Koalisyon görüşmeleri

Abone Ol

7 Haziran seçimleri geride kaldı.  Başbakan Ahmet Davutoğluna hükümet kurması için tanınan süre 23 Ağustosta doluyor. Şimdilik koalisyon görüşmeleri CHP ile yapılmakta. Gerçek niyetleri MHP ile anlaşmak. Dilerseniz bu konuyu biraz açalım.

Sözü uzatmaya gerek yok; AK Partililer, önce, olmazı göstermek için CHP ile görüşmeleri bu kadar uzattılar. Asıl düşünceleri Kasım ayında seçime gitmek. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanının talebi bu yönde. Bunca nafile turların ardından ülke insanına zımmen şöyle denilmiş olacak: "Ey millet gördünüz işte CHP ile olmuyor, biz de MHP ile anlaştık ve seçimleri yeniliyoruz." Bu anlamda bir ifadenin ardından ülkeyi erken seçime götürmeleri kuvvetle muhtemeldir. Bunlar koalisyonla, ortakla iş yapamazlar. Bu durum AK Partinin varlık sebebine aykırıdır. Uzlaşma, birlikte yönetme bir kültür işidir. Bu parti sürekli zıtlıklar üzerinden siyaset yaparak, milleti ayrıştırarak iktidarını muhafaza edebilmiştir. Mevcut iktidar partisi uzlaşı ve koalisyonla yönetme anlayışının çok uzağında bulunmaktadır. Şu soruya verilecek doğru cevap bu konunun daha iyi anlaşılmasına katkı sunacaktır.

Sayın Erdoğanın muhtemel bir erken seçimle kaybedeceği ne var

Cumhurbaşkanlığı zaten devam ediyor.

Peki, ya tutarsa

Yani, AK Parti yapılacak olan bir erken seçimde ya tek başına iktidara gelirse

O zaman, hem siyasal ömürlerini uzatmış olacaklar, hem de, Sayın Cumhurbaşkanının başkanlık hayalleri devam edecektir. Bırakın tek başına iktidar olmayı, eğer yapılan araştırmalarda dramatik bir düşüş gözükmüyor ise, bunlar gene erken seçim kararı alırlar.

Tabii, ülkenin tek gündemi koalisyon ihtimalleri yada erken seçim değildir. Bunların dışında iki önemli konu daha var:

1- HDPnin kapatılması talepleri ve parti yöneticilerine açılan soruşturmalar.

2- Türkiyenin adım adım savaşa sürüklenmesi.

Birinci madde için düşüncemiz belli; partileri millet açar ve millet kapatır. DSP örneğinde olduğu gibi. Millet bu partiyi 17 Nisan 1999da yüzde 22 ile iktidar yaptı, 3 Kasım 2003te ise yüzde 1 oy vererek fiilen kapattı. Denilebilir ki parti ikiye bölündü. İsmail Cem, Kemal Derviş ve Hüsamettin Özkanı da yanına alarak YTPyi kurdu onun için DSP bu kadar az oy aldı. Evet, bu doğru; parti bölündü, ancak ikisi de bir varlık gösteremediler; her iki parti de yaklaşık aynı sonucu aldı ve ikisi de aynı akıbete uğradı. Millet oy vermeyerek bu partiyi ve onun temsil ettiği düşünceyi işlevsiz hale getirdi.

Birde Selahattin Demirtaş olayı var... Son zamanlarda yıldızı parlatılan... Önce hükümet sözcüsü Sayın Bülent Arınç, bu adamın bir proje olduğunu söyledi ve konu epeyce tartışıldı. Geçtiğimiz günlerde de İmralı tarafından benzer açıklamaların yapıldığı basında çıktı. Şayet bu Eş Başkan uluslararası bir proje ise, o zaman yargı sistemi soruşturma açmakla dış mihraklara hizmet etmiş olmuyor mu Üstüne üstlük bir de partisi kapatılırsa kim tutabilir

Unutulmamalıdır ki, Recep Tayyip Erdoğan da benzer süreçlerden geçirilerek mevcut konuma ulaşmıştı.

Savaş meselesine gelince; bu konu epeyce derin bir meseledir. Aslında, adı tam olarak konulmasa da üçüncü dünya savaşı başladı ve devam ediyor. Bilindiği gibi 1990ların başında ABD Irakı işgal etti. Adına Yeni Dünya Düzeni dedikleri bir tez attılar ortaya. Akabinde 11 Eylülle başlayan kaosa dayalı yeni düzen arayışlarına dünya şahitlik etti. 2003 yılının Ağustos ayında dönemin ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Gondalizze Riceın kaleme aldığı ve Washington Poss Gazetesinde yayınlanan;"Ortadoğunun Dönüştürülmesi" başlıklı makalesiyle BOP planı devreye sokuldu. 2013ün Ekim ayında ise, yeni haritalar gündeme damgasını vurdu. Bu plana göre Ortadoğuda beş ülkeden Irk ve Mezhebe dayalı yeni devletçikler oluşturulacak.

Bir yanda hükümet kurma çalışmaları ve seçimlerin yenilenmesi hesapları yapılırken, öbür yanda, yeni savaş planları devreye sokuluyor. Bu vahim durumu en az hasarla atlatmamız için evvela bütünlüğümüzü muhafaza etmemiz gerekir. Sonra da Çanakkalede olduğu gibi; el ele, gönül gönle ve omuz omuza vererek emperyalistlerin oyununu hep birlikte bozmamız gerekir. Allah yar ve yardımcımız olsun.