Kimin Toprağını Kime Veriyorsunuz?

Abone Ol

           Siyonistlerin gözü öylesine dönmüş, kendilerinden geçmişler ki ya ağızlarından çıkanı kulakları duymuyor ya da Gazze’yi tamamen Gazzelilerden boşaltıp el koyduktan sonra, Filistinlilere karşı saldırıları yürüten İsrail askerlerine çatışmaların ardından söz konusu toprakları cephedeki İsrailli askerlere vereceklerini söylüyorlar. Bir bakıma yaptıklarına karşılık olarak rüşvet vaat ediyorlar. Dün bir gazetemizde, “Gazze’yi dümdüz edin sonra size vereceğiz” başlığı altında yer alan haberde kısaca şöyle deniyordu:

            “İslam dünyasının etkisizliği ve Batı’nın tam desteğiyle İsrail’in Gazze’de iyice gözü döndü. Ordu Sözcüsü, ‘Siviller de hedef’ sözünden sonra Vadedilmiş Topraklar Bakanı Eliyahu’nun paylaşımı kan donduracak nitelikteydi: “Her şeyi havaya uçurun ve dümdüz edin, harika… İşimiz bitince Gazze topraklarını savaşan askerlere ve yerleşimcilere tahsis ediyoruz.”

            Sanıyorum söylenenlerin yoruma ihtiyacı olmadığı gibi Siyonistlerin Gazze’de Filistinli bırakmamakta kararlı olduklarını göstermeye yetiyor. Bu cesareti de başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerden, bir diğer ifadeyle Haçlı ittifakından aldıklarının da bilinmeyen bir yanı kalmadı. Çünkü olay sadece İsrail’e verilen ABD desteğinden ibaret değil. ABD’de bölgemizde maşa olarak kullandığı teröristleri de İsrail’in emrine veriyor. Yani, parası İsrail’den karşılanacak ve Büyük İsrail’e giden yolda PKK ve YPG’li teröristler paralı asker olarak kullanılacak. Bu bakımdan küfür tek millettir değerlendirmesinin doğruluğu son çatışmalar sebebiyle bir kez daha ortaya çıktı. Çünkü Gazze ölüme mahkûm edilirken, geleceğe dönük hesaplar da ortaya dökülüyor. Bu arada Yunanistan da bölgedeki belirsizlikten yararlanmak için harekete geçmiş durumda. Çünkü Astana toplantısı öncesi Yunanistan KKTC’yi tanımaları halinde ambargo uygulayacakları kampanyası yürüttüğü haberleri medyaya yansımaya başladı. Bunun yanında İsrail’e yönelen Haçlı ittifakı verdiği destek ile Gazze’nin önce Filistinlilerden temizlenmesi için Haçlılar adeta bir birlik oluşturmuş durumda. Denebilir ki, Gazze ölüyor ve hastaneler vuruluyor. Attıkları bombalarla öldüremedikleri Filistinliler tedavi edilmedikleri için ölüme terk ediliyorlar. Özellikle Gazze’nin kuşatılmasının tamamlanmasının ardından İsrailliler açıktan ateşkese karşı çıkıyor ve bunu yüksek sesle dillendiriyorlar.

            Bu noktada üzerinde durmak istediğim son haber ise medyada PKK’lıların 2 bin 200 dolar karşılığı tünellerde kullanmak üzere Gazze’ye gitmeye başladıkları haberidir. Bu işin de ABD tarafından organize edildiğini söylemek sanıyorum yanlış olmayacaktır. Çünkü PKK’nın kuruluşundan bugüne kadar eğitiminden silahlandırılmasına kadar ABD tarafından yönlendirildiği de ortada olduğuna göre Gazze’de yaşanan Filistin-İsrail çatışması bir takım ittifakları net bir şekilde ortaya çıkarmıştır. Böyle olunca söz konusu Haçlı-Siyonist ittifakına karşı gecikilmeden İslam Birliği’nin oluşturulması gerekiyor. Çünkü artık yeryüzünde ilan edilmiş ya da edilmemiş şekilde bir takım ittifaklar devam ediyor; bundan sonra da devam edeceği görülüyor.

            Hep olduğu gibi Müslümanların her çatışmada şer cephesinin desteğine ihtiyaç duymayacak bir oluşumun gerçekleşmesi için harekete geçmeleri gerekiyor. Çünkü net bir şekilde görülüyor ki, bir takım açıklamalar ile küfür cephesini tedirgin etmek mümkün değil. Onlar ayrılmamak üzere bir cephe oluşturmalarına karşılık İslam Birliği’nin kurulması mecburiyeti vardır. Bu noktada İsrail, ABD ve Haçlı ittifakı birlikte hareket etmektedirler. Çünkü Filistinli yaralıların tedavi edilmesi için Mısır’a açılan kapı açılmamasına karşılık aynı kapının ABD’li yaralılar söz konusu olduğunda hemen açıldığı da Haçlı-Siyonist ittifakının hangi noktada olduğunu görmeye yetecektir.