Kopenhag‘da yapılan BM İklim Zirvesi gelişmekte olan ülkeler mali yardım yapılmasını öngören ‘‘Kopenhag Mutabakatı‘‘ ile sona ererken, olumlu bir sonuç alınmadığı "fakirler için bir felaket" olduğu yorumu yapıldı.
Kalkınmakta olan 130 ülkenin oluşturduğu G77 ülkelerinin dönem başkanlığını yürüten Sudan‘ın delegesi Lumumba Stanislas Dia-Ping, önceki akşam Kopenhag‘da BM İklim Zirvesinde varılan anlaşmanın ‘‘tarihin en berbat‘‘ anlaşması olduğunu söyledi.
‘‘Dünya Dostları‘‘ adlı sivil toplum örgütü de ‘‘fakirler için bir felaket‘‘ açıklamasında bulundu.
Önceki akşam zirve sonunda kabul edilen bildiriyi yorumlayan örgüt, ‘‘Zengin ülkelerin, özellikle de baş kirletici ABD‘nin sera etkisi oluşturan gazların salımını azaltma sözü vermekteki kapasitesizliği kalbimizi kırdı‘‘ ifadesine yer verdi.
Açıklamada ayrıca, ABD Başkanı Barack Obama‘nın küresel ısınmayı kontrol etmek için sıkı bir plan uygulama ihtimalini ortadan kaldırdığı da belirtildi. Greenpeace de yıllar süren müzakerelerin ardında şimdi ortada sadece bir niyet deklarasyonunun bulunduğunu, bunun da gelecek kuşaklara daha güvenli bir gelecek bırakma konusunda kimseyi bağlamadığını açıkladı.
Uzmanlar memnun değil
Obama‘nın, BM İklim Zirvesi‘nde başta Çin olmak üzere kimi ülkeler nezdinde yürüttüğü temaslarda ilerleme sağlandığı bildirildi. Amerikalı yetkililer, ABD ile Çin, Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika arasında, küresel ısınmaya yol açan sera etkisini oluşturan gazların atmosfere salınımının sınırlandırılması çerçevesinde bir mutabakat sağlandığını söylediler. Gelişmekte olan ülkelerin zirvede öncülüğünü yapan bu 4 ülke, zengin ülkelerin daha fazla sınırlandırmaya gitmeleri gerektiği gerekçesiyle müzakereleri zaman zaman tıkamıştı. Bir yetkili, ‘‘Anlamlı bir anlaşma, ancak iklim değişikliğiyle mücadele konusunda yeterli değil‘‘ derken, ‘‘Buna karşın önemli bir ilk adım‘‘ yorumu yaptı. Yetkili, anlaşmanın hiçbir tarafı tatmin edici olmadığını, fakat bunun ‘‘ileriye yönelik atılmış tarihsel bir adım olduğunu‘‘ ve ileride bunun üzerine yeni gelişmelerin bina edilebileceğini bildirdi.
Yetkililere göre anlaşma, ‘‘zengin ve gelişmekte olan ülkeler arasında finans mekanizması üzerinde sağlanan mutabakat, salınım kısıntısı, atmosferin ortalama ısı artışının 2 dereceyle sınırlandırılması, salınım konusunda karşılıklı bilgilendirme‘‘ konularını içeriyor. Atmosferin ısısının sanayi devrimine göre yükselmesi konusunda, 2 santigrat derece, bilimcilere göre kritik eşik.
Buna karşın uzmanlar, daha önce dağıtılan taslaklar ışığında, zirveden bağlayıcılığa ilişkin bir karar çıkmayacak olmasından rahatsız. Uluslararası Kuşların Korunması Birliği‘nden John Lanchberry, ‘‘Çok basit bir ilerleme. Ardından gelecek adım belli değil. Nihai anlaşmaya nasıl ulaşılacağı net olmalıydı‘‘ dedi. Küresel Rüzgar ve Enerji Konseyi Genel Sekreteri Steve Sawyer, ‘‘Gördüğüm taslağa bakılırsa, siyasal bildiriden öteye geçmeyen bir kağıttan ibaret‘‘ diye konuşurken, Kyoto Protokolü Görüşmeleri Başkanı John Ashe de, ‘‘Bu konferansa başlarken girdiğimiz, hukuken bağlayıcı bir anlaşma gibi beklentilerimizden çok uzaklarda kaldık‘‘ dedi.