Neden çok az istisna dışında Sağlık Bakanları doktor olur
da Milli Eğitim Bakanları öğretmen olmaz
Türkiye ekonomisi, alım gücü iyiye gidiyor diyorlar; peki
o zaman neden bu memlekette 22.2 Milyon kişinin aylık geliri 648 bin liradan
daha az
Nabi Avcı Milli Eğitim Bakanlığını eski Milli Savunma
Bakanına bıraktı. Kendisi Kültür ve Turizm in başına geçti. Yıllardır Kültür
Turizm in başına gelmeyen kalmadı. Acaba Nabi Bey Milli Eğitim den ayrılınca
derin bir oh çekmiş midir
Devlet kurumlarında gözle görülür bir hareket var şu
günlerde. Birçok bürokrat görevden alındı, yenileri koltuklarına oturdu. Bir
kısmı da endişeli biçimde bekliyor. Hükümet değişikliği olmadığı halde bu
koltuk tedirginliği niye
Badanasız sıvasız kerpiç evlerden her gün şehit haberi
gelirken varsıl muhitlerden, Milli gelir pastasının en büyük dilimini tüketen
semtlerden; Teşvikiye den Moda dan, Cihangir den, Suadiye den neden tek bir
şehit çıkmaz Allah bu yüce mertebeyi sadece kara yağız Anadolu çocuklarına mı
bahşediyor
Ramazan geliyor, On bir ayın sultanı. Geveze ve lafazan
din anlatıcıları bu ayda biraz da söz orucu tutsalar olmaz mı
Kur an mı sünnet mi tartışması yapanları Kur an ın aynı
zamanda bir sünnet (yol) olduğunu düşünmekten alıkoyan şey acaba nedir
İslam üzere bir araya gelen cami cemaati, dernek
mensupları, vakıf birliktelikleri, parti kalabalıkları, birbirinizi gerçekten
sevdiğinize dair üç somut gösterge ortaya koyacak gücünüz var mı
İmam Hatip Liseleri diğer liselerin bugünkü haliyle dünkü
kendi hallerini mukayese edip empati yapabiliyorlar mı
28 Şubat bitti mi yoksa Cuma ya mı gitti
Yeni kavga Müslüman mahallesinde sokaklar arasında
olacağa benziyor. Tehlikenin farkında mısınız
Dün hicap edip evimize sokmadığımız gazeteler bugün
koltuğumuzun altından eksik olmuyor. Çelişkilerimizle bu hayatın Pazar eki
gibiyiz. Bu buraya nasıl ve nereden geldik
Masa ve kasa kimyamızı bozdu sanki. Siz hiç büyük
üstatlar Sezai Karakoç ve İsmet Özel in etraflarında tecessüs sahibi
kalabalıklar gördünüz mü
Dindar gençlik, nasılsın
Siyasete kafa yorduğumuzun onda biri kendi hakikatimize
vakit ayırmış olsaydık sizce böyle dört yana dağılır mıydık
Aşk ya yol üstünde yığıldı kaldı ya da pazara çıktı.
Bakışlarımızda aşk kıvılcımından eser yok. Yoksa bu her sokak başında bizi
bekleyen banka dükkânlarından mı neşet ediyor
Soru soran yok. Halimizi soran kalmadı. Sorgulayan insan
sorgulanıp sükût suikastına mahkûm ediliyor. Eleştiri kabul etmezlik encamımız
hakkında size de bir şeyler çağrıştırıyor mu
Kapıya vuruyorum ne zamandır, hey! Orda mısınız
Varsa bir sorunuz, lütfen sorunuz.