Mostar, Kasım sayısında "Pazarla değer arasında kitap" başlığıyla bir değerden metaya dönüşen kitabın popülerleşme sürecini inceliyor. Alper Çeker‘in "Kitap nedir?" sorusundan hareketle, eski insanların dillerinde zahiri anlamıyla, yaşamlarında da maddi varlığıyla dilbilimsel bir gösterge ve elle tutulur bir nesne olarak var olan kitabın, o günden bu yana alımlanış ve algılanış serüveni önemli tespitlerle sunuluyor.

"Akademik dünyanın bir mağduru olarak kitap" başlıklı yazısıyla dosyaya katkıda bulunan Ahmet Murat, akademik yükleşin kitap üretim şartına bağlanmasının kitaba değer kaybettirdiğine dikkat çekerken, ülkemizin önde gelen sahaflarından E. Nedret İşli ise "Sahaf: Kitabın popülerleşmediği mekân" isimli yazısında, günümüzde çabucak tüketilen, ticari bir metaya dönüşen kitabın sahaflarda değerinden hiçbir şey kaybetmediğini vurguluyor. Mehmet Lütfi Şen ise geçmişe oranla elinde kitap olan ülke insanına daha fazla rastlıyor olmamızı kitabın metalaşmasındaki başarıya atfederek, "Kitapsa koy sepete" diyor ve konuya farklı bir açıdan yaklaşıyor. Ayrıca dosya kapsamında Ömer Lekesiz, İbrahim Manav ve Murat Uncu gibi hayatını kitaba adamış sahafların kitap hakkındaki görüşlerinin yanı sıra, Hilmi Yavuz ile yapılan "Bizim medeniyetimiz yazıya dayanan bir medeniyet" başlıklı röportaj da yer alıyor.

Mostar‘ın gündem dosyası ise bu ay yine çok renkli. "Avrupa‘nın ‘öteki‘yle imtihanında son durum" başlıklı dosya konusunda, Avrupa‘da bu yıl yapılan Avrupa Parlamentosu seçimleri ve Almanya genel seçimleri sonrası ortaya çıkan tablo incelenirken, İslam karşıtlığıyla bilinen Avrupa sağının tırmanışa geçişiyle birlikte Avrupa‘da islamofobinin geleceği masaya yatırılıyor. Özcan Hıdır‘ın yazdığı "Batı‘da İslam karşıtlığı nereye koşuyor?" başlıklı çerçeve yazısını, Yaşar Demir‘in Ortaçağ‘dan bu yana Batı‘nın İslam‘a bakışında bir değişiklik olmadığını anlatan "Değişen bir şey yok" başlıklı yazısı ve Talip Küçükcan‘ın bu seçimlerin, Avrupa‘da yaşayan Türklerin bugünü ve yarınına yapacağı etkileri konu alan "Avrupalı Türklerin siyasi hayata katılımı" başlıklı yazısı takip ediyor. Dosya, Selçuk Uygur‘un Alman felsefeci Martin Vialon ile yaptığı "Yabancı düşmanlığı sınıflara göre farklılık göstermiyor" başlıklı röportajıyla tamamlanıyor.

Muhabir: Haber Merkezi