Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar

Abone Ol

Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz herkesi etkilemeye devam ediyor. Öyle ki gündemleri eğitim ve oyun olması gereken ilkokul çocukları bile ekonominin ne kadar kötü olduğunu biliyor ve büyük adamlar gibi bu konuyu konuşuyorlar. Ekonomik krizin bu kadar derinleştiği ve can yaktığı bir dönemde ilgililerin bu krizi çözme konusunda adımlar atması gerekirken suçlu arama yarışında olduğunu görüyoruz. Hatırlarsanız bir zamanlar suçlu koltuğunda patates ve soğan lobisi oturuyordu. Bugünse suçlu koltuğuna zincir marketler oturtulmuş durumda. Bir numaralı suçlu koltuğunda da BİM’i görüyoruz.

Suçlu belliyse bir ceza da kesilmeli. Hemen cezayı kesmişler ve BİM’den alışveriş yapma diye kampanyalar başlatılmış. Hemen söyleyelim biz zaten BİM’den alışveriş yapmıyoruz. Ne zamanda beri? Milli Gazete’nin kamu yararını gözeten haberine BİM’in sansür uygulamaya çalıştığı günden beri.

Ne olmuştu hatırlayalım: Milli Gazete 23 Kasım 2020 tarihinde yayınladığı “Ucuz Ette Hileli Satış!” haberiyle kamunun nasıl 100 milyon lira zarar ettirildiğini açıklamıştı. İlgili haberde zincir marketlerin adı geçmediği halde gazetemize önceden reklâm rezervasyonunda bulunan BİM marketleri haberi kaldırmazsak reklâmları geri çekeceğini söyleyerek Milli Gazete’ye sansür uygulamaya çalışmıştı. Aba altından sopa göstermeye çalışan bu tutum karşısında Milli Gazetemiz reklâm rezervasyonunun olduğu 31 Aralık 2022 günü, “Bugün bu sayfada BİM reklâmı olacaktı ancak reklâm verenin ‘haber sansürü’ taleplerinin kabul edilmemesi üzerine reklâm geri çekilmiştir” şeklinde yaptığı ilanla sansüre olan tepkisini ortaya koymuştu. Tam da Milli Gazete’ye yakışan bir hareketti bu. Yarım asırdır her şartta dimdik duran Milli Gazete’nin okuyucuları da aynı gazetesi gibi bu olay karşısında onurlu bir duruş sergileyerek BİM’den alışveriş yapmayı bırakmışlardı.

Kamunun 100 milyon lira zarara uğratıldığı, halkın hakkını aradığı için bir zincir marketin 50 yıllık bir gazeteyi tehdit ettiği o günlerde bunun hesabı sorulmazken bugünse ekonominin içinde bulunduğu durumun bir numaralı suçlusu olarak gösterilmesi çok tuhaf doğrusu. Adama sormazlar mı hadi marketlerdeki pahalılığın suçlusu bunlar emlakta, akaryakıtta ve diğer sektörlerde yaşanan pahalılığın suçlusu da mı bu marketler? Peki ya bu zincir marketler bu kadar gücü nereden buldular? Hemen her köşede bir tane şubesi olan bu marketler, küçük esnafı bitiren hamleleri üst üste yaparken neredeydiniz? Adamların satmadığı bir şey kalmamış durumda. Kırtasiye malzemelerinden tutun giyime, mutfak eşyalarından tekne satışına kadar her şeye el attığında neredeydiniz? Kırtasiyeciler biz de manav ürünleri satsak iyi olur mu diye sitem ettiğinde bu sesi duymuş muydunuz?

Bu sorulara tabi ki cevap alamazsınız. Çünkü kimse sorunu çözmek istemiyor, çözüyormuş gibi davranmak kolaylarına geliyor. İki tarafın da birbirine karşı tavırlarına, tehditlerine girmeyeceğim zira bu ülke için yeterince utanç kaynağılar.

Reklâmı sansür aleti olarak kullanmaya yeltenen BİM’in CEO’su Galip Aykaç, Gıda Perakendecileri Derneği başkanlığından istifa etmiş. Şimdi ekonomi düzelir mi dersiniz? Yoksa sessiz sedasız başka görevler mi verilir? Neydi o güzel atasözümüz: Körler sağırlar birbirini ağırlar. Bir süre bu kavga bizi oyalar nasılsa. Bakalım suçlu koltuğuna sırada kim oturtulacak?