Hakkâri’de sekiz ay askerlik yaptım.
Van’dan Hakkâri’ye dini nedenlerden dolayı sürüldüm.
Van’da 20 kadar asker arkadaşıma dini bilgiler yönüyle faydalı olurken gönderildim.
Hakkâri’ye varınca alay komutanı albay, bir otobüsle gelenlerin hepsini Beytüşşebab’a gideceğimizi bize bildirdi.
O geceyi Hakkâri’de geçirdik, sabahleyin uyandığımızda bir metreden fazla karın yağdığını, yolların kapandığını gördük.
Misafir askerler olarak dört bölüğe taksim edildik.
Hepimizi nöbete yazmıyorlar, eğitime almıyorlar.
Yolların kapalılığı ve bizim misafirliğimiz sekiz ay sürdü.
Komutan yardımcısı kurmay yarbayın her gün nöbetçi subayına sözlü emir vererek her akşam saat 20.00’de yemekhanede askerlere ilmihal bilgisi vermiş ve ben dört bölükte sırayla ders yapıyorum.
68 kuşağının en hızlı dönemi. Bölümlerde epeyce etkinler. Aralarında benim gibi sürgün olanları da var.
Yemekhaneye konuşmaya giderken yanıma aldığım ve yemekhaneye birlikte girdiğim biri var.
190 boyunda, 95 kilo ağırlığında.
Tartışmalar biraz kızışmaya başladığında o ağır sıklet, eliyle onlara işaret ederek, “Oturun yerinize” der ve onlar da oturur.
Sonra bir olay nedeniyle onun çok korkak olduğunu gördüm.
Boyuna, posuna, duruşuna, hava atışına bakarak kimse ona yan bakamıyordu.
Korkaklığını bir ben, bir de onu korkutan asker bilirdi.
Çakallar, ava çıkarlar ama yolarının üzerinde bir sırtlanın yatmakta olduğunu görürler.
Başka yerden gitseler yol uzayacak.
Onun gitmesini beklerler. Saatlerce beklerler, bakarlar ki kalktığı yok.
Biraz daha yaklaşınca görürler ki, sırtlan hiç kıpırdamıyor.
Korkarak yaklaştıklarında, ölü olduğunu anlarlar.
O günün avı olarak da sırtlanı yiyivermişler.
2012’de kazandığı altın ayakkabı ödülünü Filistinli çocuklara bağışlayan Ronaldo, 2014 Dünya Kupası Avrupa elemelerinde Portekiz-İsrail karşılaşmasında 3-3 berabere kalındığında, İsrailli sporcu Yuvan Spungin, formasını, Portekiz’in yıldız futbolcusu Cristiano Ronaldo ile değişmek istediğinde, “Katillerle forma değiştirmem” diyerek reddettiğinde, UEFA derhal soruşturma başlattığında, dünyadaki futbol camiası, korkudan dilini yutmuştu ve bizimkilerin dili hâlâ yutkun durumda iken Ronaldo’ya hiçbir şey yapamadıklarını, Amerika’nın Forbes dergisine göre 2023 yılının en fazla kazanan futbolcusunun Ronaldo olduğunu yazdığında futbolcular da anladı Siyonistlerin içi zehir dolu şişirilmiş şöhret balonunun içinin fos çıktığını.
Alman şef, Türk arkadaşına dert yanıyor, “Biz Hitler’i seviyoruz, Siyonistleri sevmiyoruz ama sevdiğimizi de, sevmediğimizi de kimseye söyleyemiyoruz” diyor.
Hitler’in asılmasından bugüne kadar Yahudi, Siyonist, İsrail kelimelerini söylemekten bile korkan Alman halkı, 7 Ekim 2023 tarihinde Siyonist İsrail’in sivil halka açtığı savaşı korkuyla izledi.
Halktan çıt çıkmadı. HAMAS’ın başarılarını gördü, acımasız İsrail’in başarısızlığını gördü.
HAMAS’ın Yahudi esirlere insanca muamele ettiğini gördü, İsrail’in, Müslüman esirlere hayvan gibi muamele ettiğini de gördü ve Siyonistlerin korkulacak kadar güçlerinin olmadığını, istihbaratının sıfır olduğunu gördü ve bütün Alman şehirlerinde ve Avrupa Birliği şehirlerinde çarşılara dökülüp yıllardır biriktirdikleri korkuyu sokaklara saçarak, hafiflediler ve kendilerini özgür hissettiler.
Dünya ayağa kalktı.
Filistinli sevgisinden değil.
Siyonistlerin korkulacak kadar güçlü olmadıklarını, hatta Amerika’sız bir İsrail’in hiç olduğunu anlamayı kutluyorlar.
ABD, İsrail’in fos olduğunu bildiğinden, karakoluna zarar gelmemesi için deniz, kara ve hava kuvvetlerinin tamamına yakınını Filistinlilerin karşısına dikti.
ABD altı aylığına İsrail’e destek vermese, “Sizindir” dese, bir seneye kalmaz, Filistinlilere yaptıkları kötülüklerin korkusuyla işgalciler, hemen orayı terk etmek zorunda kalırlar.
ABD de İslam âleminin kalbine kurduğu karakolunun zaruri ihtiyaçlarını hiçbir zaman ihmal etmez.
Ölürse kârdır, öldürürse de kârdır.
İsrail’in olmasını da, ölmesini de istemez.
Onun için, Amerika’nın Müslüman olması için yapılan çalışmaları hızlandıralım.