Körler diyarında gören adam

Abone Ol

Yalnız başına giderken gönlünüze göre hareket eder ve rahat yürürsünüz.

Bir adamın sizi kameraya aldığını görürseniz normal yürüyüşünüzü kaybeder, rol yapmaya başlarsınız.

Çekimden memnun olsanız da, olmasanız da yürüyüşünüz tabii değildir.

Elde olmadan rol yürüyüşü yaparsınız.

Rahat bir tatil yapmak isteyen ünlülerimiz, gittikleri yeri gizlemek için özel gayret gösterirler ve gönüllerince yaşarlar.

Ama acar kameramanlar ne yapıp edip o gizli tatil yapanları yakalamayı başarırsa ne kadar nazik savmaya çalışsalar da rahatsız olurlar.

Ama dünya genelinde dinsiz eğitimin mahsulü olarak katiller, hırsızlar, soyguncular, tacizciler, tecavüzcüler, insan tacirleri, uyuşturucu satıcıları her tarafı sarınca eğitimden ümidi kestiler ve eğitime yatıracakları parayı güvenliğe yatırmaya başladılar.

Bu günlerde birbirlerine gözdağı veren Amerika ile Kuzey Kore başta olmak üzere ülkelerin çoğu bütçesinin en fazlasını askerler, polisler, özel güvenlikçiler, çelik kapılar ve her sokakta her köşeyi görebilecek kameralarla donattılar.

Bu eğitim, Victor Frankenstein’in ürettiği canavar gibi önü alınamaz hale geldi.

Ülkeleri yönetenlerin çocukları da aynı eğitimden geçtiklerinden çıkarları için, yalan, talan, iftira, haram kelimelerine itibar etmeden yollarına devam ederken binlerce insana zarar vermeye devam ediyor.

Gidişattan memnun olan yok ama çaresizlik, sineye çöktü, çaresizlik normal hayat haline getirildi ve Birleşmiş Milletler bu normal hale gelen çaresizliğe aykırı hareket edenleri suçlu ilan etmeye başladı.

Hani körler ülkesine gelen gözü açık adamı hasta kabul edip iyilik olsun diye zorla gözlerini çıkararak kör etmeleri gibi bir şey.