Korkaklar yalancı olur

Abone Ol

İnsan yalancı olduğu için mi korkaktır yoksa korkak olduğu için mi yalancıdır Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıktı Misali bir şey oldu korkaklık ve yalancılık üzerine cümlemiz. Aslında  insan ister korkaklığından yalancılığa  sığınsın, ister yalancılığından dolayı korkak olsun netice değişmiyor. Korkmak insani bir duygudur. Bir olay karşısında korktuğu için insanları suçlamak yanlıştır. Hatta bazen kahramanlık sergileyenlerin bile iç dünyasında korku olabilir. Önemli olan korkmak değil, korkusunu kontrol edebilmektir. Ve bu korkunun temelini kendi sergilediği vahşetin oluşturmamasıdır..

Korku ve yalan üzerine yazı yazmak çeşitli zamanlarda İsrail e gidip gelen arkadaşlarımı dinlerken aklıma geldi. Hatta bir dostum İsrail i "Korku Cumhuriyeti" olarak nitelendirdi. Sokaklarda insanların gruplar haline yürümediğini, tek sıra  ve aralarında belli bir mesafe bulundurmaya dikkat ettiklerini söyledi. Bir başka arkadaş ise İsrail izlenimlerini  anlatırken sokaktaki insanların tereddütlü ve durgun halinin dikkat çektiğini, gözlerine baktığınızda sürekli bir tereddüdün hakim olduğunu gördüğünüzü söyledi. Tüm bu aktardıklarım elbette İsrail de yaşayan insanların aleyhine kullanılabilecek malzemeler değildir. Herkesin güven içinde yaşama hakkı olmalıdır.

Ancak, görünen o ki, İsrailliler işgalciliklerinin ve kan dökücülüklerinin bedelini sürekli korku içinde yaşayarak ödüyorlar. Halbuki korku içinde yaşamaktansa barış ve güven içinde yaşamak çok daha iyi değil mi

Çölü yeşertmiş olmanın, bir refah toplumu oluşturmanın insanların mutluluğuna katkısı olmuyorsa o gelişmişliğin ne yararı olur

İsrail e gidip gelenlerin bazı ortak tespitleri var. O da  teknolojik alanda sağlanan gelişme, çölde sağlanan tarımsal başarı. Bu konularda hemen herkesten aynı şeyleri dinliyorum. Ama bu arada, İsraillilerde bir İslam düşmanlığının hakim olduğu, her fırsatta bunu dile getiriyor olmaları da ayrı bir tesbit.

Söz gelimi İsrail de ortak düşünce Hz. Ömer, Selahattin Eyyubi ve Yavuz Sultan Selim birer işgalci olarak takdim ediliyor. Halbuki bu üç isim de buraları fethettiklerinde Hristiyanlara karşı mücadele verdiler. Ve zamanlarında özellikle Kudüs te tüm dinlerin müntesiplerine adaletle muamele ettiler. Bunların zamanında Kudüs te kesinlikle soykırım uygulanmadı. Ama, Haçlıların işgali sırasında bölge kan gölüne döndürüldü. Olayın bir başka boyutu ise Hz. Ömer den Selahattin Eyyubi ye ve Yavuz Sultan Selim e gelen süreçte müslümanlar hiçbir zaman Yahudilerle karşı karşıya gelmediler. Savaşları Hristiyanlara karşı oldu. N e var ki, Yahudiler tek düşman olarak Müslümanları görüyor ve böyle takdim ediyorlar. Tarihi olayları çarpıtarak hatta bir takım iftiralar ekleyerek anlatıyorlar. Meseleye bu açıdan bakıldığında Hristiyanlar ile Museviler arasında açık bir ittifak var. Halbuki tarihin hiçbir safhasında Müslümanların Yahudilere karşı bir saldırısı ve zulmü söz konusu olmadığı gibi, aksine Hristiyanların zulmunden kurtulmak için Müslüman Osmanlıya sığınmışlardır. Meseleye bu açıdan bakıldığında İsrail de Türkler ve Türkiye lehine bir takım sözler söyleniyor olması da insana  takiye gibi geliyor. Benim tarihime söven, bizı Hristiyanlar adına suçlayan bir toplululuğun Türkler lehine bazı şeyler söylemesinin samimiyetine nasıl inanılacak

Belli ki özellikle Siyonist Yahudiler kendilerine göre bir tarih uydurmuşlar ve bu uydurdukları tarih içinde Müslümanlar onların esas düşmanı. Böyle olduğu içinde Filistin de soykırım uyguluyorlar. Bir yandan kendilerinin soykırıma uğradığını ileri sürerek tüm dünyanın merhametine sığınıyor öbür yandan da kendileri aynı yola başvuruyorlar. Bu bakımdan ister yalancılıklarından dolayı korkuyor, ister korktukları için yalan söylüyor olsunlar neticede kendi kendilerine bir Korku Cumhuriyeti oluşturmuş oluyorlar. Tarihi bile kendi yalanlarına alet ediyorlar. Böyle olmasaydı Selahattin Eyyubi ye Yavuz Sultan Selim i suçlayabilirler miydi Bir kere olsun  1517 yılından 1917 yılında Kudüs ün İnglizlerin eline geçişine kadar o kutsal topraklarda kan dökülmediğini hatırlamaları gerekmez mi Halbuki kendi işgallerinde o topraklarda kanın hiç dinmediğini göremezler mi

Tarih yalan üzerine bina edilirse ortaya vahşet çıkar, öyle de oluyor.