Hava sıcaklıklarının ani düşüşüyle başlayan, kar yağışı, şiddetli rüzgâr ve havaların kuruması gibi faktörlere karşı, bize bir emanet olarak verilen bedenimizi korumak durumundayız.
Cilt sağlığını korumanın yolu ise, soğuktan korunma ile birlikte, düzenli bakım ve doğru beslenmeden geçmektedir. Kış mevsiminin başlamasıyla birlikte, insanlarda görülen cilt hastalıkları ve problemlerinin arttığı saptanmıştır. Soğuklarla paralel çoğalan cilt hastalıkları daha çok, rüzgâr, düşük nem ve kirli havada bulunma gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır.
Kış, hangi cilt hastalıkları çoğaltıyor?
Kış soğukluklarıyla birlikte, vücuttaki bazı etkenlerin de değişimiyle; akne (sivilce) ve egzama gibi cilt hastalıklarının arttığı biliniyor. Bununla birlikte, stres ve depresyonla tetiklenen sedef gibi ciddi deri hastalıklarının da artışı, kış soğukluklarıyla birlikte çoğalmaktadır.
Kuru ciltler daha çok etkileniyor!
Kış aylarında özellikle rüzgâr ve düşük nem oranı yüzünden artan cilt problemlerini, en çok yaşlılar, çocuklar ve kuru bir cilde sahip olanlar yaşıyor. Sıcak ortamdan (evden), soğuğa çıkıldığında (dışarıya), ani sıcaklık değişiminden dolayı özellikle dış ortama açık olan yüz ve el bölgesi soğuklardan fazlasıyla etkileniyor.
Kışın cilt sağlığımızı nasıl koruyabiliriz?
Deri kuruluğunda ve deri kuruluğuna bağlı olarak gelişen ve şiddetlenen deri hastalıklarının önlenmesinde nemlendirici kremler önemli yer tutmaktadır. Cilt temizliğinde, cildin durumuna uygun temizleyiciler kullanılmalıdır.
Soğuğun cilde olumsuz etkisini önlemek için nemlendirici dışında, sokağa çıkıldığında soğuktan koruyucu giysiler giyilmesi ve eldiven kullanılması yararlı olacaktır. Evlerin nemlendirilmesi de cilt nemlendirilmesi kadar önemlidir. Kalorifer peteklerinin üzerine ıslak havlu konulması veya soba kullanılıyorsa, sobanın üzerine su koyulması, odanın nemlendirilmesi açısından faydası olacaktır. Günde en az 1,5-2 litre su içilmesi de derideki nem oranını artıracaktır.
Bol su tüketin!
Kış aylarında, nem oranının azalmasına bağlı olarak kuruyan cildimiz için nemlendirici kremlerin yanı sıra bol bol su tüketmek de cildin nem oranını artırmada çok önemli bir vazife görmektedir. Burada yaygın olarak düşülen bir hata var. O da şu ki, çoğu kimse kahve, çay ve meyve suyu gibi farklı sıvı gıdalar tüketmenin, cildin su ihtiyacını karşıladığını zannetmektedir. Ancak ne yazık ki, kahve ve çay gibi diğer sıvı gıdalar cildin ihtiyaç duyduğu su miktarını karşılamaz. Ayrıca alkol kullanmanın zararlı bir yönü daha burada karşımıza çıkmaktadır. Alkol, cildin yaşlanmasına ve zarar görmesine neden olmaktadır.
Vücudumuz yabancı maddelerle, zararlı atıklarla dolduğunda diğer boşaltım kanalları zorlanır ve vücudumuz bu atıkları cildimiz yoluyla, ter ile dışarı atmaya çalışır Bu durum da ciltte çeşitli hastalıkların baş göstermesine neden olabilir. Yaşla birlikte deri giderek nem oranını ve esnekliğini de kaybeder. Bunu çok ucuz ve çok sağlıklı bir şekilde çözecek tek şey bol su içmektir. Bol su içmekle derinin hem nem oranı artar hem de su yoluyla çok sayıda toksin atılarak cildimiz parlak, diri ve genç kalır. Günde an az iki litre su içerek hücreleri temizlemek, dolgunlaştırmak mümkündür.
Soğuk havalarda sıcak suya dikkat!
Kış mevsiminin kendisini hissettirdiği soğuk havalarda, ısınmak amacıyla vücudun ya da eller ve yüzün sıcak su ile yıkanması son derece zararlı ve yanlış bir uygulamadır. Sıcak su ile yüzü yıkamak, cildi kurutup matlaştırabilir. Yine soğuk havalarda, saçların sıcak su ile yıkanması da, saç kırılganlığını artıracak ve saçları kurutacaktır.
Saçınızı ıslatarak dışarı çıkmayın!
Islak saçla dışarı çıkarken unutulmaması gereken en önemli husus, ıslak deriyle dışarı çıkmanın zararlı olduğudur. Islak deri kuru ve soğuk hava ile temasta bulunursa deride hücreler arası suyun kaybına neden olur ve kurumalar gelişir. Soğuk hava, damarların büzülmesine neden olarak derinin sağlıklı beslenmesini engeller. Bu da soluk, mat ve kuru bir cildin oluşmasına neden olacaktır. Rüzgar ise hem soğuk havanın etkisini artırır hem de fiziksel travma ile egzema gelişimine neden olabilir. Soğuk havada dışarı çıkarken atkı ve bere kullanmakta fayda vardır.
Havuç ve kayısı sizi kıştan korur!
Vitamin ve mineraller cildimizi rahatlatır, deride daha parlak pürüzsüz bir görünüm sağlar. Bunu da ‘deri altı dokusuna‘ gerekli olan nemlenmeyi sağlayarak yapar. A, C, E vitaminleri ile taze havuç, kayısı ve domateste bolca bulunan Beta Karoten‘i mümkün olduğunca çok tüketmek önemlidir. Bu vitaminlerin antioksidan değerleri çok yüksektir ve olumsuz hava koşullarının cilde verdiği zararlarla savaşıp cilt hasarlarını onarır. Ayrıca her zaman yediğimizden daha fazla taze meyve ve sebze yemeye gayret etmek gerekir.
Vücudunuzu da soğuktan koruyun!
Söz konusu kış olduğunda, genellikle yüzümüzün ve ellerimizin korunması gündeme gelmektedir. Ancak ne yazık ki, gerçekten su kaybı yüksek vücut derimizi ihmal etmekteyizdir. Kışın gelmesiyle birlikte, dolaplardan vücudu kapatan, kalın giysiler çıkarılıp kullanılmaya başlandığı için problemin varlığı da fazla görülmez.
Oysa özellikle banyo sonrasında mutlaka vücut nemlendirici kremler kullanılmalıdır. Derimiz henüz nemli iken kullanılması daha başarılı sonuç verecektir. Nemlendirici kremler de gelişigüzel seçilmemeli, deri yapısına uygun olanı tercih edilmelidir.





