Yakın zamana kadar İmralı sakini Öcalan’dan söz edilirken “terörist başı” ya da “bebek katili” gibi tanımlamalar kullanılıyordu!
Sonra İmralı sakini Öcalan’ı tanımlamada birdenbire büyük bir üslup değişikliği yaşanır oldu!
Ve kendisinden “terör örgütü PKK’nın kurucu önderi” diye söz edilmeye başlanıldı.
Terörsüz Türkiye süreci için kollar sıvanınca İmralı sakini Öcalan bir hayli kıymetlendi!
Artık onun hakkında “kurucu önder” tanımı bile kifayetsiz kalır oldu ve yeni tanımlamalar aranılmaya başlandı.
Bir statüye kavuşturulmasını isteyenler çıktı!
Sokaktaki vatandaşlar “acaba nasıl bir statü düşünülüyor” diye meraklanırken bu hususun açıklığa kavuşturulduğunu gördük!
Kendisinin “Barış süreci ve siyasallaşma koordinatörü” olarak tanımlanabileceği söylenir oldu!
“Ne yani, af mı ediyorsunuz” diyenlere de “mahkûmiyet hali saklı kalmak üzere” cevabı verilmeye başlandı.
Adam hem ömür boyu mahkûm!
Hem de barış süreci ve siyasallaşma koordinatörü!
Kim bilir daha neler duyacağız!
Terörist başı ya da bebek katilinden bu noktaya gelindiğine göre daha duyunca hayretler içinde kalacağımız çok şey olsa gerek!
Ömür boyu mahkûm olan birine böylesine önemli bir koordinatörlük görevi verilince bu göreve layık bir de makam verilmesi gerekebilir!
Artık İmralı’nın tapusu mu verilir yoksa İmralı’da kendisi için bir yerleşke mi inşa edilir bilemiyoruz.
Aranızdan hiç kimse “yok canım, o kadar da olmaz” demesin!
Bugün olanları dün biri söylemiş olsa akla ve mantığa yatkın bulur muydunuz?
Yoksa bunlar deli saçması der geçer miydiniz?
Belli ki coğrafyamızda bir şeyler dizayn ediliyor.
Ve herkes üzerine düşen görevi yerine getiriyor.
Bu dizaynı kim ya da kimler yapıyor bugün için meçhul ama yarın hepsi kuşkusuz açığa çıkar.