Küçücük, el kadar nüfus cüzdanınız olmadan bir şehirden öbürüne gidemiyoruz. Kimlik soruyorlar. Pasaportsuz yurt dışına çıkamıyoruz.
Bunlar bizim tenimizin kimliği.
Biz, bizim kimliğimize sahip çıkmamız gerekir.
Çevrenizdeki güzel hizmetlere bakınız. O hizmetleri yapanların hepsi İslâmi gayret ve hassasiyeti olan insanlardır.
Her türlü hayırlı hizmetleri onlar yapmaktadırlar.
Yine çevrenizde İslâmi hizmet veren, Kur an kurslarına, okuyanlara, okutanlara, destek verenlere bakın onlar da yine İslâmi yönü ağır basan insanlarımızdırlar.
Türkiye de ve dünya genelinde İslâmi hizmetleri başlatanlara bakınız. Bunların, yani öncülerin hepsi Kur an eğitiminden geçmiş hocalardırlar.
Filancılar, falancılar diye anılan ve güzel hizmetler verenlerin hepsinin önderliğini yapan, mutlaka hocadır. Allah hepsine rahmet etsin.
Bazılarını sevmeyebilirsiniz, kızabilirsiniz, hatalarını tenkit edebilirsiniz. Ama şunu bilin ki, bu din öyle bir din ki, onu istismar etmek isteyen de bu dine hizmet eder, iyi niyetlerle çalışan da bu dine hizmet eder.
İmam-Hatip okullarını ne niyetlerle açmışlardı, neye hizmet etti ve hiç de işlerine yaramadığını biliyorsunuz.
Daha önce bu sütunlarda geçim derdine düşmüş bir adamın, geçimini temin için mahallesine Kur an kursu açtığını, geçimini temin ettiğini ancak mahalle kadınlarının Kur an öğrenmesini sağladığını anlatmıştım.
Hani Buhari nin Sahihi nin birinci hadisinde "Ameller niyetlere göredir. Herkese ancak niyet ettiği vardır. Kimin hicreti Allah a ve rasülüne ise onun hicreti Allah a ve rasülünedir. Kimin de hicreti eline geçireceği bir dünya veya nikah yapacağı bir kadına ise onun hicreti, hicret ettiği şeyde son bulur."
(Bu hadis, Buhari de 54, 2392, 3685, 4783, 6311, 6553 nolarda geçmiştir)
Geçim derdi için hizmet eden geçimini sağlar, sevap alamaz ama iyi niyetlerle Kursa gelenler dinini öğrenmiş olur.
Onun için dinimize hizmet eden herkesi Allah için seveceğiz.
Aynı işi yapan birbirine rakip firmalar, kendi aralarında kıyasıya kavga etseler de ürettikleri mal piyasayı rahatlattığı gibi, onların kavgasının kendi aralarında kaldığı gibi hatta onların kavgasının halka ucuzluk olarak yansıdığı gibi güzel hizmet veren insanlar arasındaki bu kıyasıya mücadeleyi yarış mücadelesi olarak alalım.
Büyük şeytan, hepimizi yemeye niyet ettiği bir dönemde biz, birbirimizi yemeyelim.
Bizim Müslüman kardeşimizin hatası amelde, kafirin hatası temelde. Onun için temelden hatalıyla uğraşalım.
Amelde hatası olanı münasip bir dille kendi kulağına söyleyelim ve Allah tan hepimiz için af dileyelim.
Uzmanları diyor ki, "Teknik konularda Amerika, Avrupa nın elli yıl önünde, biz de, Avrupa nın elli yıl gerisindeyiz."
Aradaki mesafeyi kapatmamız şimdilik mümkin görünmüyormuş. Eğer onlar elli yıl yerinde sayarsa biz de koşarsak varabilecek durumda imişiz.
Onlar hızla ilerleyerek elli yıllık mesafeyi açmaya çalışıyorlar. Biz kapatmaya çalışıyoruz.
Bu çabadan vazgeçmeyeceğiz. Biz, biraz daha fazla koşmaya devam edeceğiz.
Bugün bizim teknik elemandan daha fazla şahsiyeti ezilmemiş, kendini imanı nedeniyle her türlü kafirin üstünde gören ve onlara insanlık ne imiş onu gösterecek şeyin kendinde olduğuna inanan insanlara ihtiyacımız var.
Eski solcularımızdan, kapitalist olanlar "Kişi başına düşen üç bin dolarla kendini ne kadar üstün görürsen gör fayda vermez" diyebilirler.
Her şeyiyle iflas etmiş insan eğer cesaretini yitirmemişse tekrar kendini toplar. Ama "Ben bittim" der ve kendini bitiren adamın yanına gider aşçılığa veya işçiliğe razı olursa bunun iflahı mümkin değil.
Bugünlerde ve her günde bizim, İslâm ı çok iyi bilen insanlara ihtiyacımız var.
Ev yapacak olsam, Müslüman mühendis bulamasam Yahudi veya Hıristiyan mühendise çizdiririm.
Hastalansam, yine Müslüman doktor olmasa, Yahudi veya Hıristiyan doktora giderim.
Bütün sahalarda durum budur. İslâmi bilgilere ihtiyacım var dediğimde Müslüman olmayana gidemem. "Hocam o sahada da batılı bilginler var" diyenler olabilir. Onların yazdıklarıyla Türkiye de İslâm dışına çıkmış hayli insanımız var.
Onun için çocuklarımızın en akıllılarını Kur an ve Sünnet bilgilerini öğretecek kurumlara verelim ve bu milletin kimliğini koruyalım.
Adamlar, kimlik cüzdanımızdaki "Dini: Müslüman" yazısına bile tahammül edemiyorlar da bunun kaldırılması için emir veriyorlar.