KKTC deki bürokrasinin hantallığı ve memurların vatandaşa
karşı saygısızca ve işini bilmez davranışı gerçekten artık kabul edilebilir
düzeyde değil, affedilebilir ve umursanmayabilir düzeyde de değil. Memurların
artık düzenli olarak hizmet içi eğitime alınması ve hem işini en iyi şekilde
nasıl yapacağının öğretilmesi hem de vatandaşa nasıl davranılması gerektiği
konusunda eğitilmesi kaçınılmaz olmuştur.
Konu ile ilgili son üç yazıma aldığım Yorum ların sayısı
50 den fazla. Her birinin içinde acı bir deneyim, büyük bir şikâyet var. Her
birinin ayrı ayrı okunması ve ders alınması gerekiyor. Özellikle de icranın
başında olan Başbakan, Bakanlar, Müsteşarlar ve Müdürler ellerindeki işlere
ayırdıkları vakit kadar, memurların vatandaşlara olan davranışlarının düzeltilmesine
ve bürokrasinin azaltılmasına da vakit ayırmalı ve uygulanabilir çözümler
üretmelidirler.
Aşağıda, yorumu gönderen kişinin adını ve çalıştığı yeri
gizlediğim, ilgili memurların iş bilmezliği, ilgisizliği ile ihmalkarlıklarının
yer aldığı basit ve üzücü ama bürokrasideki bozulmanın ne kadar büyük bir
düzeyde olduğunu gözler önüne seren bir örnek yer almakta.
Ata bey KKTC ile ilgili yazınızı okudum.çok güzel analiz
etmişsiniz. Ben KKTC de .... görevlisiyim. Vergi dairesine stopaj vergisi için
gittiğimde kira kontratının bir fotokopisinin olması gerektiğini ancak fotokopi
makinelerin olmadığını dışarıdan bir yerden çekip gelmemi söylediler. Memur
klimanın altında oturuyor. 40 derece sıcakta Lefke sokaklarında fotokopi
makinesi aradım. Kira sözleşmesine fotokopiyi çektim ancak .... de kimlik
kartımın fotokopisinin de olması gerektiğini söylediler tekrar fotokopi için
göndermek isteyince o zaman çılgına döndüm. Buranın sorunları anlatmakla bitmez
efendim.
Kendisinin yapması gerekenleri vatandaşa yaptıran tembel,
verimsiz ve umursuz bir memurun, vatandaşımıza neler çektirdiğinin çirkin bir
örneği. İstenen evrakları tek tek söylemesi ise iş bilmezliği ile
sorumsuzluğunu ortaya koymakta. Zaten ikamet izni talep eden çalışandan kira
kontratının istenmesi kendi başına büyük bir yanlışlık. Maliye Bakanlığı kaçak
verginin peşine düşmek istiyorsa, kendi memuru ile bunu yapmalı. Memuru
klimanın altında oturup, vatandaşı sokaklarda koşturtacağına, memurunun
sokaklara çıkıp her evin envanterini tek tek kendisinin yapması
gerekmektedir...
Fransa da neredeyse bir buçuk asır önce kurulmuş olan
Bürokrasi Mektebi benzeri bir kurumun bizde de acil olarak kurulması
gerekmektedir. Önce devletin mevcut personeli bu okulda eğitilmeli, başarılı
olamayanların da işine son verilmelidir. Mevcut memurlar eğitildikten sonra
devlete alınacak veya da istihdam edilecek yeni personelin Kamu Hizmeti
Sınavı na girebilmesi için önce bu okuldan mezuniyeti talep edilmelidir.
Artık işini tam yapmayan, işine geç giden, erken işten
ayrılan, hastalık ve mazeret izinlerini suiistimal edip yılda neredeyse 100 gün
ödenekli tatil yapan memura hem ağır ceza verilmeli, hem de artık bu mazeret,
hastalık ve yıllık izinlerin toplamını yıllık 30 güne indirmek gerekmektedir.
Vatandaşımız niçin bu denli az çalışan, bir yıl içinde
hafta sonları ve resmi tatillerin toplamı olan 115 güne ilaveten mazeret,
hastalık ve yıllık izin adı altında ortalama 100 gün daha tatil yapan bir
kitleyi sırtında taşıdığını, aylık maaşını, sağlık ve emeklilik primi ile
emekli ikramiyesi primini ödediğini gerçekten merak etmekte ve bu düzene isyan
etmektedir.... (Devam edecek)