Kod adı: Yeni Dünya Düzeni

Abone Ol

Bir Amerikan filmi izliyoruz. Sahne belli. Platolar

hazır. Patlama düzenekleri önceden belirlenmiş. Zaten kameralar hazır.

Yönetmen action dedi mi, makaralar dönmeye başlıyor. Bu

filmin aktörü yok. Herkes figüran. Süreç önemsiz, aslolan sonuç.

Yöntem değişti, artık provokasyonlar canlı canlı

ekranlara getiriliyor. Bu dijital çağda, Hollywood a has pahalı bir

prodüksiyon, aşama aşama uygulamaya konuluyor.

Önce Boston da, ardından Teksas taki gübre fabrikasındaki

patlama Üç ölü yetmedi, 60 ölüyle gündem belirleme çabası gözlere sokuluyor

adeta. Hâlbuki bu rakam, Suriye nin bir günlük ölü sayısına tekabül ediyor.

Dünyanın kılı kıpırdamıyor. 

Müslümanlar ölünce, sayısal bir değeri yok. Amerikan

vatandaşı ölünce, acaba hangi ülkeye saldıracaklar endişesi yürekleri sarıyor.

Aslında Amerikan vatandaşı da olsa gündem değiştirmek

için öldürülen canların bir önemi yok. Onlar ülkeleri için canlarını veren

zavallı kurban

Tıpkı Kod Adı: Kılıçbalığı filminde geçen replikler gibi.

CIA ajanını canlandıran karakter (John Travolta) şöyle

diyordu:

Başka ülkeye operasyon yapmak için kendi ülkemizin

vatandaşını öldürebiliriz. Bir cana karşılık yüzlerce can almak çok akıllıca

değil mi

Bu filmde adeta kendilerini deşifre etmişler. Yani,

Merdi kıpti sirkatini söyler misali. Dünya düzenini sağlamak, başka ülkelere

demokrasi ihraç etmek uğruna kendi demokrasinin bazen canını okumak

gerektiğinin de altını çiziyorlar. Çünkü sistem bunu gerektiriyormuş.

***

Filmde işlenen aslında Amerikan derin devletidir.

Senatörlerin de bulunduğu çok gizli derin yapılanma,

silahlı birimi olan kara hücre adlı kontrgerilla örgütünün lideri Gabriel Shear

ve çetesinin maceralarını anlatır.

Örgütünün lojistik sıkıntılarını giderebilmek için,

narkotik polisi tarafından iptal edilen kılıçbalığı adlı bir operasyona,

çeşitli paravan şirketler tarafından açılmış bir banka hesabına 9,5 milyar

dolara ulaşan bu parayı elde etmenin yolunu bankanın bilgisayar ağını hack

ettirmekte görür. Bunun için Finli bilgisayar korsanını görevlendirirler.

Filmin birçok sahnesinde güya teröristler tarafından

organize edilen kaçırma olayları anlatılır. Hâlbuki kendilerinin organize

ettiği bir aldatmacadan ibarettir.

Düşünün, Kod Adı Kılıçbalığı filmi vizyondayken, gündemde

ne vardı

Hemen söyleyelim: 11 Eylül de uçaklar, birbiri ardına

ikiz kulelerde patlıyordu. Ne garip bir rastlantı(!) ki, filmde gerekirse

uçakların kendi kulelerinin vurulmasından ve kendi uçaklarının düşürülmesinden

söz ediliyordu.

Sonra akıllarına dank etmiş olacak ki, filmin

kopyalarını apar-topar piyasadan çektiler.

Malum, o gün bütün dünyanın Bin Ladin isimli bir

bedevinin, uçaklara doldurduğu İslamcı militanlarla(!) İkiz Kuleler e

saldırdığına inanmamızı istiyorlardı.

***

Amerikan tarihinde bir de Pearl Harbor baskını vardır.

ABD nin 2.Dünya Savaşı na girmesi için kamuoyunun ikna edilmesi gerekiyordu ve

savaşa karşı çıkan kadroları susturmak için bir tezgâh gerekiyordu Ki bu Pearl

Harbor un bir tezgâh olduğu yıllar sonra ortaya çıktı Bu konu bile ayrı bir

yazı konusu.

***

1990 lı yıllarda başlayan, Yeni Dünya Düzeni 2001 de hız

kazandı, yanı sıra çeşitli bölgelerde siyasi, ekonomik ve askeri güç açısından

yeniden şekillendi. Gerçi Balkanlar ve Kafkasya da stabil durum gelişirken,

Orta Doğu da fırtına henüz hızını kesmedi.

Bu bağlamda Mahir Kaynak ın ifadesi ile Yeni Dünya Düzeni

2020 yılında oturur (Takvim). Ladin in ortadan kaldırılmasından sonra gelişen

olaylar yeni senaryoları da beraberinde getirecektir.

Boston ve Teksas taki patlamalar bunun açık bir

göstergesi.

Yeni senaryolara, yani yeni patlamalara hazırlıklı olun!