Kimin sözü geçiyor?

Abone Ol

Günlük hayatta bir günü diğer gününü tutmayan insanlara pek iyi gözle bakılmaz!

Hele bu gibi kişiler dün söylediklerinin bugün tam tersini söylemeye başlamışlarsa onlara normal adam muamelesi yapılmaz!

Dediklerine kulak verilmez!

Söyledikleri ciddiye alınmaz!

Evet, günlük hayatın böyle kendine has yazılı olmayan kuralları bulunmaktadır.

Ancak günlük hayatın bu kuralları siyasette geçerli değildir!

Günümüzde siyasette dün söylediğinin bugün tam tersini söylemek adeta bir erdem olarak kabul ediliyor.

Böyle konuşanların siyasette “oyun kurucu” olduğu düşünülüyor.

Herkes bunların kapısında kuyruğa giriyor.

Ağzından çıkacak her kelime büyük bir merakla bekleniyor.

İnsanlar böyle dünleriyle bugünleri birbirini tutmayan kişilerin kapısında kuyruğa girerken “yahu bu adam bize ne hakaretler etmişti şimdi bizim bunun kapısında ne işimiz var” demiyorlar.

O’nu kendileri dâhil birçok kişinin kurtarıcısı olarak görüyor ve herkese de bunu kabul ettirmek istiyorlar.

Dünleri ile bugünleri birbirini tutmayan kişilerin yarınları da elbette meçhul!

Bugün dün dediklerinin tam tersini dile getirdikleri gibi yarın da bugün dediklerinin tam tersini söyleyebilirler.

Nasıl olsa kapılarında bekleşenler kendilerini oyun kurucu gibi görüyor ve her söylediğinde bir keramet arıyorlar.

Onlar da bunu istismar etmekte hiç sakınca görmüyorlar.

İnsanlar kandırılmaya ve aldatılamaya bu kadar yatkın olduğu sürece onlara edecek lafımız yok.

İnsanlar önce kendilerine bir çeki düzen vermeliler.

Ve yıllardır kendilerine hakaret üstüne hakaret edenlerin kapısında sıraya girmemeliler. Onlara güvenilmeyeceğini bilmeliler.

Günlük hayattaki hassasiyetlerini siyasete de taşımalılar.

Günlük hayatta adam yerine koymadıklarına siyasette de güven duymamalı ve kapılarında kuyruk oluşturmamalılar.