federasyonlar ve kulüpler, sporcularına Covid-19 virüs taraması yapacak.

• Federasyonlar ve kulüpler antrenman ve gerekli malzemeler konusunda rapor düzenleyecek.

• Federasyon, kulüpler ve sporcular antrenman için tesis kullanımı hakkında rapor düzenleyecek.

• Federasyon, kulüp ve sporcu bazında istek ve öneriler nelerdir? Uluslararası federasyonlar ile birlikte ne gibi adımlar atılmalıdır? A, B, C planları nelerdir? Bunlar hakkında bakanlıktan talep edilenler nelerdir? Bilgi mahiyetinde dosya haline getirilecek.

(Öncelikle futbolu ve büyük kulüplerini parantez içine alıp ayırıyorum. Onlar kendi içlerinde gerekli düzenlemeleri yaparak bu durumu en az hasarla atlatma yoluna gidebilecek kabiliyet ve yönetim sergileyeceklerdir.) TFF ve Kulüpler Birliği’nden, diğer federasyonlar ve kulüplerinden ise çok ümitvar değilim. Daha bakanlığın istediği çalışmaları, istek ve önerileri bir rapor formatında maddeler halinde sunabilme becerisini dahi gösteremediler. Ya da varsa bizim haberimiz olmadı. Çünkü koronavirüs öncesinde de kendi kısır çekişme ve dedikodu dolu toplantılarında Türk sporu ve futbolu için bir ileriye dönük akıllı projeleri hiç olmadı ki! Bakanlık kendi bünyesinde bazı çalışmalar, önemli gelişmeler gösterdi. Kararlar aldı. Fakat tasarruf konusunda, israf konusunda büyük bir adım henüz atmadı. Onu da buradan kendisine âcizane ifade etmiştik. Şimdi işin boyutunu genişleterek bakanlık içinde tasarruf çalışmaları belirtmek isterim.

Çatı federasyonlar haricindeki diğer olimpik veya olimpik olmayan federasyonların özerk durumlarının gözden geçirilmesi ve özerkliklerinin kaldırılması gerekir. Başkan ve yönetim kurullarının seçimi ise şimdiden iptal edilmelidir. Bu federasyonların başkanlarının zaten kamu kurum ve kuruluşlarda, özel şirketlerinde bir işleri mevcuttur. Yönetim kurullarındaki kişiler ise zaten kulüp yetkilileridir. Diğer kişiler ise sırf dostlar alışverişte görsün isimlerdir. Zaten e-imza ve dijital onay sistemi federasyonların yönetilmesi konusunda yeterlidir. Kulüp yetkilileri, federasyon çalışanları ve federasyona bakanlık bünyesinden gönderilen branşlarında uzman genel sekreterler ile çok rahat bir şekilde federasyonlar yönetilebilir. Çatı federasyonlar haricinde bir sorun da yaşanmaz.

Çatı federasyonlar içinde ise futbol ve basketbol federasyon ve kulüpleri kendi düzenlemelerini yapabilmelidirler. Onlara da ayağınızı yorganınıza göre uzatın uyarısı defalarca geldi. Yapamazlar ise ne ile karşılaşacaklarını kestirmek zor olmasa gerek. Voleybol ve hentbol federasyonlarının sıkıntısı üst seviyede olabilir. Kulüplerinde ise aynı sıkıntılar üst düzeyde olmayacaktır. Çünkü kulüpleri kamu kurum ve kuruluş, şirket ve belediyeler tarafından kurulduğundan onlar şimdiden ayağını yorganına göre uzatmaya başlamışlardır.

Önemli sorunlardan biri ve büyüğü ise karşılıklı yapılan açıklamalarla giderek anlamsızlaşan yayıncı kuruluş-TFF-kulüpler arasındaki gerginlik görünüyor.

Yukarıda dile getirdiğimiz konular hakkındaki gelişmeleri ve çözümleri merakla bekliyorum.

Pandemi sonrasında spor kültürü ve ekonomisi hakkında bu tip yazılarımız gündem oluşturması ve yol göstermesi açısından devam edecektir.