Seçim sonuçlarının toplumsal yankılarıyla ilgili yüksek
perdeden yorumlar sürerken, hiç kuşkusuz seçim akşamına damga vuran bir medya
garabetini ifade etmeden geçemeyeceğiz. Neydi bu garabet Sandıkların açılmaya
başladığı ilk saatlerden itibaren, tüm Türkiye genelinden sonuçları alıp
medyaya servis eden iki haber ajansının ortaya koyduğu veriler. Cihan Medya
Ajansı nın servis ettiği sonuçlarda Cumhuriyet Halk Partisi, özellikle üç büyük
şehirde ve bazı vilayetlerde önde gidiyor, Anadolu Ajansı nın sunduğu verilerde
ise durum tam tersi bir tablo sergiliyordu. Nitekim televizyonların seçim
sonuçlarıyla ilgili yaptıkları ve uzman konukların yer aldıkları programlarda
bu garabet, keskin bir şekilde ele alındı ve neden böyle bir grafikasyon ortaya
çıktığı noktasında farklı yorumlar yapıldı. Sonuçları kendi meşreplerine uyan
kanallardan takip eden siyasi partilerin kendilerince yaptıkları çıkarımlar ise
daha değişikti; Manipülasyon, sandık başındaki müşahitlerin sonuçlara kızarak,
canlarının sıkılarak bulundukları bölgelerden ayrılması Ve sandıklarda
hilelerin baş göstermesi
Biz ise bu durumla ilgili şu yorumu yapacağız:
Ko-medya Medyayı besleyen kanallar ve Türkiye nin her tarafından sonuçları
alarak ajansların genel havuzuna gönderen mekanizma aslında aynı yöntemlerle
çalışmaktadır. Bu sonuçları işleyerek medyanın geneline servis eden ana havuz,
ne düşünür, ne planlar, neyi yapmaya çalışır Elbette biz bilemeyiz Ama belki
de Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan bu seçimlerde, televizyon kanalları
arasında gezinenler, karşılaştıkları sonuçlarla müthiş bir kafa karışıklığına
duçar olmuşlardır.
Bu arada, medya manipülasyonunun ta başından beri
zihinleri kurgulamak, beyinleri kurcalamak, tercih yönlendirmesi yapmak ve
kitleleri bir şeylere kanalize etmek amacıyla ortaya koyduğu anketlerin de,
tamamen fos olduğu, gerek iktidara gerekse muhalefete biçilen rollerin tamamen
kurgusal unsurlar içerdiği de açıkça ortaya çıkmıştır.
Açıkça ifade ettiğimiz gibi, yerel seçimlerin genel
konseptinden çıkarılarak genel seçim havasına büründürülen bu yarışta,
Başbakan ın üzerinden yürütülen seçim kampanyasıyla kitlelerin zihinlerinin
dönüştürülmesine çalışılmıştır.
Asıl bundan sonrasında Türkiye yi neler beklediğini
düşünmek ve siyasi hayatı, bu seçimler üzerinden doğru şekilde okumak gerekir.
Milli Görüş belediyeciliğinin el değiştirdiği 2000 li
yıllardan sonra, Türkiye de belediyecilik hizmetleri maalesef müthiş akamete
uğramış, ülkemizdeki tüm belediyeler, yasak savma kabilinden hizmetlerle,
milletin gözünü boyayan bir formülasyonla işi idare etmişlerdir.
Memleketteki binlerce belediyenin yolsuzluk
soruşturmalarına muhatap olması, bu noktada kapitalist ve rantiyer bir
anlayışın zihinlere hâkim olduğunu, belediyeleri esir aldığını ortaya koyması
bağlamında çok anlamlıdır.
Belediye, çöp kaldıran, kaldırım yapan, kanalizasyon
döşeyen iradenin adı değildir Bunlar zaten belediyelerin asli görevleridir.
Belediye, şehrine marka değeri katacak hizmetlere imza
atmak, şehri geçmişten aldığı ivmeyle geleceğe taşıma misyonunu üstlenmesi
gereken en önemli mekanizmadır.
Şehrin kendisine has değerlerini yok eden, şehri kendi
rantiyer para kuyuları olarak görenleri, bundan sonra çok iyi takip
etmelisiniz
Şehirler sizindir!