Korkuların esiri olmak

Abone Ol

Medyanın, insanlar üzerindeki etkisini, zihinlerin dönüştürülmesi, iğdiş edilmesi, tepkilerin törpülenmesi noktasındaki çabalarını bu köşede sürekli gündeme getiriyoruz. Toplumun hassasiyetlerini belli noktalara kanalize etme noktasında medya, müthiş bir psikolojik harekat yapıyor. Dünyaya menfaatleri doğrultusunda nizamat vermeye çalışan ABD nin tüm dünya üzerinde medyayı nasıl kullandığını, insanlığın zihnini çelmek için ne tür argümanlara başvurduğunu biliyoruz, izliyoruz. Mesela, Birinci Körfez Harekatı nda, Saddam ın nasıl bir zalim diktatör olduğunu insanlığın beynine nakşetmek için kullanılan, "Petrole bulanmış martı" görüntülerinin aslında, bu savaşla alakası olmayan, sıradan bir tanker faciasıyla ilgili olduğu, aylar sonra ortaya çıkmıştı. Kısacası medya, dünya üzerinde yeni haritalar çizmek için her türlü şeytani yöntemi geliştirenlerin elinde beyinleri kontrol eden bir silah gibi kullanılabiliyor Bugün, köşemizin yan tarafında, gazetemizin muhasebe müdür yardımcısı Erol Çakır ile birlikte yaptığımız bir sanatçı röportajını okuyacaksınız Karadeniz Müziğinin usta temsilcisi İsmail Türüt le sanat ve sanatçılık kavramlarını, ekranlardaki kirliliği geniş çaplı bir sohbet konusu yaptık Bizim, önemli olması dolayısıyla manşete çıkardığımız, spotunda vurguladığımız konu, eminiz sizin de dikkatinizi çekecek Ne diyor İsmail Türüt, "Ortadoğu mezalimini işlediğim bir türkü yaptım, cebimden para vererek klip çektim, hiçbir televizyon bu klibi yayınlayamadı" Bu gerçekten ciddi bir ithamdır Her ne kadar TV5 ve Türkmen TV bu klibi, hiçbir kaygı duymadan yayınlamış olsa da, Türkiye de 20 nin üzerinde ulusal televizyon olduğu dikkate alınırsa, Türüt ün haykırışları o kadar dikkati çekici hale gelecektir. Türüt, "Sanki birileri bu televizyon kanallarını satın almış Bizim korkmamız gereken dışımızdaki gavurlar değil, içimizdeki gavurlar" diye müthiş tespitlerde bulunuyor.

Olacak iş değil! Sanatçı kimliği, hiç kimse tarafından tartışılamayacak birisi, insani hassasiyetleri dolayısıyla Ortadoğu da yaşanan zulmü, çarşıya pazara düşen bombaları, çoluk çocuk, genç ihtiyar demeden herkesi katledenleri, füzeleri, tankları da fon olarak kullandığı bir türkü klibi yapıyor Ve, bu klibi Türkiye deki reyting canavarı televizyon kanalları, yayınlamaktan çekiniyor. Neden Niçin Niye Ne diyordu Üstad:

"Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor; Mekânı bir satıh, zamanı vehim.

Bütün bir kainat muşamba dekor, Bütün bir insanlık yalana teslim"

Tam anlamıyla insanlık yalana teslim olmuş durumda Tam anlamıyla insanlığın zihni, birilerince, birilerinin tetikçileri tarafından esir alınmış durumda

Bu reyting canavarı televizyon kanalları hemen hergün Irak tan, Filistin den, Afganistan dan, dünyanın değişik bölgelerinden zulümleri, bombalamaları, insanlık kıyımlarını haber yapmıyorlar mı Neden bir sanatçının hassasiyetiyle yaptığı türküye sansür uyguluyorlar

Demek ki, onların nezdinde haber ile türkünün değeri çok farklı! Demek ki, İsrail i ve Amerika yı hedef alacak, insanları yüreklerinden tutacak bir eser, zulmün patronlarına karşı açılacak cepheyi derinleştireceği için kabul görmüyor. Demek ki, birileri işleri dolayısıyla İsrail den de, Amerika dan da tırsıyor Korkularının esiri olanların, gerçek medyacılık yaptığını söyleyebilir miyiz