Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu, Kıdem Tazminatı Fonu uygulamasıyla işverenlerin, bireysel yükümlülükten kurtulacağını ve İş Kanunu‘nda da yer alan esneklik düzenlemelerine uygun olarak, kolaylıkla işçi çıkartabileceklerini savundu.
Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu, Kıdem Tazminatı Fonu uygulamasıyla işverenlerin, bireysel yükümlülükten kurtulacağını ve İş Kanunu‘nda da yer alan esneklik düzenlemelerine uygun olarak, kolaylıkla işçi çıkartabileceklerini savundu.
Müftüoğlu, 61. Hükümet Programı‘nda kıdem tazminatının kaldırılacağı ve yerine bir fon kurulacağı konusunda, kıdem tazminatının çalışanlar için son derece önemli bir hak olmasının ötesinde Türkiye işçi sınıfı için ayrı bir önemi bulunduğunu dile getirdi.
Kıdem tazminatının, 1936 yılında çıkartılan 3008 sayılı ilk iş yasasında yer aldığını ve o zamandan beri uygulandığına işaret eden Müftüoğlu, ‘‘Öte yandan kıdem tazminatı, Türkiye işçi sınıfının mücadelesiyle geliştirilmiş bir haktır. Bu bağlamda, 1936‘da hak kazanmak için 5 yıl çalışma koşulu aranan ve 15 gün üzerinden hesaplanan kıdem tazminatı, işçi sınıfının mücadelesi sonucunda 1975 yılında 1 yıl çalışmayla hak edilmeye ve 30 gün üzerinden hesaplanmaya başlanmıştır. Türkiye işçi sınıfı mücadelesinin önemli bir kazanımı olan kıdem tazminatı, bugünkü uygulamasıyla pek çok gelişmiş ülkeden daha ileri düzeyde bir haktır‘‘ dedi.
Mevcut kıdem tazminatı uygulamasının 1 yıldan az çalışmış olan işçileri kapsamaması gibi bazı olumsuzlukları bir yana bırakıldığında işçiler için bir çok yönden olumlu sonuçlar ortaya çıkarttığına değinen Müftüoğlu, işveren için önemli bir maliyet unsuru olan kıdem tazminatının, işçi çıkartması, özellikle de toplu işçi çıkartmasını caydırıcı bir etken olduğunun altını çizdi.
Fondaki birikimler işçiye dönmez
Müftüoğlu, kıdem tazminatının, işçi çıkartılması konusundaki caydırıcı etkisinin, işçi için fiili olarak iş güvencesinin gerçekleşmesi anlamına geldiğini, işsiz kalan işçinin yeni iş bulana kadar geçecek sürede yaşamını sürdürebileceği bir güvence olduğunu ve bu özelliğiyle bir ölçüde de olsa işsizlik sigortası işlevi gördüğünü belirtti. Müftüoğlu, emekli olan işçinin kıdem tazminatı ile eline geçen toplu paranın, emeklilik ikramiyesi niteliği taşıdığını söyledi.
Hükümetin, çalışma yaşamının yeni liberal politikalar doğrultusunda yeniden düzenlenmesi kapsamında gündeme getirdiği kıdem tazminatının bir fona devredilmesiyle Türkiye emekçilerinin 36 yıllık bu kazanımını da ortadan kaldırmak istediğini ileri süren Müftüoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: ‘‘Çalışma yaşamına ilişkin diğer yasal düzenlemelerde olduğu gibi Kıdem Tazminatı Fonu uygulamasının da temel gerekçesi, ILO ve AB normlarına ‘uyum‘dur ve diğer ‘uyum‘ yasaları gibi sermayenin çıkarlarına uygun düzenlenmeler getirmektedir. Buna göre işverenler, yeni düzenlemeyle bireysel yükümlülükten kurtulacak ve İş Kanunu‘nda da yer alan esneklik düzenlemelerine uygun olarak, kolaylıkla işçi çıkartabileceklerdir. Öte yandan, işçilere geri dönüşü uzun zamana yayılmış olan fondaki birikimler, borsa, mevduat gibi yöntemlerle kredi olarak sermayeye aktarılacaktır.
Sermayeye çıkar sağlıyor
Kıdem Tazminatı Fonu, sermayeye önemli ölçüde çıkar sağlarken, mevcut kıdem tazminatı uygulamasının, işçiler için son derece önemli olan iş güvencesi ve işsizlik sigortası işlevlerini de ortadan kaldırmaktadır. Sermaye kesimi, Mart 2002‘de uygulamaya giren işsizlik sigortası ve Mart 2003‘de uygulamaya giren iş güvencesini gerekçe göstererek, kıdem tazminatının bu işlevlerinin ortadan kaldırılmasına haklılık zemini aramaktadır. Ancak, gerek işsizlik sigortası, gerekse, iş güvencesine ilişkin yasal düzenlemeler, tamamen göstermeliktir ve kıdem tazminatının bu konulardaki işlevini yerine getirmesi mümkün değildir.
Kıdem tazminatının bir ‘fon‘da toplanmasının diğer önemli bir sakıncası da, emekçilerin, tasarrufu teşvik, konut fonu ve en son İşsizlik Sigortası Fonu gibi örneklerden çok iyi bildiği ‘fon‘ uygulamalarının yönetimi ve sonuçlarına ilişkindir.‘‘



