Kıyamet Savaşları

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, İslam’ı bir hayat nizamı olarak gönderen, hesap gününün hâkimi, Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.

Bir MESİH inancı var. Hıristiyanlar İsa (a.s) gelecek bizi kurtaracak diyorlar, bu Hristiyanlar için önemli bir akidedir. Yahudiler de Mesih (Deccal) gelecek Davud (a.s) tahtına oturacak ve Yahudilerin dünya hâkimiyetini sağlayacak diyorlar. Bu akide de Yahudiler açısından bir din halini almıştır. Mesih’in gelmesi, onların ARMEGEDON, bizim MELHAME-İ KÜBRE dediğimiz büyük savaş ile olacağına inanılmaktadır. Tarih boyunca bu akideye bağlı Hıristiyan ve Yahudiler, işbirliği içinde bu kıyamet savaşını çıkarmak ve bekledikleri Mesihlerine kavuşmak için birlikte hareket etmektedirler. Bu savaşlar neticesinde büyük düşman (Müslümanlar) yenilecek ve Yahudi’nin dünya hâkimiyeti gerçekleşmiş olacaktır. Hıristiyanlar ise beklenen Mesih tarafından hazırlanmış cennetlere taşınacaktır. Bu olur mu olmaz mı bilinmez ama adamların inanç dünyası bu şey üzerine kurulmuştur. BOP, Büyük Orta Doğu projesi denilen şey, bir Mesih inanışı projesidir. Bu projeyi icat edenler, bunun gerçekleşmesi için mücadele verenler hiçbir masraftan da kaçınmamaktadırlar. ABD, Büyük İsrail’in gerçekleşmesi için kurulmuştur. NATO Büyük İsrail’i Kurma gücüdür. AB yine Büyük İsrail’in kurulması için inşa edilmiş bir haçlı birliğidir. Bu gerçekler bilinmeden bölgemizde meydana gelen olayları doğru okumanın imkânı yoktur. Adamlar haritalar çiziyorlar ve uyguluyorlar.

Adamlar Sultan Abdulhamid’in intikamını birinci dünya savaşını çıkarıp Osmanlıyı yıkarak aldılar. Kudüs fatihi Selahattin Eyyubi’nin intikamını Kürt kardeşlerimizden almaya çalışıyorlar. Siyonizm ve emellerini deşifre edip oyunlarını bozan Erbakan hocanın intikamını Milli Görüşçülerden ve bütün İslam dünyasından almaya çalışıyorlar. Erbakan ve Milli Görüşü kendi evlatlarıyla vurdular. Yenilikçi dedikleri kadroları Milli Görüşten ve Erbakan’dan kopardılar, AKP’yi kurdurdular, Erbakan ve Milli Görüşü tarihin derinliklerine gömmek istediler. AKP ile Türkiye’yi ve bütün İslam dünyasını narkozladılar. AKP ile Türkiye’nin ve bütün İslam coğrafyasının gazını aldılar. Coğrafyayı büyük savaşa hazır hale getirdiler.

Endonezya’dan Fas’ kadar bütün İslam coğrafyasının sınırlarını yeniden çiziyorlar. El Kaide’yi ürettiler, Afganistan’ı işgal ettiler, Pakistan’ı esir aldılar. Irak’ı işgal edip üçe böldüler. Libya’yı işgal edip beşe böldüler. Yemen’i ve Sudan’ı böldüler. Suriye’yi beşe böldüler. Şimdilerde üretilen İŞİD sebebiyle bütün bir bölgeyi işgale hazırlanıyorlar.

Türkiye, adım adım bu savaşın içine çekilmek isteniyor. 2 Ekim 2014 Tarihinde TBMM’de Hükümete, yurtdışına asker gönderilmesinden yabancı askerlerin Türkiye’de bulunmasına kadar geniş yetkiler tanıyan tezkere kabul edilmiştir. Bu tezkere 1 Mart tezkeresinin rövanşı olmuştur. ABD ve müttefiklerinin askerleri Türkiye’ye rahatlıkla girebilecek ve arzu ettikleri operasyonları rahatlıkla yapabilecektir. AKP iktidarları başından beri ABD’nin stratejik müttefiki olarak hareket etmiş ve BOP’un gerçekleşmesi için deliler gibi çalışmış ve çalışmaya da devam etmektedir. İslam ve Müslüman düşmanlarıyla birlikte hareket etmektedirler.

Mutafa Kamalak Uyarıyor

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak 2 Ekim 2014 tarihinde yaptığı basın toplantısında tarihi uyarısını şöyle yapmıştır: “Türkiye kritik bir süreçten geçiyor. Bir asır önce oynan bir oyun yeniden sahneleniyor. 118 yıldan bu yana ortaya konulan bir plan gün be gün işletilmektedir. Yani Büyük İsrail Projesi adım adım hayata geçirilmektedir. Osmanlı’nın İttihatçı Paşaları Osmanlı’yı eski ihtişamlı dönemine kavuşturacaklardı. AKP’nin önde gelenleri Türkiye’yi Yeni Türkiye yapmak iddiasını dillendiriyorlar. Tarihin her döneminde zehir; kirli paslı tabaklarda değil, altın kâseler içinde sunulmuştur… Bulunduğumuz nokta sondan bir önceki aşamadır. Hiçbir olay tesadüfi değildir. Siyasi hadiseler katiyen tesadüfi olarak meydana gelmemektedir. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Başbakanımıza, Sayın Milletvekillerimize ve aziz milletimize sesleniyorum… 2001 yılında ABD’li yetkililer 22 ülkenin haritası değişecek diyordu. Irak’ın, Libya’nın, Sudan’ın haritası değişti. Haritası değişecek olan ülkeler arasında Türkiye’de var. Pek değerli dostumuz! ABD’nin hazırlamış olduğu haritaya göre Türkiye bölünüyor. Bu harita 2006 yılında NATO toplantısında bir ABD’li albay tarafından gösterilmişti. BOP devam ediyor… Plan adım adım işliyor. IŞİD diye bir örgüt ihdas edildi. Bu örgütün ne anası, ne babası, ne de banisi Türkiye değildir. Ama Türkiye bugün bir savaş projesini, tezkeresini TBMM’de geçirme gayretindedir Gerçekten Suriye’den Türkiye’ye karşı bir tehdit mi var Türkiye’yi Irak tehdit mi ediyor, bir saldırı mı var. Hayır… Peki, bize ne oluyor. Türkiye’yi ateşe atacak olanı tezkereyi oyluyoruz. Kabul edilemez bir durumdur… Sayın Başbakan, tıpkı Cumhurbaşkanı gibi `yolumuz Erbakan’ın yoludur’ diyor. Erbakan 1 Mart tezkeresinde milletvekillerine seslenmişti. `Ey milletvekilleri eğer o tezkere geçerse Irak’ta bir insanın burnu kanayacak olursa 7 sülaleniz alnını secdeden kaldırmamış olsa bile bunun vebalini ödeyemezsiniz’ diyordu. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Erbakan’ın yolu; sizin takip ettiğiniz yol değildir. Erbakan hocamızın ifadesi ile seslenmek istiyorum. Eğer o tezkere Meclis’ten geçer de bir insanımızın burnu kanayacak olursa emin olun 7 sülaleniz değil, 70 sülaleniz başını secdeden kaldırmamış olsa bile bunun vebalinden günahından kurtulamazsınız. Bu tezkere kararı Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ayaküstü verilmiş bir karardır. Bu tezkereden Türkiye’ye, İslam âlemine, siz yöneticilere de hayır gelmez. Çünkü Batı’nın, NATO’nun girdiği her yer kan gölüne dönmüştür. İşte Irak, işte Afganistan… Endişe ederiz ki bir asır önceki sonuç gibi bir sonuç bu gün ortaya çıkmaz. Bu tezkere Türkiye’nin elini güçlendirmez, Batı karşısında daha da zayıflatır. Askerini cepheye sürecek olan Türkiye’dir. Türkiye bu koalisyonda, karşı çıktığı ülkelerle yan yana gelecek, omuz omuza verecektir. Bu koalisyonu İsrail, Mısır, Suriye, PKK/PYD destekliyor. Türkiye bunlarla işbirliği yapmak durumunda kalacaktır…  Endişemiz şudur. Yüz yıl önceki projenin son halkası da tamamlanmak üzeredir. Türkiye’yi maceraya itmeyin. Türkiye’nin savaşa, kana ihtiyacı yoktur. Türkiye barış merkezli olmak durumundadır” Mustafa Kamalak aziz milletimizi gelecek bir tehlikeye karşı uyarı vazifesini yerine getirmiştir. AKP ve iktidarının gittiği yol yol değildir.

Bu yol çıkmaz sokaktır.

Hadislerde Kıyamet Savaşları

Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor: “Rumlar (ABD ve müttefikleri) Amik te Dâbik’a inmedik¬çe Kıyamet kopmaz. O zaman yeryüzünün en seçkinlerinden olan Medine’den bir ordu çı-kacak. Karşılıklı saf haline gelip savaş vazi¬yeti aldıklarında Rumlar (ABD ve müttefikleri) şöyle diyecek: Bırakın bizi de bizden esir alanlarla sa¬vaşalım.’ Müslümanlar şöyle cevap verecek¬ler: Hayır biz kardeşlerimizle savaşmanıza izin vermeyiz.’ Bunun üzerine (Rumların) üç¬te biri yenilgiye uğrayacak ve Allah asla on¬ların tevbelerini kabul etmeyecek. (Müslü¬manların) üçte biri de öldürülecek ki, Allah katında onlar şehitlerin en üstünüdürler. Üçte biri de feth edecek. Asla fitneye düşmeyecek¬ler. Onlar Kostantiniyye’yi feth edecekler. Onlar kılıçlarını zeytin ağaçlarına asıp gani¬metleri taksim ederlerken şeytan bağıracak: Ne duruyorsunuz, Mesih Deccal çıktı, ai¬lelerinizi bastı. Ortada bir şey yokken hemen çıkacaklar. Şam’a geldiklerinde, gerçekten çıkmış olacak. Onlar saflarını teşkil edip sa¬vaşa hazırlanırlarken namaza kamet getirile¬cek, derken gökten Meryemoğlu İsa inip onla¬ra imamlık edecek. Allah’ın düşmanı (Deccal) onu görünce, suda tuzun eridiği gibi eri¬yecek. Onu o haliyle bıraksa tamamıyla eriye¬cek, fakat daha tam erimeden onu kendi eliy¬le öldürüp mızrağındaki kanını halka göstere¬cek.” (Müslim)

Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor: “Miras taksim edilmez olmadıkça ve gani¬metle sevinilmedikçe kıyamet kopmayacak.” Peygamberimiz elini kaldırıp Şam tarafını gösterdi ve dedi ki: “Müslümanlarla çarpışmak için düşman hazırlık yapacak. Müslümanlar da onlara kar¬şı toplanacak. Kendisine: “Rumları mı kast ediyorsun ” diye soruldu. “Evet” dedikten sonra şöyle devam etti: O savaşınızda şiddet¬li bir hücum olacak. Müslümanlar ölüm için bir öncü birlik kuracaklar. Kıyasıya çarpışa¬caklar, ancak gece savaş duracak. Her iki ta¬raf da yenişemeyecek. Öncü birlik bitecek. Sonra Müslümanlar tekrar ölüm için bir birlik kuracaklar. Akşama kadar yine savaşacaklar. Gene her iki taraf da yenişemeyecek. Öncü birlik tükenecek. Yine Müslümanlar ölüm için öncü bir birlik kuracaklar. Sonra akşama kadar savaşacaklar. Yine her iki taraf yenişemeyecek. Dördüncü gün olunca, Müslümanlardan kalanlar büyük bir azim, sabır ve se¬batla onlara saldıracak. Allah o zaman düşma¬nı kahredecek. Öylesine şiddetli bir savaş olacak ki, havadan geçen kuşlar bile yere düşe¬cekler. Bir babanın oğulları birbirlerini saya¬caklar. Yüz kişi oldukları halde tek bir kişi ka¬lacak. Bu durumda hangi ganimete sevinsin¬ler yahut hangi miras taksim edilsin! Onlar böyle şaşkın dururlarken daha kalabalık in¬sanların geldiğini görecekler. Derken Deccal`in gelip çocuklarına musallat olduğunu haykıran bir ses duyacaklar. Ellerinde ve avuçlarındakini bırakıp oraya doğru koşacak¬lar. Onar kişilik guruplar halinde öncü gönde¬recekler.” (Müslim)

Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor: “Müslümanlar Yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Müslümanlar onlarla sava¬şıp öldürecekler. Hatta Yahudi bir taşın ve ağacın arkasında saklanıp gizlenecek, taş ya da ağaç şöyle seslenecek: Ey Müslüman, ey Allah’ın kulu, işte Yahudi arkamdadır, gel onu öldür. Garkad adındaki ağaç müstesna. Çün¬kü o, Yahudilerin ağacıdır.” (Buhari ve Müslim) Bu hadisler Müslümana, Müslümanca duruşu telkin etmiyor mu Bu duruşu AKP ve muhalefeti değil, SAADET PARTİSİ temsil ediyor vesselam.