Kiminle beraberiz? (3)

Abone Ol

Bizimle olduğunu birçok ayette haber veren Rabbimiz, bizim de bu dünyada, müminlerle beraber olmamızı haber verir.

“Ancak tevbe edenler, du­rumlarını düzel­tenler, Allah’a sım­sıkı sarı­lanlar, dinlerini yalnız Al­lah’a halis kılanlar hariç. İşte bunlar müminlerle be­raberdirler ve Allah yakında müminlere bü­yük mü­kâfat verecektir.” (Nisa süresi ayet 4/146).

İmanda birlik sağlayanların bir araya gelmeleri gerekir.

Orası da kimsenin tekelinde olmamalıdır.

“Namazı dos­doğru kı­lın, zekâtı verin ve ruku’ edenlerle be­raber ruku’ edin.” (Bakara süresi ayet 2/43, Al-i Imran süresi ayet 3/43).

Namazda birlik.

1400 yıllık zaman içinde bütün Müslümanların birlikte olabildiği tek yer camilerdir.

Cuma günü farz namazı kılmaya kalktığınızda sağınızda, solunuzda, önünüzde ve arkanızda gördüğünüz insanlarla başka bir yerde bir araya gelemezsiniz.

Partiler, dernekler, vakıflar, sosyal kurumların tamamı, ayrı ayrı kendi mekânlarında birlikte olurken cami hepsini toplar.

Şahitlerle beraber olmamızı istememizi haber verir.

Şahit, yer ve gökyüzünde olan her çiçek, çocuk, taş, kuş, deniz, yıldız her ne var ise hepsinin Allah’a götüren ayetler olduğuna, bütün peygamberlere ve onların getirdikleri ayetlere bakarak Allah’ın birliğine, peygamberlerin hak olduğuna şahitlik yapanlardır.

“Ey Rabbimiz! İndirdiğine inan­dık, Resule uy­duk. Sen bizi şa­hitlerle yaz.” (Al-i Imran süresi ayet 3/53).

“Peygambere in­di­rilenleri işittik­lerinde hakkı tanımalarından do­layı gözlerin­den yaş aktığını gö­rürsün. Onlar: ‘Ey Rabbimiz, biz iman ettik, bizi şa­hitlerle bera­ber yaz’ derler.” (Maide süresi ayet 5/83).

Biz, Ezan-ı Muhammedi ile her gün beş vakitte, “Eşhedü en la ilahe illallah/Şahitlik yaparım ki, Allah’tan başka yaratan, yaşatan ve yöneten yoktur.

EşhedüenneMuhammedenRasülüllah/Ben yine şahitlik yaparım ki, Muhammed, Allah’ın rasülüdür” diye şahitliğimizi bütün dünyaya ilan ederken o şahitlerle beraber oluruz.

Bu şahitler, iman esaslarına inanarak, İslam’ın beş şartını yerine getirerek, ihtiyaç sahiplerine en sevdiği yediğinden yedirme, giydiğinden giydirme yaparak, bu yolda darlığa da, bolluğa da, sağlığa da hastalığa da, zenginliğe de, fakirliğe de sabrederek, sözünden caymadan, doğruluktan ayrılmadan Ebrar arasına katılmayı ister.

Öyle ise “Ebrar” kim? Devamı yarın.