"Disko"da işkenceyle öldürülen Uğur Kantar cinayetiyle ilgili başlatılan soruşturmada sona gelindi. Askeri savcılığın hazırlığı iddianame mahkemece kabul edildi. İddianamede, Uğur‘u ölüme götüren işkenceler detaylı bir şekilde anlatıldı.
Kıbrıs‘ta askerlik yaparken terhisine çok kısa bir süre kala, askeri disiplin koğuşunda gördüğü işkencelerin ardından hayatını kaybeden Er Uğur Kantar‘ın ölümüyle ilgili başlatılan soruşturma tamamlandı. Askeri mahkemenin kabul ettiği iddianamede iki gardiyanın işkence yaptığı belirtildi. Cezaevi Müdürü ise görevi kötüye kullanmakla suçlandı. İddianamede, "disko" diye tabir edilen askeri disiplin koğuşuna atılan 19 asker de mağdur olarak yer aldı.
Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Kantar‘ın işkence gördüğü Disiplin Cezaevi‘nde gardiyan olarak görev yapan Ayhan Arslan ve Fırat Keser‘in "neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence" suçundan cezalandırılması istendi. Gardiyan Recep Tekin "beş kez kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kasten yaralamak", Cezaevi müdürü Ayhan Şentürk ise "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak" ile suçlanıyor. Gardiyanlar Süleyman Özdoğan, Özkan Belmen ve Ahmet Yurdusevdi hakkında da "görevi kötüye kullanma" suçlamasında bulunuldu.
Düzmece tutanak tutmuşlar
Söz konusu iddianamede, gardiyanların bu işten sıyrılmak için iki tane sahte tutanak tuttukları da anlatıldı. Sanıklar Ayhan Arslan ile Fırat Keser‘in 25 Temmuz günü hazırladığı iki adet tutanakta öldürülen eri haksız çıkartmaya çalıştıkları ortaya çıktı. Tutanaklardan birinde Kantar‘ın Disiplin Cezaevi‘ndeyken "sivil eşya deposunda bulunan demir raflara kafasını vurarak kendine zarar verme girişiminde bulunarak kendini askerliğe elverişsiz hale getirme suçunu işlediği" iddia edilmiş.
İkincisinde ise Kantar‘ın "sorumsuz davranışlarda bulunduğu, diğer mahkumlara adaba uymayan el hareketleri yaptığı, cezaevi bahçesinde bulunan çöp konteynırlarına tekme atarak devlet malına zarar verme girişiminde bulunduğu" öne sürülmüş. Kantar‘ın bilinci yerinde olmadığı için tutanakları imzalayamadığı ancak gardiyanlar tarafından parmak izinin alındığı da anlaşıldı.
"Komutanım ne olur vurmayın"
İddianamede talihsiz askeri ölüme götüren süreç de anlatıldı. Disiplin cezası alan Uğur, 18 Temmuz günü cezaevine konuldu. Kantar‘ın bu sırada su içme ve tuvalete gitme gibi ihtiyaçları karşılanmadı. Kantar‘ın gardiyanla görüşmek istemesi üzerine bir başka gardiyan Fırat Keser, Kantar‘ı yakasından tutarak, "babamın oğlu musun, sen dayağı hak ettin" dedi ve Kantar‘ı dövmeye başladı. Başına da vurulan Kantar bu sırada sanık gardiyan Keser‘e sürekli, "komutanım ne olur yapmayın, vurmayın" diye bağırdı. Daha sonra bina içine alınan Kantar, gardiyan Ayhan Arslan‘ın vurması sonucu yere düştü. Kantar içeride de "komutanım ne olur vurmayın" diye bağırmaya devam etti. Yerden kalkmayı başararak banyo bölümüne kaçan Uğur Kantar, burada da gardiyanlar tarafından bayılıncaya kadar dövüldü.
Olayın ardından sanık gardiyan Ayhan Arslan, dışarıda bulunan hükümlülere seslenerek, Kantar‘ı üç kişinin almasını söyledi. Banyoya giren hükümlü Mehmet Selman Bektaş, Kantar‘ın üzerinde sadece alt kamuflaj pantolonu olacak şekilde yerde sırt üstü baygın bir şekilde yattığını, üst kısmının çıplak olduğunu ve ayağında botu ve çorabının olmadığını gördü. Bu sırada, sanık gardiyan Arslan, Kantar‘a "kalk kalk numara yapma" diye bağırıyordu.
Eller arkadan kelepçelendi
Banyoya giden hükümlüler Hasan Coşkunlar ile Hasan Ergül, Kantar‘ın taşınmasına yardım ettiler. Gardiyan Arslan, baygın halde olmasına rağmen Uğur Kantar‘ı doktora sevk etmek yerine güneş altında bir sandalyeye oturttu. Sandalyeden düşen Kantar, bu kez elleri arkadan kelepçelenerek sandalyede sabitlendi. Kantar, baygın ve elleri arkadan kelepçeli bir şekilde güneşin altında bekletildi. Kantar‘ın numara yaptığını düşünen gardiyanlar, üzerine su dökerek ayıtlamaya çalıştı. Ancak Kantar‘ın kendine gelmemesi üzerine, 25 Temmuz günü saat 13.00 sıralarında Lefkoşa Nalbantoğlu Devlet Hastanesi‘ne ardından da Ankara GATA‘ya kaldırıldı. Er Uğur Kantar cinayeti davasının ilk duruşmasının 18 Kasım‘da, Girne‘deki Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi‘nde görüleceği öğrenildi.