Yıl 1965…
Vatikan’da Papa 6. Paul üçüncü bin yılın hedefini şöyle belirlemişti;
‘’Asya Hıristiyanlaştırılacaktır’’
Aynı yıl Vatikan’da Dinler arası diyalog kavramı ortaya koyan bir belge yayınlandı. O güne kadar dışlanmış olan İslam’a Vatikan kapıları açılacaktı. Birçok diyalog komisyonu, araştırma merkezleri, medya kuruluşları faaliyete geçirilecek Müslüman gençler hedef seçilecekti. Öylede oldu. Pek çok plan hayata geçirildi. Özellikle, Vatikan, ABD, Fransız, Alman ve İngilizlerin uygulamaya koyduğu birçok taktik ve stratejik proje vardır. Kültürel projelerin yanı sıra en önemlisi misyonerliktir. Haçlı seferlerinden netice alamayan ve Anadolu topraklarını bir türlü Hıristiyanlığı yayamayan batı, taktik değiştirerek, silahla yapamadığını misyonerlik adı altında yaparak, İslam’ı Protestanlaştırmaya, sulandırmaya çalışmış, Kültürleri bozarak beyinleri iğdiş etmişlerdir. Bu konuda ülkemizdeki hükümetlerde ılımlı İslam ve diyalog konusunda yardımcı olmuşlardır.
Yıl 2000…
İktidarda DSP, MHP ve ANAP koalisyon hükümeti var. Turizm bakanı Erkan Mumcu.
Turizm Bakanı Erkan Mumcu 2000 yılında, zamanın Şanlıurfa Belediye Başkanı Ahmet Bahçıvan’ı Ankara’ya çağırır ve “Dinler ve Kültürler Parkı Projesi”ni gündeme getirir. Projenin tarihi “İnanç Turizmi” yılı ilan edilen 2000 yılıdır ve bu tarih Vatikan’ın Avrasya’yı Hıristiyanlaştırma bin yılı ilan ettiği 3’üncü bin yılın başlangıcıdır. Bakan Mumcu, Belediye Başkanı Bahçıvan’a, proje için dışarıdan 20 milyon dolar para geleceğini söyler. Projeye göre, Şanlıurfa’nın göbeğine bir sinagog ve kilise yapılacaktır. Bahçıvan, Bakan Mumcu’ya “Urfa’da Yahudi yok ki!” der ve projeyi onaylamayı reddeder. Başkan Bahçıvan 4-5 kez daha Ankara’ya çağrılır, Bakan Mumcu da iki kez Urfa’ya gelir. Bahçıvan, sonraki görüşmelerde, “projeden Sinagog ve kiliseyi çıkartın onaylayalım. Eğer proje, iddia ettiğiniz gibi turizm amaçlıysa, eski yıkılmış kiliseleri onarın” der. Bakanlıktan aldığı yanıt, projenin ve kaynağın sahibini de ele verir: “Sinagog yoksa para da yok!” cevabı İsrail’i göstermektedir. (Dr.Tahir Tamer Kumkale 19 AĞUSTOS 2004 Önce VATAN gazetesi)
DSP, MHP ve ANAP koalisyonda yürütülen dinler arası diyalog, AKP hükümeti tarafından askıya alınmış değildir. AKP’nin ilk kurduğu hükümette, diyanetten sorumlu olarak atanan Prof.Dr. Mehmet Aydın; Fethullah Gülen’e bağlı diyalogcuydu. Mehmet Aydın bakan olmadan önce 1998 yılında Ankara Hilton’da Diyanetin düzenlediği II. Din Şûrasında konuşmacı olarak katılmıştı. Mehmet Aydın’ın konuşmasında sarf ettiği sözlerden biri şu cümle idi:
“Ben Avrupa’ya gittiğimde kiliseye çok giderim. Büyük zevk duyuyorum”
1998 yılında böyle bir konuşma yapan akademisyeni, ilk kurulan AKP hükümetinde görev verilmesini nasıl izah edebiliriz? Resmen Kurt’a kuzu teslim edilmiştir. Bütün İslam dünyasının gözü olan Türkiye’nin Diyanetinden sorumlu bakan bir diyalogcu ve Hıristiyan hayranıydı. II. Din Şûrası Diyanet tarafından kitaplaştırılmıştır. Beyazıt’ta bulunan devlet kütüphanesinden bu Şura’nın notlarına ulaşabilirsiniz. (Cilt: 2, sahife: 375, satır: 26-27) Bu bakanın döneminde Kur’an tefsiri diyalogcuların isteği doğrultusunda yeniden yazılmış mıdır? Bozulanı düzeltmek kaç yıl sürecektir? Diyalogculara referans olanlar hala görevde mi? Onlar hiç sorgulanmayacak mı? Kim suçlu? Atayan mı, atanan mı? Çık çıkabilirsen işin içerisinden.