Kör olası görsel medeniyet

Abone Ol

Ömrünü bilgi, eğitim, kültür ve faydalı işler ile geçiren fakat hak ettikleri değeri elde edemeyen gençler…

Medeniyetin karanlık sokaklarında kaybolan yiğitler…

Ve bilgili, görgülü, seviyeli, örtülü olduğu halde “prezantabl” olmadığı gerekçesiyle iş bulamayan hanımlar…

Yol kıyısında mendil satan çocuklar…

Ekmek parası için ağır iş ortamlarında çalışan işçiler…

Özgürlüğü kısıtlanan ve engellenen Müslümanlar…

Hepsi bu kör medeniyetin kurbanları değiller mi

Eğer bu insanlık, para, mevki ve sırf sarışın ve mavi gözlülerden ibaret bir medeniyet olmaktan çıkmazsa, sadece sosyal hayatımızda değil, evliliklerde, iş yaşamında ve hayatın her alanında bir sığlaşma ve körleşme baş gösterecektir. Ve toplum, paralının parasıza, haksızın haklıya üstünlüğünü onaylayamaya devam ederken, ölen insanlığın külleri de savrulup gidecek…

Bir toplumu ayakta tutan ne sırf ekonomik kalkınma ne de küresel normların ürettiği renkli hayatlara sahip olmaktır. Bunun yanında toplumlar ancak din, kültür, tarih, gelenek ve ananelerini ayakta tutarak ayakta kalabilir. Çünkü insanlığın omurgasını bu değerler teşkil eder.

Bu gün bütün Ortadoğulu Müslüman halklar, bir kültürel savaşın enkazı altında yaşıyorlar. Her ne kadar kendilerini diğerlerinden ayıran özden kopmasalar da bu özü besleyen damarları kurutup iş görmez hale getirmektedirler.

Görsel medeniyet, bu kesimler için iyi bir hizmet aracı olmuştur. Artık bu medeniyetin taşıyıcılığını yapanlar, eğitimde, sosyal ve iş hayatında aile içerisinde edinilen maddi ve manevi serveti körelterek yerine boyalı, cafcaflı bir hayat tarzı getirip sömürülmeye müsait yığınların ortaya çıkması için hizmet vermekteler. Bu yığınlar şimdi bütün gayret ve yönelimleriyle şu dünya cennetine sahip olmaktan başka bir şey düşünmüyorlar. Ama bu gidişin sonu nereye varır hesap eden yok…