Bugün, Arefe günü. Bugün, sabah namazının arkasından Teşrik tekbirlerini getirmeye başladık. Hz. Ali den, Abdullah ibn-i Mesud dan bize nakledildiğine göre sevgili peygamberimiz, kurban bayramının arefe gününün sabah namazından, dördüncü günü ikindi namazına kadar teşrik tekbirleri getirirmiş. Bazı rivayetlerde üçüncü günün ikindi namazına kadar imiş. İhtiyaten dördüncü gününün ikindi namazına kadar tekbirlere devam edelim.
İbn-i Mesud un verdiği habere göre Teşrik tekbirleri "Allahü ekber, Allahü ekber, Lâ ilâhe illallahü vallahü ekber. Allahü ekber ve lillâh-il hamd" kelimelerinden ibarettir.
Manası: Allah, en büyüktür. Allah, en büyüktür. Allahtan başka yaratan, yaşatan, yöneten yoktur. Allah, en büyüktür. Hamd Allah a aittir.
Bazı şahısların veya devletlerin Müstekbirlik/büyüklük hastalığına tutulduğu, kendinden küçük gördüklerini ezdiği, dediğim dedik, çaldığım düdük havasına girdiği bir zamanda "Var mı benden büyüğü " diye ulumaya başladığında, dünyadaki bütün Müslümanlar, "Allah en büyüktür" cümlelerini beş vakit namazlarının ardından yirmi dört vakit namazında tekrarlayarak dünyayı inletmeye devam ediyorlar.
Zaten kendini en büyük kabul eden büyük şeytana karşı, Müslümanlardan başka da direnen de kalmadı. Kinlerini, iki dişlerinin arasında ısırarak kendi kendilerini yiyen Almanlar, öyle bir eziklik içine girmişler ki, kin besledikleri şeytana sırıtarak sömürülmekten başka çare üretemiyorlar.
Japonya nın şu andaki yöneticileri Atom bombası tokadını yiyenler olduğundan daha bir müddet baş kaldırmaları beklenmemekte.
Çin, ürettiği malların çoğunluğunu Amerika ya sattığından, bir aylığına Amerika dan mallarının geri gelmesiyle krize gireceğinden, çevresindeki Müslüman ülkelere, "Sizin yanınızdayım" diyor, onları kışkırtıyor ama öbür taraftan şeytana boyun eğmeye devam ediyor.
Rusya ya gelince onun da şeytanın öldür dediği Müslümanları öldürmekten başka yapacak bir şeyi yok.
Ancak dünyadaki bütün devletler, kendileri bir şey yapamasalar da, yapanlara gizli desteklerini mutlaka vermektedirler, vermeye devam edeceklerdir.
Filistin, Afganistan, Irak, İran ve diğer ülkelerdeki Müslümanlar gösterdi ki, hiçbir Müslüman ın yüreğine şeytan korkusu girmemiştir.
Çünkü Müslümanlar, en büyük olarak Allah ı kabul etmişler. Ve Tevbe suresinin 51 ve 52 nci ayetlerine inanıp ona göre hayatlarını düzene koymuşlar. "De ki: "Bize ancak, Allah ın yazdığı isabet eder. O, bizim Mevla mızdır. Mü minler ancak Allah a tevekkül etsinler"
"De ki: Siz, bizim hakkımızda iki güzellikten (gazilik veya şehitlikten) başkasını gözetleyemezsiniz. Biz ise, bizim ellerimizle Allah katında bir azabın size isabet etmesini gözetliyoruz. Gözetleyin; biz de sizinle beraber gözetleyenlerdeniz"
Tarih boyunca silahın imana üstünlüğü geçici olmuştur. Sonunda haklı olanlar galip gelmişler, zalimler, haksızlar, sömürgenler sivrisinek gibi kanı emdikten sonra çatlayarak ölmüşler ve "Bir varmış bir yokmuş" masalları arasına girmişler.
Siz, yarın bayram gününde insanlarımızın partisine, derneğine, ırkına, diline, mesleğine, ahlakına veya ahlaksızlığına bakmadan tanıdıklarınızı ayırım yapmadan ziyaret ediniz.
Güzel elbiseler giyinmiş, güzel kokular sürünmüş, tatlılar yemiş insanlar olarak tatlı yiyelim, tatlı konuşalım ve ihtilaflı konulardan kaçınalım.
Bayramlaştığımız insanlara, Teşrik tekbirlerini hatırlatalım ve kısaca manasını anlatıverelim.
Bayramınız mübarek olsun, gönlünüz Allah sevgisiyle dolsun.