Korkutan İnsan

Abone Ol

Sağım solum insan seli. Hangi yana baksam gözüm bir insana ilişiyor. Kimileri genç, kimileri çocuk, kimileri yaşlı… Ama düşünüyorum acaba düşsem kaldıran olur mu Sendelesem destek bulur muyum Bir söz etsem karşılık veren olur mu Bilmiyorum…

Bir arkadaşım, yol ortasında gaspçı çantamı çekerek beni sürükledi de kimse el uzatmadı demişti. Onu dinlediğimde kalabalıklar içinde insansız kalmanın ne kadar acı olduğunu düşünmüştüm. Düşünün, sizin gibi nefes alıp veren, sizin gibi meşgaleleri olan, sizin gibi fani olan onlarca kalabalığın içindesiniz. Fakat korkuyorsunuz. Kimsenin kimseye güveni yok.

Rabbimiz ayetinde insanın kendi çabası ile kemale erebileceği gibi aşağıların aşağısına da düşebileceğini haber veriyor. İyilikleri ile yol kat edip yükselen insan kötülükleri ile hayvanlardan daha aşağı olabiliyor. Aslında beni de sizleri de korkutan şey bu. İnsanlığı eksilen bir kişiden her zararın gelebileceğini hepimiz biliyoruz.

İzlediğiniz ya da dinlediğiniz gaspçı, katil, hırsız hikâyeleri gözünüzü korkutuyor öyle değil mi Aynı ortamda bulunuyor aynı havayı soluyor fakat korkuyorsunuz. Çünkü yanı başınızda yürüyen kişinin hangi cürümleri işlediğini hangi bataklıktan çıktığını bilemiyorsunuz. Kimsenin kimseye güveni yok.

Bir okurumuz, “şehre yeni taşınmıştım, zor günler geçiriyordum, derdimi anlatacak kimse bulamadım, bir gün karşı komşuma, konuşacak insan bulamıyorum deyip dert yandım. Komşum bana döndü ve “psikoloğa git” dedi diye anlatmıştı. Eskiden dert dinlemek büyüklerimizin göreviydi. Onlar başları önlerinde insanları dinler ve çözüm getirirlerdi. Şimdilerde bu görev sadece psikologların göreviymiş gibi görülüyor. İnsanlar kendi aralarında çözebilecekleri meseleleri dahi bir uzman yardımıyla çözüme götürmek istiyorlar.

Sıradan bir kişiye sorsanız söze insanları seviyorum diye başlayacaktır. Fakat gerçek sevgi yürekte başkalarına da yer açan ve başkaları için de harekete geçebilen sevgidir. İnsanlara kapıyı kapatan ve o kalabalığın bir parçası olmaya devam eden kişinin yaşadığı ve tanımladığı sevgi gerçek sevgi değildir.

Etrafımda insanlar var, kuvvetli bir sel gibi akıp gidiyorlar. Fakat kimsenin gönlünde ötekine yer yok. Kimsenin vicdanında ötekine ait bir sızı bir duyarlılık yok. Düşseniz tek kişi kalkıp elinizden tutmaz, içinizdeki sızıyı duyan ve hisseden birini bulamazsınız. Konuşmak isteseniz, sizi dinlemek istemezler, göz göze geldiğinizde içinize ürperti veren bir bakışları vardır. İçlerindeki sevgi körelmiş ve umutları yıkılmıştır. Bezgin ve mutsuzdurlar. Bu selin içinden çıkıp kendilerine dönmeyi akıllarına dahi getiremezler. Çünkü uyutulmuş ve bilinç körlüğüne yakalanmıştırlar. O yüzden korkuyorum. Kalabalıkları yara yara ilerken içimde derin bir sızı hissediyor ve sessizliğe gömülüyorum. Çünkü çevremizde güvenebileceğimiz insan sayısı yok denecek kadar az…