Gündem

Kırmızı Kitap değişiyor mu

Kırmızı Kitap değişiyor mu?

Abone Ol

Türkiye‘nin algıları değişiyor. İran Irak tehdit olmaktan çıkarken,irtica yeniden tanımlanıyor.

Gizli Anayasa" diye adlandırılan Milli Güvenlik Siyaset Belgesi yeniden yazılıyor. Başbakanlık‘ın ilgili kurumlara gönderdiği taslaklarda çarpıcı değişiklikler var.

Kamuoyunda tanınan cemaatler, "irticai faaliyet" kapsamından çıkarılacak. Dış tehditler "komşularla sıfır sorun" çerçevesinde düzenleniyor. İran, Yunanistan öncelikli tehdit olmayacak.

Gazeteci Aslı Aydıntaçbaş‘ın haberine göre, kamuoyunda "Kırmızı kitap" ve "Gizli Anayasa" gibi ifadelerle adeta bir efsaneye dönüşen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, köklü değişikliklerle yeniden kaleme alınıyor.

Varlığı kabul edilen ancak içeriği açıklanmayan belge, içeride kamuoyunda yakın tanınan cemaatlerin "iç tehdit" tanımından çıkarılması, dışarıda ise "komşularla sıfır sorun" politikasının Ortadoğu‘dan gelebilecek tehditleri yeniden tanımlaması şeklinde güncelleniyor.

Bakanlar Kurulu, hükümet ve kolluk güçleri için rehber niteliği taşıyan belge, geçmişte askeri bürokrasinin egemen olduğu bir süreçle hazırlanırdı. En son 2005 yılında yazıldığında, "irtica" ve "bölücülük" öncelikli iç tehdit sayılmış, İran‘ın hem nükleer hem de konvansiyonel füze programı ise dış tehdit algısının tepesine yerleşmişti.

Bu kez sivil bürokrasinin ağırlığını hissettirdiği yeniden yazılım süreci, Başbakanlık‘a bağlı Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği tarafından koordine ediliyor.

Bu çerçevede hazırlanan taslaklarda, "irtica" yeniden tanımlanarak Erdoğan‘ın "vatandaşı iç tehdit olarak gören zihniyet" diye tanımladığı dini yapılar, metinlerden çıkarılıyor.

Başbakanlık ve MGK Genel Sekreterliği tarafından İçişleri Bakanlığı, MİT ve Genelkurmay‘a da gönderilen taslaklarda, geçmişten farklı olarak kamuoyunda yakından tanınan cemaatler yok. Ana metinde "irtica" ve "bölücülük" sözleri kalıyor. Ancak "irticai faaliyetler" somuta indirgenerek El Kaide, Hizbullah gibi aşırı dinci terör örgütleri olarak tanımlanıyor.

Buna karşın geçmişte Kırmızı Kitap‘ın eklerinde açıkça ismiyle telaffuz edilen Süleymancılık, Nurculuk, Fethullah Gülen hareketi gibi cemaatler, yeni belgede ismen zikredilmiyor.

Dış tehditler bölümü ise Türkiye‘nin komşularla "sıfır sorun" politikası çerçevesinde yeniden kaleme alınıyor.

Dışişleri ve Başbakanlık tarafından yürütülen bu çalışma çerçevesinde Irak ve İran‘ın öncelikli tehdit olmaktan çıkması bekleniyor. Ancak üst düzey bir hükümet yetkilisi, "eksen kayması" tartışmaları arasında Türkiye‘nin Avrupa Birliği üyelik hedefinin belgede yeniden vurgulanacağını belirtti.

2005‘te hazırlanan belgede, İran‘ın İstanbul‘u menzili içine alan Şahab 3 füzeleri ve nükleer programına atıfta bulunulmuş, bu ülke tehdit sıralamasının tepelerinde yer almıştı.

Yeni metnin ise İran, Bağdat ve Barzani‘yle yeni başlayan yeni işbirliği dönemini yansıtması, bu çerçevede Türkiye‘nin bölgesel ittifaklarını yeniden gözden geçirmesi bekleniyor. Türkiye, İran‘ın nükleer programını hâlâ kendisi için bir tehdit sayıyor; ancak bu ülkeyle PKK‘ya yönelik artan bir işbirliği var. Ayrıca Ankara, İran‘ı geçmişte olduğu oranda güçlü bir tehdit olarak görmüyor.

2005‘te Yunanistan, öncelikli dış tehdit olmaktan çıkıp alt sıralara düşmüştü. Bu yıl da benzer bir sıralama öngörülüyor. Ayrıca Türkiye‘nin PKK‘yla mücadelede Bağdat yönetimi ve Kuzey Irak‘taki Barzani yönetimini yanına alma çabası ve bu yönde gelişen işbirliğinin de belgeye yansıması bekleniyor.

Buna karşın Ortadoğu‘da savaş ihtimali, Irak‘ın bölünmesi, İran‘ın istikrarsızlaşması, Ankara açısından sıkıntılı başlıklar yaratıyor.

Kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda MGK Genel Sekreterliği tarafından hazırlanan belgenin 30 Ağustos‘ta TSK komuta kadrosundaki görev değişimi nedeniyle Ağustos‘ta değil, Ekim ayındaki MGK‘da onaylanması bekleniyor.