Gündem

Korkularımız

Korkularımız

Abone Ol

Psikolojik kökenli korkular. Yalnız kalma insanların sevgisini kaybetme korkusu psikolojik kökenlidir. Yalnızlık korkusu yaşayan kişi bu sorununa kendince çözümler arar. Kimileri açık havaya çıkar ve insanlara karışır. Kimileri yalnızlığını paylaşacağı etkinliklere katılır ve evinde bir meşgale arar. Çünkü yalnız kalmak ona büyük acı vermektedir.

Başarısız olma korkusu: Günümüzde insanların büyük bir kısmı başarısız olup insanların gözünden düşmekten korkuyor. Çünkü aşırı başarı vurgusu yapan bir anlayış var. İster istemez kişi yaşadığı ortamda maddi odaklı başarıya yöneliyor ve rakiplerini geçmek için var gücü ile çalışıyor. Bu gibi durumlarda rekabet duygusu ağır basar. Alt etmesi gereken kişilerin olduğuna inanan insanın mutlu olması düşünülemez. Çünkü hayatta her zaman önümüzdekiler ve arkamızdakiler olacaktır. Eğer kendimizi hep önde hayal edersek bu düş kırıklığına dönüşür.

Ölüm korkusu: İnsan yaşamının merkezinde hayatta kalma arzusu vardır. Hangi şartlarda olursa olsun insan yaşamayı ve varlığını sürdürmeyi hayal eder. Ölüm ise insanın tadını kaçıran ve ona dünya hayatının sonlu olduğunu hatırlatan bir şeydir. O yüzden ölümü kimse aklına getirmek istemez. Yakınların ölümü, hastalık kaza ve acziyet durumlarında kişi ölümü hatırlar ve korkar.

Dışlanma korkusu: İnsan çevresinde sevilen biri olmak ister. Sevilmediğini dışlandığını hissettiğinde güvenini kaybeder. Çünkü sevilmek insana güç veren bir dinamiktir.

Korkunun nedeni ne olursa olsun hayatımızı olumsuz yönde etkiler ve yaşam akışımızı engeller. Kişi donuklaşır, olaylara karşı duyarlılığını kaybeder ve olduğu yerde kalır. Korkuları kabul etmek ve yenmek için ise uzunca bir yol kat etmek gerekir. Bunun için önce korkuyla yüzleşmeli, bakış açımızı değiştirerek daha sakin bir hayat sürmeliyiz.

Korkuyu yenmenin en etkili yollarından biri de korkumuzu tanımlamaktır. Kökenini bilmediğimiz sorunu ortadan kaldırmamız mümkün değildir. Korku negatif bir enerji yayar bu enerjinin ortadan kaldırılması için düşüncenin değişmesi gerekir. Aksi taktirde korkuların hayatımızı yönlendirmesine mani olamayız.

1- Korkunuzun temeline inin ve yüzleşin.

2- Olaylara olumlu tarafından bakmayı öğrenin.

3- Korkularınızı yenme noktasında kararlı olun.

4- Korkularınızın hayatınıza getirdiği negatif etkileri kritik edin.

Okumayı Kolaylaştırın

Merak duygumuzu öğrenme arzumuzu ne yöne sevk edersek o konularda gelişme sağlarız. İlgi alanımızı sadece eğlence konularıyla meşgul edersek, bilgi, öğrenmek ve düşünebilme yönlerinde noksan kalırız. Halbuki hem eğlence hem de öğrenme, araştırma çabalarımız dengeli olmak zorunda. O halde küçük yaşlardan itibaren okumayı en önemli alışkanlık haline getirmek gerekir. Okumayı sıkıcı bir faaliyet gibi gören pek çok insan yanılmaktadır. Çünkü okumayı zor ve sıkıcı hale getiren şey okunan yazı değil kişinin okuma hatalarıdır. Pek çok kişi eminim ki şu soruya takılıp kalacaktır.

Bir kere bütün dikkatimizi parçaya verebiliyor muyuz? Gözlerimizle takibi yeterince kullanabiliyor muyuz? Yeterli mesafeden bakıyor muyuz? Kelimeleri tek tek mi okuyoruz? Gözlerimizle takibi yeterince kullanabiliyor muyuz? Yeterli mesafeden bakıyor muyuz? Anlamını bilmediğimiz kelimeler çok mu? İşte bu sorulara uygun cevaplar veremiyorsak okuma hızımızı okuduğumuzu anlamamızı frenleme okuma alışkanlığından vazgeçin.

Anlamadığınız yeri tekrar dönerek okumaya çalışmayın. Yazı bütünlüğünü kaybedersiniz. Gözünüzle okudukça tekrarlardan kurtulduğumuzu göreceksiniz.

Yazıda önemli gördüğünüz yerlerin ya altını çizin ya da bir yere not edin.

Yavaş okursam daha iyi anlarım düşüncesini unutun. Çünkü bu şekilde beyine bilgi akışı da yavaş olacaktır. Bu durumda dikkat dağılır anlama zorlaşır.

Okuduğunuz yer bitince veya sürenizi doldurunca birkaç soru sorarak okuduğunuz yeri ne ölçüde kavradığınızı tespit edin.

Tabi en önemli konu gözünüzün sağlığıdır. Bunun için de ışık düzeni ile göz mesafesini iyi ayarlamanız gerekir.

Bu saydıklarımıza uyarak 2, 3 ay içinde hızlı okumayı kazanabilir ve okumayı zevkli bir alışkanlığa dönüştürebilirsiniz. Ayrıca ara sıra sesli okuyarak da düzgün konuşma yeteneğinizi ve kelime hazinenizi geliştirmeye yönelik çalışmalar yapabilirsiniz? Biraz gayret...