Konuşmayın! Oy da vermeyin! Çünkü burada yaşamıyorsunuz!

Abone Ol

Her seçim döneminde aynı itiraz yükseliyor: “Gurbetçiler oy kullanmasın!”
Peki çözüm ne? Saadet Partisi’nin yıllardır dile getirdiği gibi, yurt dışı ayrı bir seçim bölgesi olursa hem adalet sağlanır, hem de temsil.

82. Seçim Bölgesi zamanı gelmedi mi?

Ne zaman gurbetçilerle ilgili bir yazı yazsam, altına mutlaka şu tür yorumlar düşüyor:
“Gurbetçiler oy kullanmasın!”
Ya da sosyal medyada aynı cümleyle karşılaşıyorum:
“Orada yaşıyorsan, buranın geleceği hakkında karar verme kardeşim!”

Sanki vatandaşlık sadece adresle sınırlıymış gibi…
Sanki bizler artık bu ülkenin bir parçası değilmişiz gibi…

“Madem burada yaşamıyorsunuz, Türkiye hakkında konuşmayın.”
“Sandığa da gitmeyin!”
Hatta daha açık konuşanlar da var:
“Konuşmayın! Oy da vermeyin! Ve mümkünse tamamen susun!”

Teşekkür ederiz, mesaj net: Yurt dışında yaşayan milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına çizilen rol belli. Vergi gönder, döviz bırak, yazın gel, alışveriş yap, memleket hasretiyle duygulan ama ülke hakkında fikir beyan etme!
Siyasi tercihini söyleme. Seçim zamanı sandığa yaklaşma.
Kısacası: Ya sus, ya sus!

Açık konuşayım; bu eleştirilerin bir kısmı haksız değil. Ben de şahsen, Türkiye’de yaşamayan bizlerin sadece oy kullanma hakkına karşıyım. Çünkü burada yaşamıyoruz. Kararların doğrudan sonuçlarını biz değil, Türkiye’deki vatandaşlarımız yaşıyor. Sandıktan çıkacak bir tercihin acısını ya da faydasını biz değil, içeridekiler birebir hissediyor.

Ama bu durum, bizlerin tamamen susturulması gerektiği anlamına mı geliyor?

Elbette hayır. Çünkü bizler hâlâ bu ülkenin vatandaşlarıyız. Kimliğimiz, kültürümüz, ailemiz Türkiye’de. Doğduğumuz topraklar orası, aidiyetimiz oraya.
Ve daha da önemlisi, Türkiye’yle bağımız sadece duygusal değil; ekonomik, toplumsal, kültürel olarak da süregelen bir ilişki bu. Yıllardır döviz gönderiyoruz, yatırım yapıyoruz, taş üstüne taş koyuyoruz. Bazılarımız Almanya’da, Fransa’da, Hollanda’da Türkiye’nin gönüllü temsilcisi gibi çalışıyor.

Peki ne yapılmalı?

Yurt dışı oy hakkı konusunu artık sığ bir tartışma olmaktan çıkarmalıyız.
Çözüm belli: Yurt dışı, ayrı bir seçim bölgesi olmalı.

Yani 82. Seçim Bölgesi kurulmalı. Avrupa’daki, Amerika’daki, Orta Doğu’daki milyonlarca Türk vatandaşı kendi milletvekilini kendisi seçmeli. Bu sayede temsil adaleti sağlanır. Hem oy hakkına dair itirazlar azalır, hem de “orada oturup burada karar veriyorsunuz” serzenişi sona erer.

Bugün Fransa, İtalya, Portekiz, Tunus gibi ülkeler bu sistemi yıllardır uyguluyor.
Tunus bile yaptı!
Biz hâlâ “ya oy verin ya susun” ikileminde debeleniyoruz.

Oysa bu, yeni bir fikir değil. Saadet Partisi yıllardır bu çözümü savunuyor.
Yurt dışı seçim bölgesi, ne partisel çıkarlarla ne de popülist çıkışlarla izah edilecek bir konu değil. Bu bir temsil meselesidir. Bu, milyonlarca vatandaşın sesini duymak ya da susturmak arasındaki tercihtir.

Unutmayalım: Oy vermemek bir tercihtir; ama susmak, bir zorunluluk olamaz.
Biz sadece oy değil, temsil hakkı istiyoruz.
Gelin, adil bir çözümde buluşalım. Gelin, 82. Seçim Bölgesi’ni birlikte kuralım.