Kooperatiflerin özellikleri ve devletten istekleri

Abone Ol

III. binyıl medeniyetini kurarken, kurumsallaşmada kooperatifleşmenin ana kurum olduğunu hatırlatmıştık. Kooperatifler devletimizden neler isteyecek 1) Devletimiz bugün ormanları, tarihi sit alanlarını, doğa sit alanlarını, birçok ekilmeyen çıplak alanları vatandaşlara yasaklamaktadır. Ormanlar korunacak, tarihi sit alanları korunacak, doğa sit alanları korunacak; koruyalım ama aynı zamanda buralardan yararlanalım. Devlet kooperatiflere ortak olacak ve oralarda kurulan dinlenme sitelerinden ve yüz lojmanlı işyeri apartmanlarından gelen kira paylarının beşte birinden yararlanacaktır. 2) Yerel yönetimler yani belediyeler, TEK, Karayolları gibi işletmeler bu sitelerin altyapılarını getirecekler ve bu sitelerin kira payının beşte birini alacaklardır. Böylece bunlar da bu kooperatiflere ortak olacaklardır. 3) Devletimiz bu yapılaşmaya koyduğu toprak/arazi karşılığı tesislerin beşde birine sahip olacağından ayrıca burada çalışanlardan vergi almayacak. Tüccar malzeme verip karşılığında hisse senedi alacak. Hisse senedini sattığı zaman elde ettiği kârın vergisini ödeyecek. Bugünkü mevzuat böyledir. Burada çalışanlar Bağ-Kur’lu olacak. Emeklerinin karşılığı olan pay belgelerini sattıkları zaman elde ettikleri gelirin vergisini ödeyecekler. Bugünkü mevzuat aynen uygulanacaktır. 4) Adil Düzen işletmelerinde vergilendirme, mala-mal marketlerine mal satan halkın malı dışardan aldığı parada KDV ödenmiş olacak ve aldığı hizmetten dolayı KDV’yi hizmet veren işletmelerden alamayacak.

Bucak kuran başkana sözleşme hazırlayan fıkıh âlimleri ve diğerleri, cemaatin sorunlarını hukuki alanda çözecek, başkan ise bunu devlet nezdine savunacak ve uzlaşacak... Devletimizden istediğimiz herhangi bir ayrıcalık değildir, devleti zarara sokan herhangi bir yasayı da önermeyeceğiz; sadece “zulüm düzeni”nin sona ermesini istiyoruz... Bir örnek: I. Dünya Savaşı’nda düşman tarafında yer aldıkları için ülkemizden mübadele yoluyla sürülen kimselere şimdi haklarıdır diye vakıf arazileri iade ediliyor... Bizim ortaklarımızın parası ile satın aldığımız ve bugün 50 milyon dolar değerindeki İzmir-Yaylabelen’deki tapulu arazimizi ise devletimiz gasp etmeye devam ediyor! Bize kırk yıldır yapılan bu zulme de artık son verilsin...

Bu vesileyle başkanın yetki ve görevleri ile yapması gerekenleri hatırlatalım: a) Başkan, Kur’an’ı tefsir edip çağımızın sorunlarını çözen âlimlerden oluşmuş bir cemaat bulacak... Allah artık melek gönderip vahiy ile emirlerini bildirmemektedir. Yapılması gereken Kur’an Arapçasını ve ilgili ilimleri, asrın fen ilimlerini, fıkhı ve muhasebeyi öğrenip içtihatlar yapıp icmaları ile tebliğlerini başkana ulaştırmaktır. Demek ki başkanın bir numaralı görevi böyle müçtehitlerden oluşmuş bir cemaati bulup oraya hicret etmek ve onlarla beraber gerekenleri yapmaya başlamaktır. b) O âlimler cemaatini ana bilgi kaynağı olarak benimseyip onların ittifaklarını kabul etmesi gerekir; tabii kendisi de katılıyorsa. İhtilaf ettikleri hususta ise kendi içtihatlarını esas alacak, yukarıda sayılan projeleri tamamlayıp yaptığı sözleşmeye ortaklar aramaya başlamalıdır. c) Ortaklar dört sınıfa ayrılacaktır: 1) Birincisi katıldığı âlimler cemaatidir. Bunlar mukarrabundur, evvelundur, sabikundur. 2) İkinci sınıf ortaklar ise buraya maddi imkânları ile katılanlardır, sermaye ortaklarıdır. Bunlar ortaklığı maddî olarak destekleyeceklerdir. 3) Üçüncü sınıf ortaklar ise Adil Düzen işletmelerinde “işçi” olarak değil “ortak” olarak çalışanlardır. Bunlar bu projeye inananlardır. 4) Dördüncü sınıf ortaklar ise bizimle Adil Düzen kuralları içinde alışveriş yapanlardır. Örnek olarak, biz malları piyasaya satmayız, piyasadan da mallar almayız; ortak tüccarlarımız alır ve satarlar. Onlar bizimle ilişkide bulunurken şeriat hükümlerine uyarlar, dışarı ile ilişkide bulunurken ise mevcut düzene uyarlar.

Kooperatif “Adil (Ekonomik) Düzen ortaklığı”dır, siyasi ortaklık değildir, dolayısıyla ortaklar arasında siyası fark gözetmez; dini cemaat değildir, ortaklar arasında dini farklar gözetmez. Öğrencilerimiz onların üniversitesinde okurlar ve diploma alırlar. Mesleklerini icra ederler. Ne var ki oradan aldığı diploma şarttır ama yeterli değildir. Ayrıca Kooperatifin telif ettirdiği kitapları da okuyarak imtihan verirlerse, Adil Düzen işletmelerinde güvenceli iş yapabilirler. Müsbet ilmin verilerini Kooperatif aynen benimser, ilmin istismarına izin vermez, ilmî olmayan varsayımlardan ayıklayarak gerçek müsbet ilim mekanizmasını kurar. İlim amel içindir. O halde faydasız bilgilerle insan beyninin doldurulmasına karşıdır…