Ege’nin karşı kıyısından gelen haberler bu yaz tatil planı yapanların neşesini kaçıracak cinsten. Turizm sezonunun tam ortasında susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya kalan adalarda halk ve işletmeler büyük bir çaresizlik içinde. Yıllardır süregelen ihmaller ve iklim krizi birleşince, cennet köşeler adeta alarm vermeye başladı. Bölgede hesaplar şaştı, yerel yönetimlerin ve adaya gelen turistlerin kafası oldukça karışık.
Altyapı Çöktü, İçme Suyu Deniz Suyuna Karışıyor
Yunan basınında yer alan haberlere göre; kuraklık, kontrolsüz artan su tüketimi ve yetersiz altyapı, su kaynakları üzerindeki baskıyı tırmandırdı. Yunanistan Çevre ve Su Kaynakları Genel Sekreteri Petros Varelidis, su sıkıntısının geçici değil kalıcı bir tehdit olduğunu belirterek, "Yeni turizm yatırımları mevcut altyapı kapasitesi dikkate alınarak planlanmalı" uyarısında bulundu. Bazı adalarda içme suyu şebekelerindeki kaçak ve kayıp oranının yüzde 60'a kadar ulaştığına dikkat çeken Varelidis, yeni tesisler inşa etmek yerine öncelikle mevcut altyapının yenilenmesi gerektiğini ifade etti.
Tehlikenin boyutunu gözler önüne seren bir diğer açıklama ise Deprem Planlama ve Koruma Kurumu (OASP) Başkanı Efthimios Lekkas'tan geldi. Lekkas, yeraltı su kaynaklarına deniz suyunun karışması riskinin hızla arttığını, bu durumun bazı bölgelerde tatlı su rezervlerini tamamen yok edebileceğini vurguladı.
Deniz Suyu Arıtma Sistemleri Çözüm Mü?
Yaşanan kriz karşısında belediyeler yaz sezonu öncesinde acil su tasarrufu tedbirlerini devreye soktu. Uzmanlar, su ihtiyacının karşılanmasında deniz suyunun arıtılmasının önemli bir alternatif oluşturduğunu kaydetti. Ancak bu sistemlerin yüksek maliyetli ve aşırı enerji tüketen yapısı nedeniyle tek başına kalıcı bir çözüm olamayacağı ifade edildi. Yıllardır biriken altyapı sorunlarının faturası, turizmin en canlı olduğu dönemde ağır bir şekilde ödenmeye başlandı.
Olağanüstü hal ilan edilen adalarda su kullanımına getirilecek yeni kısıtlamalar ve Atina yönetiminin turizm sezonunu kurtarmak adına atacağı acil adımlar bekleniyor.