‘Sömürenler tarihi’nin baş aktörü İngiltere’nin son Kraliçesi 2. Elizabeth öldü. Tahta, oğlu 3. Charles oturdu.
Sömürü dünyasının kanlı lideri İngilizlerin yeni Kralı 3. Charles…
Dünyanın farklı uçlarında meydana getirilen ‘katakulliler’de en önde rol alan, özellikle ‘siyasi ayak oyunları’ denilince ilk akla gelen, karışıklık-karmaşa denilince zihinlerde ilk beliren, kolay kolay ortaya çıkmak istemeyen ancak perde arkasından ‘nanik’ oynatan bu İngiliz milletinin ilginç gelenekleri var!
Bu geleneklerinden en önemlilerinden biri, dünyanın farklı noktalarından gelen ya da farklı bölgelere yollanan notların, evrakın kutular içinde yeni Kraliçe ya da Kral’a sunulması.
Şimdilerde bu notlar, Buckingham Sarayı tarafından yeni Kral’a servis ediliyor.
Hem de muhafazalı kırmızı kutular içerisinde…
Peki, bu kadar özenle saklanan ve uzun yıllardır devreden bu kırmızı kutuların içeriği ne?
Kırmızı kutularda yer alan o notlardan birinde şu satırları teyit eden ifadeler dikkat çekiyor;
* “İngilizler, Hindistan’ı sömürmeye devam etmek ve bu ülkeyi muhafaza edebilmek için, Hindistan yolu üzerinde bulunan bütün İslam ülkelerine saldırmış, fitne ve fesat tohumları ekerek, kardeşi kardeşe kırdırmış ve bu ülkelere hâkim olarak, bütün tabiî zenginliklerini ve milli servetlerini hep kendi memleketine taşımıştır.”
Bir başka kartta da şunlar kaydedilmişti;
* “Osmanlı İmparatorluğu’ndaki hareketleri titizlikle takip etmek ve çeşitli siyasi oyunlarla Osmanlıları Ruslarla harbe sokarak, Hindistan’a yardım elini uzatamayacak hâle getirip parçalamak ve yok edip işgal etmek, hain İngiliz siyasetinin esası idi!”
Bir başka belgede yazılanlar gerçekten de tam anlamıyla zalimceydi;
* "Bir Hintli milletvekilinin yazdığı bir kitap... Kitaba göre, Hindistan'da bir bölgede kıtlık, bir bölgede bolluk oluyor. İngiliz hükümeti kendi valisine diyor ki, ‘Bolluk olan yerden açlık olan yere hiçbir gıda sevkiyatına izin vermeyeceksiniz! Bolluk olan yerdeki gıdaları İngiltere'ye göndereceksiniz!’ Hintli milletvekili bu zalim tutum karşısında şu cümleyi kullanmadan edemiyor: Bu kadar alçaklığı kim yaptı? Bu bir alçaklıktır...”
***
Kırmızı kutularda gerçekte ne var diye merak edeniniz varsa şunu söylemek gerek; bu kutularda koca bir sömürü mekanizmasının kanlı izlerinden başka bir şey yoktur!
Bunu kısaca, kırmızı kutuların kanlı esrarı olarak da nitelemek mümkündür!
Mağdur ve mazlum milletlerin gözyaşı, acı feryadı ve figanları var bu kutularda…
BÜYÜK ERMENİSTAN HAYALİ!
* Bu kırmızı kutularda, dış politikaya İngiliz emperyalizminin penceresinden bakan Londra’nın, “Büyük Ermenistan” hayali de yer alıyordu. Ancak, sömürge devleti, bu hayalini çoğu ekonomik sebeplerle gerçekleştiremeyecekti.
* İngilizlerin Filistin’de Yahudi yerleşimini ve devletleşmeye gidişlerini kolaylaştırdığı, Siyonist hareketi Filistin’e kesin ve hâkim bir şekilde yerleştirmek için çalıştığı sır değil! Kırmızı kutulardaki önemli içeriklerden biri de bu hususa ait ayrıntılardı.
* Birinci Cihan Harbi’nden sonra 5 yıl süreyle İstanbul’un işgal altında tutulmasında İngilizlerin önemli yeri vardı. Çok değil bir asırlık bir geçmişten söz ediyoruz. Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul, önce 13 Kasım 1918 sonra 16 Mart 1920’de olmak üzere iki aşamada işgal edildi. Önemli stratejik noktalar kontrol altına alındı, sonrasında idareye de el konuldu. Yaklaşık bir asır önce, İstanbul sokaklarında İngiliz askerlerinin ayak sesleri duyuluyordu… Kırmızı kutularda İstanbul’un işgaline yönelik harekât planları da kuşkusuz önemli yer tutuyordu…
KIRMIZI KUTUDAKİ TUHAF DEĞİNMELER!
Kırmızı kutulardaki o notlardan birinde şöyle garip değinmeler dikkat çekiyordu;
* “Milli Selamet Partisi (MSP) Genel Başkanı, Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın, Kudüs'ü kurtarmak için düzenlediği Büyük Konya Mitingi… Malum, 12 Eylül İhtilali için sebep(!) gösterildi bu miting.”
*“Bu mitingde İstiklal Marşı okunurken bir grup ayağa kalkmamıştı…”
* “İngiliz The Guardian gazetesi, Abdülkadir es-Sûfi adlı bir İngiliz yazarın ihtilal yaptırdığını yazdı. Gazetenin iddiasına göre mitingde ayağa kalkmayanlar ‘Cihat’ adlı kitabın okuruydu. Çünkü Cihat kitabında es-Sûfi, millî kutsallara karşı çıkılması gerektiğini savunuyordu…”
* “İşte, The Guardian gazetesindeki bu haberden sonra bazı isimler Türkiye'de askerî mahkemede yargılanacaklardı...”
***
Tevatür odur ki, kırmızı kutuların birinden bu minvalde notlar zuhur etmişti...
KIRMIZI KUTULARIN ŞİFRELERİ!
* Yeni İngiliz Kral 3. Charles’ın Buckingham Sarayı'ndaki On Sekizinci Yüzyıl Odası… Resmi hükümet görevlerini yerine getirdiği oda… Önünde açık olan kırmızı kutu… Kraliçe 2. Elizabeth’in 70 yıllık hükümdarlığı boyunca da sık sık ortaya çıkan o kutular…
* Bu kırmızı kutular, kraliyette büyük bir öneme sahip. İngiliz hükümeti bakanlarından ve diğer krallıklardan gelen evraklar bunlar.
* Kutuların üretimi, İngiliz deri ürünleri şirketi Barrow Hepburn& Gale tarafından saraya özel olarak imal ediliyor.
* Bu belgeler arasında gelecek toplantılar ve imzalanması gereken evrak yer almakta.
* Belgeler, Kral'ın bulunduğu her yere, Özel Sekreterlik tarafından gönderiliyor.
* Kraliçe Elizabeth, 70 yılı aşkın saltanatı boyunca kendilerince kutsal sayılan Noel Günü hariç, her gün bu kutulardan bir tane aldı.
* Kırmızı kutular, yüzyıllardır İngiliz hükümeti tarafından kullanılan sevkiyat kutularının gelişmiş bir biçimini oluşturuyor. 2-3 kilogramlık kutular, kurşun ile kaplanıyor ve çam ağacından üretiliyor. Kurşun astar, kutunun başkalarının eline geçmesini önlemek amacıyla denize atıldığında batmasını sağlamak için kullanılıyor.
* Kırmızı kutuların yapımı yaklaşık üç gün sürüyor ve her kutu, Kral’ın-Kraliçe’nin şifresi ile mühürleniyor.
* Kutuların neden kırmızı olduğuna ilişkin farklı tahminler bulunuyor…
* 2010 yılında bir kutunun yapımı 865 sterline (yaklaşık 17 bin lira) mal oldu. 2002 ve 2007 arasında, İngiliz hükümeti yeni kutulara 57 bin sterlin (yaklaşık 1,2 milyon lira) harcadı.
***
Dünyaya nizâmat vermeyi hâlâ çok seven, bir dönemin ‘üzerinde güneş batmayan imparatorluğu’ İngilizlerin kırmızı kutularında şu sıralar hangi ‘sömürü notları’ yerini alıyordur, acep!
Sizce…