Halkın kullandığı birimler değerlidir. Herhangi bir politik görüşe yaslanmadan halk duyarlığı ile oluşmuş ortak ölçü birimleri vardır. Zamanın süzgecinden geçerek doğruluğu halk tarafından sınanmış şifahi ölçü aletleri yazılı ölçü birimlerinden daha kesin sonuç verebilir. Şifahi olması kayıtlı olmadığı anlamına gelmez. Nesilden nesle aktarımla hafıza kaydı çoktan oluşmuş birimler geniş yelpazede mutabakat oluşturacak kadar ‘yasal’dır. Güncel politik verilerden elde edilmez. Büyük halk irfanının derin siyasetiyle kendiliğinden oluşmuş ölçü birimleridir. Barındırdığı siyaset politikaya indirgenemeyecek kadar sağlam mahiyette. Hayatın her alanında kullanılır. Yazılı mekanik ölçü birimleri belli yerlerde kullanılırken halk duyarlığıyla oluşmuş ölçü her yerde her zaman kullanılabilir. Örneğin bir zaman ölçü birimi olan saat sadece zamanı ölçerken bahse konu ölçü birimi zamanın kendi değerini ölçebilir. Herhangi bir söz, olay ve durum karşısında ne diyor halkımız; kitapta yeri var mı?
Kitapta yeri var mı sorusu hem güvenilirliği hem de güvenliği soran bir soru. Güvenilirliği varsa doğruluğu yekten kabul edilebilir. Doğruluk aynı zamanda kendiliğinden güvenliği tesis eden bir mutabakat. Kitapta yeri var mı konusu her iki tarafın ‘kitaptaki yer’ konusunda tam emin olmadığını da ortaya koyar aynı zamanda. Emin olunsa kitaptaki yer bilindiği için soruya gerek kalmaz. Kitaptaki yer muhkemdir. Sorusunun yeri konusu müphem. Kitaptan uzaklaşıldıkça kitaptaki yer yaşantıda bulanıklaşmıştır. Çeşitli dayatmalar sonucu kitabın dışına çıkılmıştır. Kitaptan uzaklaşılması çağdaş yaşamın gereklerine uyma konusundaki kendini zorunlu sanı sonucunda oluşmuş eprimenin yüzey göstergesidir. Sorunun ölçü birimi olarak sorulması soranın hayatındaki ölçüleri göstermesi bakımından kıymetlidir. Bu kıymet halen derindeki özün korunması bağlamındaki derinliği göstermektedir. Her ne kadar dayatılan yabancı yaşam hâkimiyet görüntüsünde olsa da asıl mihenk korunuyor.
Mihengin her şeye rağmen korunduğunu hayatın her alanında görmek mümkün. Sen nasıl konuşuyorsun öyle bu konuştuklarının kitapta yeri var mı kardeşim deniyor örneğin, konuşmasında edebe mugayir konuşanlara veya konuşmasında insan hayatına dair bağlayıcı veriler serdedenlere. Kitapta yeri olmak kitaba uygun konuşmaktır. Kitabına uydurmak değil. Kitapta yeri olmak haklıya haklı haksıza haksız denildiğinde kitapta yeri oluyor. Kitapta yeri olmak öyle kolay olmadığı gibi imkânsız da değil. Kim haklıysa ona haklı kim haksızsa ona haksız diyebilen, diyebilmek önemli çünkü haksız zengin olabilir makam sahibi olabilir şanlı şöhretli olabilir, bunların hiçbirini dikkate almadan eğer haksızsa haksıza haksız demenin kitaptaki yeri hazır, yani kitapta yeri vardır. Kitapta yeri olan eğilip bükülmez, sağa sola çekilmez. Kitapta yeri varsa vardır yoksa yoktur. Kesin bir ölçü birimi var karşımızda. Matematiksel ölçü birimlerinden daha kesin.
Kitapta yeri var mı ya da kitapta yeri olmak her konuya uygulanabilen sağlam bir ölçü birimidir. Diğer ölçü birimlerinin ölçtüğü değeri de ölçen bir birimdir. Zamanı ölçen saat sadece zamanı ölçerken kitapta yeri olmak ölçü birimi zamanın değerini de ölçüyor; hangi vakitleri hangi işlerle geçirdiğimize dair ölçülenin mahiyetini ölçüyor. Terazi sadece ağırlık tartarken kitapta yeri var mı ölçü birimi ağırlıkla birlikte ağırlığın nasıllığı ve nasıl ölçülmesi gerektiğini de ölçüyor.
Ne dersiniz böyle bir ölçü birimi varken başka bir birim armaya gerek var mı!