Yaşadığımız hayatın tuhaf olmadığını düşünen var mı En
tuhafını bahsedeceğim bugün. Acılarımızın komik olduğundan mesela. Nasıl mı
Buyurun başlayalım.
Malum kış ayındayız, şehirlerin çoğu kara teslim oldu.
Hele bugün sokaklar kaygan bir zeminden ibaret adeta. İlk olarak işte böyle bir
günde, karın yağmış ve sokakların buz tutmuş olduğu bir günde anlamıştım benim
acımın komik olduğunu. Dar bir sokaktan okula giderken. Henüz ilkokuldaydım o
zamanlar. Sırtımda boyumdan büyük ağır bir çanta. Korka korka yürüyorum hatta
yürüyemiyorum kayıyorum. Hafif yokuş olan bir yere geldim. Buradan nasıl
geçeceğim derken beklemediğim anda kendimi havada buldum. İki ayağım birden
hayatımda ilk defa yerden kesiliyordu. Sanki uçuyordum fakat bu uçuş fazla uzun
sürmedi. Kendimi sırtüstü yerde buldum. Belim fena halde acıyordu. Doğrulmaya
çalışırken karşıdan bir kızın geldiğini gördüm yaşça benden büyüktü. Bana
yardım eder diye içim rahatladı. Ayağa kalkmaya çalışırken tekrar ve tekrar
düştüm. Öyle kaygandı ki bir ayağımı basınca ötekini basmaya kalmadan
düşüveriyordum. Umutla beklediğim kız ise ne yaptı biliyor musunuz Yanımdan
geçti, kaldırımda durdu ben bana yardım etmek için durdu sandığımda
kahkahalarla gülmeye başladı. Bense artık dayanamamış ağlamaya başlamıştım.
Belim mi daha çok acıyordu kalbim mi bilmiyorum. Ama benim acım komikti bu
ispatlanmıştı.
Büyüdüğümde de devam etti bu. Acılarım herkese sürekli
komik gelir oldu. Bir dersten zayıf aldığımda bütün sınıf güldü. Herkes o günü
mü beklemişti Güçsüz olduğum zamanlara güçlüler güldü. Benim acılarım dünyanın
en komik acılarıdır.
Yarın öbür gün bir inşaatta dolaşırken seksen dördüncü
katta ayağım takılsa da yere çakılsam bütün inşaat eminim ki gülecek. Benim
düşüşlerim çok komiktir.
Bu durumun herkes için var olup olmadığını bilemem. Belki
de insanlar olarak hor görmek istediklerimize gülüp duruyoruz. Bunda şeytani
bir zevk mi var artık neyse. Birisinin kolu mu kırıldı gülelim hah hah ha! Ne
kadar da komik öyle değil mi
Yazdığımız şiirler de daima bir kesimin komedi oyuncağı
olmuştur. Acılarımızı ti ye alıp alıp gülenler tepeden bakanlar ya da rol
yapıyor diyenler. Siz hayatı ne sanıyorsunuz ya hu Çocuk oyuncağı mı bu hayat
Paldır küldür yaşanacak bir şey mi Gülten Akın boşuna dememiş ah kimselerin
vakti yok durup ince şeyleri anlamaya diye. Hakikaten kimsenin vakti yok.
Edebiyatla uğraşanlara boş işlerle uğraşıyor deyiveriyorlar. Ne sizin dolu
işiniz Para kazanmak mı Nereye götüreceksiniz o paraları O paralarla sevgi
satın alabiliyor musunuz Sizi mutlu edecek bir eş, huzurlu bir hayat satın
alabiliyor musunuz Paranızla menfaate dönüyor her şey. Para kazanmaya başlayan
kızların kısmeti ne hikmetse birden açılıyor. Sizi mi seviyorlar paranızı mı
Bu kuşkuyla hangi hayat mutlu yaşanabilir Hangi insana güvenebiliriz esasında
sevdiği şeyin ne olduğunu anlamaya çalışırken.
Acılarımıza gülmeye devam edecekler. Sokaklarda kalan
Suriyelileri aşağılarken bir gün kendilerinin de bir sokak sakini
olabilecekleri ihtimalini unutarak. Suriye nin akademisyenleri şu an Türkiye de
temizlik işçisi olmak için çırpınıyor. Yazıklar olsun makama mevkie insandan
önce öncelik veren ruhsuzlara. Ve dahi yazıklar olsun acılarımıza gülen
soysuzlara!